Ülkemizdeki 32 etnik guruptan biri olan Kürt soydaşlarımızın siyasi temsilcisi olarak ortaya çıkan PKK ve siyasi yoldaşı HDP her fırsatta Kürtlerden çok Ermenilerin sözcüsü olduğunu ortaya koyuyor.
Sık sık 1915 olaylarında "sözde" katledilen ve Tehcir edilen Ermenilerin avukatlığına soyunan bu bölücü-katil zihniyet 35 yıldır ülkede 40 bin kişinin hayatını kaybetmesine, yüzbinlerce kişinin engelli olmasına sebep olmuş iken, Kendisini hala sütten çıkmış Ak kaşık misali mağdur konumunda görmesi, Trajikomik bir olay olarak izliyoruz.
Burası Gazi Meclisimizin HDP'ye tahsis edilen sıraları..
Koltukta duran resimler ise 1915 Ermeni Tehcirinde "sözde" hayatını kaybeden Ermeni militanlara ait!.jpg)
Günümüzde ilmen ve şeklen ispatı yapıldığı gibi 1. Dünya savaşı sırasında Rusların-Fransızların - İngilizlerin önünde Osmanlıya baş kaldıran, İşgalcilere muhbirlik-rehberlik yapan, savaşa katılan Osmanlı içindeki Ermeni nüfus, Öncelikle bölgede yoğunlukla yaşayan Kırmanç, Zaza, Yezidilere soy kırım uygulamış olması nedeniyle. Rusların ve Fransızların geri çekilmesi ile düşmanla birlikte ülkeyi terk ettiler.
Bu şekilde Anadoluyu terk edemeyenler yerli halkın misillemesine maruz kaldı, Osmanlı hükümetleri halk içinde çıkan pekçok ölümle neticelenen iç savaşı bastırmakta aciz kaldı.
İlk olarak 12 bin yetim Ermeni çocuğu Trenla Suriye'ye üzerinden batıya gönderildi. Olayların bastırılamayacağını anlayan Osmanlı hükümeti hedef durumdaki Ermeni aileleri koruma altında ülkeden çıkarmaya mecbur kaldı.
İşte bu sıra batıya doğru göç etme fırsatı bulan Ermeni aileler, Adıyaman, Malatya, Tunceli, Kayseri, Adana, Kahraman Maraş, Çorum gibi illerde kendilerini Zaza, Kırmanç, Yezidi, Alevi gibi tanıtarak yerleşti. Çoğunluk Müslüman olduğunu iddia etmek zorunda kaldı.
Osmanlı Hükümeti ve devamında Türkiye cumhuriyeti hükümeti bu kendini gizliyen Ermenilerin foyasını ortaya koymadı "Tekrar halkın saldırısına uğrayabilirler " diye.
Türkiye içinde 50 yıl farklı kimlikle yaşayan Ermeniler 1960 darbesi sonrası ülkeye getirilen demokratik haklardan faydalanarak açıkça örgütlenmeye başladı. Bu örgütlenmede sol kimlikle mücadele etmeye başladı. Bir işçi hareketi gibi ortaya çıkan Anarşiye Anadolunun Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Abaza, Gürcü vs.nüfusundan da katılanlar oldu.
1968 kuşağı denilen bu başkaldırı Bir ara Asala adı altında cinayetlere başladı, MİT ve Bilhassa Ülkücü güçler tarafından yok edilerek dağılmasına vesile oldu. Asalayı oluşturan güçler bu sefer Kürt, Kırmanç, Zaza, Yezidi kimliği altında PKK olarak ortaya çıktı
Bu arada çıkan çatışmalar Masum işçi eylemlerinden çok bölücü taleplerle Asker polis sivil halkı öldürmeye başladı.
İlk olarak Suriyede yuvalanmış Ermenilerin altyapı hizmeti verdiği kişiler, Uzun yıllar Suriyeden sızarak ülkemizde cinayetler işledi.
İran-Irak arasında batılıların kışkırtması ile ortaya çıkan savaşta Irak içinde yönetim boşluğu oluşturuldu, Bu boşluk Bilhassa ABD nin Çekiç gücü marifetiyle Kürt kimliği altında Ermeni militanlarla dolduruldu.
