Kutsal Olan Kelamullahtır, Sünnetullahtır ve İNSANDIR
İnsan Eşref-i Mahluk olarak yaratılmıştır “Yaratılanların En şereflisi”
Camiler, Türbeler, Hatta Kabe-i Muazzama, Medineyi Münevvere için Kutsal demek, oralarınb taşına toprağına tazim etmek İslam dininde karşılığı yoktur.
Cennet Taşı olduğuna İnandığımız Hacerul Esved için dahi Hz. Ömer Ra. EY TAŞ SENİ ÖPMEZDİM, RESULULLAHIN ÖPTÜĞÜNÜ GÖRMESYDİM” Diyerek eşyanın değil İnsanın Mübarek Kutsal olduğunu bize ulaştırıyor.
Bir Umredir aldı başını gidiyor, Gidilen Yer Kutsal Topraklar deniyor
Kutsal Olan Sizlersiniz ve kabul edilmiş ibadetlerinizdir.
Kendisine dahi faydası olmayacak, kıyametten sonra yok olacak hiçbir şey kutsal değildir, Eşyayı kutsamak açık seçik şirktir.
Asıl amacı Dünya Müslümanları ile tanışmak, Kaynaşmak, Dayanışma içinde olmak olan müşterek kıblemizde buluşmak olan HAC ve Umre uygulamasında bu imkanlar yok.
Sapkın Vehhabi Suud hanedanı bu fırsatı Müslümanlara vermiyor. Bu haliyle kabe-i Muaazama işgal altındadır, Müslümanların görevi bu işgalin sonlanmasına çalışmak olması gerekirken, Suud hanedanına maddi destek sağlamış oluyorlar.
Hac ve yolları mal ve canb güvenliği bakımından emin olmadığı hallerde Değil umre Hac ibadeti dahi yapılamaz. G,ünümüzde Hac ve Umre turları adı ile yapılan organizasyonlarda Müslümanlar soyuluyor. Bunun ispatını isterseniz Bir hac ve Umre tur fiyatlarına bakın Birde Dünyanın beş kıtasına gidilen Turistik tur fiyatlarına bakın, Suudun yerli organizatörleri işbirliği ile Müslümanların nasıl dolandırıldığına şahit olacaksınız.
NE ZAMAN HAC VE UMREDE BİR ASYALI BİR AFRİKALI AVRUPALI AMERİKALI AVUSTURALYALI TANIYACAK, DOST OLACAK, YAZIŞMAYLADA OLSA DAYANIŞMANIZ DEVAM EDECEK, NE ZAMAN MÜBAREK İBADETLERİMİZDE AYETULLAHA VE SUNNETULLAHA UYGUN İBADET YAPMA FIRSATIMIZ OLUR, BU TURLAR O ZAMAN ANLAM KAZANACAKTIR.
ŞİMDİKİ TURLAR TURİSTİK BELDE ZİYARETİ ANLAMI TAŞIMAKTADIR, AHRETİNİZE KEFARET OLACAK BİR HAYRI YOKTUR, ÇEVREMİZDE BU DENLİ KAN VE GÖZYAŞI AKARKEN ASLA…
Bu Mübarek Aylar yüzü suyu hürmetine her türlü gizli-açık şirkten Allah’a cc. Sığınırız.
İslam Ortodokslaştırılıyor, Hristiyanlıkta mabetler ve İkonalar kutsaldır, Bizde de şimdi çeşitli mekânlar türbeler, Batıl ritüeller kutsallaştırılarak RANT devşirme aracı olarak kullanılıyor.
Diyanette bir Umre çılgınlığı organizasyonu başladı,
Sık Sık Gidenlere soruyorum, Neden?
Aldığım cevap; Anlatılmaz yaşanır…!
Sosyal medyada umrecilerin paylaşımlarında da aynı terane ANLATILMAZ YAŞANIR…
Bilmiyorlar ki farz-ı Kifaye olan Hac ibadeti, umre yapanlar için Farz-ı Ayn olarak boyunlarının borcu olarak asılıyor. Ve bildiğim her on umrecinin dokuzu Hac edemeden ebedi âleme intikal ediyor.
Yazıktır, Günahtır, İsraftır. Bu organizelerde bu vatandaşlara ne diyorsunuz ki yarın yemeğe ekmeği olmayanlar, Umreye koşuyor. Bilmiyorlar ki Ne gibi bir sorumluluğa girdiklerini.
Ülkede parasızlıktan evlenemeyen, iş kuramayan milyonlar varken, Hastalığına parasal nedenlerle şifa bulamayan Müslümanlar çaresizken, Çevrelerinde yakın akrabalarında muhtaçlar varken, Her yıl bazıları birkaç defa umreye gitmesini izah edecek birileri varsa buyursun etsin, bizde öğrenelim.
Kişi düzenli namaz kılmaz, tesettüre riayet etmez, faiz, İçki-uyuşturucu, kumar, Yalan rutin işleri Umreye gider, Tekrar tekrar…!
ULUSAL BASINDAN BİR ALINTI HABER
Bir turizm şirketi, 5-7 yıldızlı Hac ve Umre turlarına başladı. 29 Eylül’de başlayacak ve 12 gece 13 gün sürecek programda 7 yıldızlı ve 5 yıldızlı konaklama seçenekleri mevcut.
