Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

ÜLKEMİN YARINLARINDAN DÜN ÜMİDİMİ KESTİM

28 Eylül 2022 - 00:39 - Güncelleme: 28 Eylül 2022 - 01:36

ARTIK ANLADIM BU ÜLKEDEN AYDIN DİN ADAMI ÇIKMAZ

Dün Veznecilerde bir kitapçı arkadaşa uğradım, İçerde ilahiyat asistanı bir genç ile tanıştım, Doktora çalışması yapıyormuş, Araştırması için kaynak kitap arıyormuş.

Kendisine bir şikâyetimi ilettim, Mevcut DİB personeli imamlar! Kuranı yanlış okuyor, Kuran’ın ilmi mucizeleri ile vatandaşları Bilhassa materyalistleri aydınlatmıyorlar.

Koca koca Meal-Tefsir yazanlar bu gün artık yeni bilinen ilmi gelişmelerin karşılığına düşen ayetlerden haberleri yok, dedim.  

DİP BAŞKANI DOĞRU MU KONUŞUYOR?

EnAm 59: "Yaş ve kuru ne varsa, hepsi Kitabı Mübinde vardır," ayetini hatırlatarak, Gelişen İlim, Bilim ve Teknik vesilesi ile ortaya çıkan yeni bilgiler 14 asır evvel beyan edilmiş Kuran-ı kerimde vardır.
Bu yeni tefsirleri Materyalizme, Ehli kitaba karşı delil olarak kullanmalıyız. Dediğimde söz konusu ayetleri önce kabul etmedi, Tefsirde görünce “Bu ayetlere peygamberimiz, İmamlarımız ne mana verdilerse bizde öyle veririz, Yeni mana veremeyiz dedi.”


ÖNCE KENDİMDEN ÖRNEK VERDİM

Dindar bir ailede büyüdüğüm halde İslam’ı, Kuranı kerimi anlayamadım, 30 yaşımdan sonra Yasin 80 ayetinin işaret ettiği “Tekrar yaratılma gerçeği” 14 asır evvel bu ayette açık seçik beyan edildiğini görünce (Elhamdulillah Şimdi İman Ettim) diyerek secdeye kapandığımı anlattım.

Diyanet namaz memurlarının yanlış okumalarından bir örnek verdim;

Fatiha suresini DİB personelinin çoğunluğunun (Namazı bozacak şekilde) yanlış okuduğunu söyleyince, Baktım ki bu ilahiyat mezunu arkadaş ta “İyya  Kena’budu Ve iyya  Keneste’ın”  şeklinde okuduğunu görünce uyardım.
Doğrusunu sorunca “İyyake Na’budu ve İyyake Nestaîyn” şeklinde okunması gerektiğini söyleyince Asistan ve Kitapçı (Namazı Bozmaz) diye itiraz ettiler.

Hâlbuki “K” harfinin yer değiştirmesi ile iki kelimenin de bozulduğunu, mananın insanı dinden çıkaracak şekilde oduğunu söylediğimde cevap veremeyen arkadaşlarım,
--Senin eğitimin nedir, Ben Üniversite bitirdim, Arkadaş İlahiyatçı Doktora çalışıyor, Biz bilemedik te sen mi bildin yani, Diyerek itiraz etmelerine çok üzüldüm.

Bakın ben tam 41 yıldır bu konuda araştırma yapıyorum (Siz 4 yıllık bir eğitimle kendinizi uzman sanıyorsunuz) sıkıntı burada dediğimde sözlü saldırıların arkası kesilmedi.

Yasin-i şerif 77-80 arası ayetlerinde Tekrar yaratılmaya misal olarak “Görmüyor musunuz biz yeşil ağaçtan ateş yaptık, Onu yakıp durmaktasınız da ibret almıyorsunuz)  Ayetinin “Feto Sentez” Yani Oksijenin yandıktan sonra karbondioksite dönüştüğünde bitki yapraklarında şeklini bilemediğimiz bir Füzyon ile tekrar oksijene dönüştüğünü söyledim.