Çete başı Apo "Abdullah Öcalan" Gerçek adı Artin Agopyan Suriyede yaşarken PKK Irakta güçlenmeye başladı.
ABD ve AB , Hatta Rusya, İran, Yunanistan Artin Agopyan'ın çetesine maddi manevi destek vermeye devam ettiler.
Irakın bölünmesi adım adım gerçekleştirilirken ABD Suriyede iç savaş çıkardı, Savaşan her gurubu ayrı ayrı destekleyen Batıya bizde yardımcı olduk, Olmaya devam ediyoruz. Batılar güney hudumuzda Türkiye ile İslam ülkeleri arasında tampon olacak, Akdenize açılan bir Kürdistan istiyor.
Türkiye bu arada çok taktiksel hatalar yaparak terörün Suriyede tırmanmasına imkan sağladı. Birçoğu batı tarafından kurulan ve desteklenen çeşitli örgütlere destek oldu. Esad yönetimi ile dostluğumuz birden düşmanlığa dönüştü, Bir Kürtleri, Bir Sözde İslamcı IŞİD i, El Nusra'yı destekler olduk.
Suriye cephesi Örgüt hurdalığına döndü, Gizli açık Sözde Kürt, Aslında Ermeni kökenli örgütleri ABd ve AB açık seçik destekliyor. Son günlerde bir uçak düşürmemiz sonucunda mağdurları oynayan Rusya ile aramızdaki köprüler atıldı, Rusya Suriyede en etkin güçler arasına girmeyi başardı.
Nasıl Suriye ile bir günde düşman olduysak, Gene bir uçak düşürme ile Rusya ile düşman yapıldık.
Bütün bu işlerden siyasi ekonomik nemalanan aslında kendi Vaadedilen imparatorluğunu kurmak için hiçbir cinayetten, masraftan kaçınmayan Siyonist güçler, Ellerindeki güçlü sermeyeyi kullanarak ABD , AB, Rusya, Çin güçlerini Askeri ve siyasi anlamda kullanarak Dünyayı şekillendirmeye çalışıyor.
Siyonistler için Bölgedeki en büyük sorun İslam sorunudur, Aslında Petrol ikinci planda kalmaktadır. Siyonizm petrole sahip çıkmak istemesi ihtiyaçtan değildir, Müslümanların ekonomik imkanlarını ellerinden almayı amaçlamaktadırlar.
Günümüzde Dünyanın merkezi İster kabul edin ister etmeyin Kudüstür
Kudüs merkezli kurulması hayal edilen Dünya imparatorluğu öncelikle Müslümanları yok-yada köle etmesi gerekiyor.
Sonuçta bu gelişmeleri not eden BM genel kurulu 3379 kararıyla Siyonizm’in ırkçılık ve ırk temelli ayrımcılık olduğunu ilân etti.
32 ülke oylamaya katılmadı, katılanlardan 35’i red oyu kullanırken 72 ülke karara onay verdi.
Özeti şu: İsrail devletinin ideolojisi olan Siyonizm’i ‘ırkçılık’ olarak tanımlayan bir karar, 1975 yılında, BM tarafından çıkarılmıştır...
BM’nin 1975 yılında aldığı “Siyonizm ırkçılıktır” kararı 1991 yılında çıkan 4686 sayılı bir başka kararla kaldırıldı çünkü... Araplara ‘âdil bir barış’ vaat eden Madrid görüşmeleri öncesinde, İsrail’in “O karar kalkmazsa katılmam” bastırması sayesinde iptal edildi hem de...
Madrit’ler, Oslo’lar, Dayton’lar geldi geçti, Filistinlilere ‘âdil barış’ gelmedi; ama rejimini ‘ırkçılık’olarak kınayan BM kararından kurtuldu İsrail...
11 Eylül (2001) sonrasında ise ‘global tehdit’ yer değiştirdi. Bugün hedefte ‘İslâm’ ve Müslümanlar var...
Afganistanda Taliban Kurucusu ABD
Suriyede Irakda IŞİD, ISIS diğerleri Kabul etmeseler bile kurucuları Başta İngiltere ve ABD istihbarat güçleri
Günümüzde İslam coğrafyasında mantar gibi ortaya çıkan bütün örgütler batının Siyonizmin taşarönü katil cinayet şebekeleridir
İsrail artık savunmada değil, hücumda...