Milliyet Gazetesi'nden Eylem Türk'ün haberine göre, bu özel turda, 24 saat hizmet veren nöbetçi, özel doktor, hoca ve duahan bulunuyor. Her 5 hacı adayına 1 görevli düşüyor.
Gerekli izinleri alındığı taktirde de şeytan taşlama alanına, belli noktaya kadar özel araç veya helikopterle gitme imkanı sunuluyor. Arafat’ta içinde açık büfe olan lüks çadırda hizmet veriliyor.
Deluxe olarak nitelendirilen bu hac organizasyonunun fiyatı ise kişi başına 23 bin euro.
2 BİN EURO FARKLA KABE MANZARASI
Program kapsamında Raffles otelde kalmak isteyenlerin faturası 28 bin euro’ya çıkıyor. Kabe gören odada kalmak isteyenler 2 bin euro daha ödemek durumunda.
Hac öncesinde katılımcılara özel bir tatbikat yaptırdıklarını söyleyen turizm şirketinin bir yetkilisi, “Hac ibadeti öncesi hacı adayları için seminerler düzenliyoruz. Bu tatbikatta misafirlerimize A’dan Z’ye her yönüyle haccı anlatıyoruz. Organizasyonun detaylarını görsel materyallerle net bir şekilde izah ediyoruz. Sanal olarak Kabe’yi tanıtıyoruz. Doktorumuz ve dini ekibimiz misafirlere her konuda ayrıntılı bilgi aktarıyor” dedi.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI MEHMET GÖRMEZİN HAC-UMRE İLE İLGİLİ ŞİKAYETLERİ
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Görmez 'Hac' zamanı yaşanan çelişikileri eleştirdi.
Mehmet Görmez'den 'Hac' eleştirisi
Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce Kızılcahamam’da “2015 Yılı Hac Organizasyonu Değerlendirme Toplantısı” dün akşam Kızılcahamam’daki Swiss Otel’de Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Görmez’in katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç, Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yöneticileri, 2015 yılı hac organizasyonunda görev yapan ekip ve kafile başkanları da katıldı.
"EN BÜYÜK TEHLİKE İŞLERİMİZİN RUTİNLEŞMESİ"
Toplantı açılışında konuşan Prof.Dr. Mehmet Görmez “Organizasyonda görev yapan arkadaşların bu hizmeti enine boyuna tartışması, eksikleri tartışması ve çözüm önerileri sunması son derece önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer kurumlarda da bizleri bekleyen en büyük tehlike, işlerimizin rutinleşmesidir. Bunun izahı mümkün değil.” dedi.
"İNSANLAR YARDIM İSTİYOR HACILAR TAVAF EDİYORDU!"
Bu yıl Mekke’deki kazalardan dolayı hac ibadetinin hüzünlü geçtiğini hatırlatan Başkan Görmez, “Haccın hem başında, hem sonunda iki büyük acı yaşadık. Önce vinç kazasını, sonra da Mina izdihamını yaşadık. Bu kazalarda hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor ve bütün İslam dünyasına başsağlığı diliyorum. Vinç kazasında yaralılar ’imdat’ isterken hacı adaylarının tavafa devam etmesi, İslam ilmihallerine girecek bir konudur. Müslümanlığımızdaki çelişkileri göstermek bakımından önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.
“2 BİNE YAKIN KARDEŞİMİZİ EZEREK ÖLDÜRDÜK”
Bu yıl Arafat’ta çok sivrisinek olduğunu ancak, hacı adaylarının ihramlı oldukları için onları öldüremediğini belirten Görmez, “Ama Mina’da 2 bine yakın kardeşimizi ezerek öldürdük. Bunun izahı mümkün değildir. Bu, biz Müslümanlar’ın ciddi bir sorunudur. Bunu çözmeden masum insanları katleden DAİŞ sorununu çözemeyiz, Afrika’daki Müslümanların sorununu çözemeyiz. Bu, bizim İslam anlayışımızla ilgili bir sorundur” diye konuştu.
“HAC İBADETİYLE DÖNÜŞEMİYORUZ”
Prof. Dr. Görmez, bireyselleşmenin, hac ibadetinin mahiyetini ihlal ettiğini anlatırken, haccın büyük bir dönüşüm ve değişim hareketi olduğunu ifade etti. Prof.Dr. Görmez,“Ancak biz hac ibadetiyle dönüşmüyoruz, dönüşemiyoruz. Kısa süreli bir realiteye uğruyoruz, ama köklü bir dönüşüm gerçekleşmiyor” dedi. Hac ibadetinde Müslümanları bekleyen tehlikelere dikkati çeken Görmez, ibadetteki amaç ve araçların birbiriyle karıştırıldığını belirterek, “Önceliklerimizi kaybediyoruz. Modern zamanlarda artan bireyselleşmeyi hacda da yaşatıyoruz. Bireyselleşme ya da bencillik, hac ibadetinin mahiyetini ihlal ediyor. İbadet asıl manasını kaybediyor. Diğer husus ise, hacı adaylarının ve görevlilerin eğitilmesidir. Haccın hikmeti konusunda hacılarımızı daha iyi bilgilendirmemiz gerekir” dedi.