Anlamadılar, Dedim ki Bakın Oksijen olmayan yerde yanma olmaz, Yakan Oksijen, Yanan diğer elementlerdir, dediğimde hiç etkilenmediler, Yani anlamadılar, Oksijenin yakıcı olmadığını iddia ettiler.

Asistan arkadaşa; Bu gibi Kuran-ı Kerimde pek çok ayet var, Bunlar üzerinden materyalistlerle mücadele etmelisiniz dediğimde Çılgına döndüğüm bir cevap aldım

--Bu tür ayetler beni ilgilendirmiyor, Biz Kuran tefsirini 1443 yıldır Âlimlerimiz tarafından yazılmış Hadis ve tefsirlere itibar ederiz. Dedi.

İtiraz ettiğimde Kitapçı arkadaş, Bu ayetlerin manasını peygamber bilememiş, Gazali bilememiş, İmamlar bilememiş sen bildin yani, Git işine yahu. Demeleri bir akıl tutulmasıdır.

Bende Yasin 80’deki bu sırrı Dr. Halûk Nurbaki hocanın 1956 yılında yazdığı bir makalesinden öğrendim, Günümüze kadar on binlerce okunmuş ilgili yazılarımı okuyan ilahiyatçı olmamış herhalde mevcut meallerin %99’unda yanlış-tekrar yaratılmakla alakası olmayan bir şeyler yazıyorlar.


Günümüzde yaşadığımız her türlü kaosun sebebi sanıyorum bu İlim, Bilim, İslam adına yetiştirilen nesiller cehalet kuyusundan çıkamamış, kendilerini kurtaramayanlar topluma ne verebilirler ki!

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULUNUN YAYINLADIĞI PEKÇOK FETVA VE AÇIKLAMALARA TOPLUMSAL TEPKİ GELMEYE DEVAM EDERKEN DİYANET KURANA VE AKLA UYGUN CEVAP ÜRETECEĞİNE BİZİ YIPRATMAYIN DİYEREK SAVUNMA YAPIYOR.



İLGİLİ AYETLER HAKKINDA DETAYLI BİLGİLENDİRMELER
Yasin-i Şerif 77,78,79,80 ayetleri tefsiri

  1. https://www.fatihhaber.com/yazarlar/abdullah-gozaydin/ve-bir-mucize-ayet-yas-n-80/967/ 
  2. https://www.fatihhaber.com/yazarlar/abdullah-gozaydin/yasin-77-83-arasi-ayetlerin-bir-tefsir-meali/5191/   
  3. https://www.fatihhaber.com/yazarlar/abdullah-gozaydin/tekrar-yaratilma-gercegi/175/

Fatiha suresinin yanlış okunması
  1. https://www.fatihhaber.com/yazarlar/abdullah-gozaydin/turkiye-nin-cogunlugu-namazda-kurani-yanlis-okuyor/6038/
  2. https://www.fatihhaber.com/yazarlar/behlul-dane/namazini-ve-fatiha-suresini-dogru-biliyormusun/6163/
 
 

Bu yazı 347 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Kitapçı Arkadaşın Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL
    1 ay önce
    Ümidini kesme YaHu, senin Trabzonlu hemşerin Ekrem..Ümidini kesme YaHu, senin Trabzonlu hemşerin Ekrem İmamoğlu var. İBB için oy vermiştin ve dahi destek olmuştun şimdi de Cumhurbaşkanlığı için oy verirsin Geleceğin kurtulur. *********************** ADMİN: Cevap. Sayın Küçükkural ben 72 yıllık kimlere oy verdim kimlere.. Bir bilsen! Yokluk insana hınzır kemiği de yediriyor maalesef. (Gerçi fetvası var ama ) Derin suya düşen yılana da sarılır. İnsanın fıtratında var bu çaresizlik sendromu? He bide Sanada oy vermiştim RTE'ye inat olsun diye. Heh hehheehe
  • Mahmut Kavuk
    2 ay önce
    Seçim arifesi cuma hutbelerin de sürekli milliyetçilik yasaklanmıştır diyen bir diyanet İslâm i değil sadece sarayı ve zatı muhteremi ( RTE) temsil eder...
  • Serpil Sönmez Karnıtok
    2 ay önce
    sayın hocam yalan yanlış diye nokta koyana kadar araştırın her yalanın altında bir gerçek vardır ve sizler araştırıp bizleri aydınlatmakla yükümlüsünüz ki bizlerde tekrar size karşı inancımızı kazanalım lütfen
  • Dilek Özgerim
    2 ay önce
    Dilek Özgerim Şubat 2012 yılına ait bir haber. Diyanet İşleri eski Başkanı Ali Bardakoğlu, 'dindar nesil' tartışmasına Türkiye'de giderek artan görsel dindarlığı işaret ederek katıldı. 'Umreye gidenlerin sayısındaki artış bizi yanıltıyor' diyen Bardakoğlu'na göre, Türkiye ve 21. yüzyıl dindarlığının en önemli sorunu, ibadetlerde ve ritüellerde yoğunlaşıp giderek dünyevileşmesi TÜRKİYE BÖYLE TERCİH ETTİ Cumhuriyet döneminde bir tercih yapıldı. İslam'ın, doğru bilgileriyle halkın aydınlatılması ve bilinçlendirilmesi için devlet eliyle Diyanet kuruldu. Din adına yalan yanlış bilgilerin meydanlarda uçuşup istismarların önlenmesi, doğru bilgilenmenin olması için Türkiye bu tercihini yaptı. Bu önemli bakış açısıdır. Bu dini, serbest piyasa şartlarına bırakıp da isteyen istediği çığırtkanlığı yapsın şeklinde değil, İslam dininin derli toplu düzgün doğru bilgilerle aydınlatma düşüncesidir. DEVLETİN İNTİHARI Ateistlerin, inanmayanların güvencesi de devlet olmalı. Ama devlet hiçbir zaman; ateizmle dini ahlaki değerler bana göre eşittir, diyemez. Devletin intiharı olur. Ateizmin eğitimi olmaz. Din eğitimini, 'aileler, toplum ve STK'larla, toplumun insiyatifi versin' dediğiniz vakit, din ve din eğitimi adına nelerin olabileceğini hayal etmemiz için başımızı kaldırıp ya geçmişi ya olup biteni ya da bazı İslam ülkelerini (mesela Bangladeş'i) görmemiz gerekiyor. ATATÜRK DİNE KARŞI BİR İNSAN DEĞİLDİ Kİ... ATATÜRKÇÜLÜKLE dindarlığı karşı karşıya getirirseniz, en büyük kötülüğü Atatürk'e yaparsınız. Atatürk, dine karşı bir insan mıydı? Diyaneti, Kur'an kurslarını kim kurdu? Dini kitaplarının neşriyatına kim ön ayak oldu? Tıpkı laiklikle Müslümanlığı karşı karşıya getirmek gibi... Bunu da yaparsanız, en büyük kötülüğü laiklik görür. Çünkü, 'Müslümanlık 14 asırdır var', devam eder. Burada olmasa başka yerde olur. Laiklikliği de anlamadığımızı göstermiş olduğumuz gibi laikliğe de haksızlık etmiş oluruz. Laikliği niye din özgürlüğünün bir güvencesi olarak görmüyoruz? Dini eğitime engel olarak görmek yerine, dini eğitimin düzgün şekilde alınmasının bir imkanı olarak görmeliyiz. Elbette devlet adamları, devlet işlerinde dinlere, inançlara eşit mesafede olmalı. İslam dini bir siyasi rejim, din devleti öngörmüyor. Olsaydı, ilk günden olurdu. İslam dünyasında, tarihinde teokrasi tecrübesi yaşanmadı. Din adamları, devleti yönetelim demedi.