1991'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği çöktüğünde, 14 ülke birlikten ayrıldı.
Rusya'nın zaten kötü olan ekonomisi tamamen çöktü.
Eğitimli ve kritik görevlerde ki vatandaşlarının büyük çoğunluğu ülkeyi terk etti.
Önemli askeri, sınai, teknolojik tesislerinin bulunduğu bir çok merkez ile önemli limanları, ayrılan ülkelerin içinde kaldı.
Ülke bir süre, egemenlik çatışmalarına sahne oldu. Kaos ve kargaşa hakim oldu. Ülkenin zengin kaynakları Oligarkların eline geçti.
Birçok gizli belgeleri, ülkeden kaçan ajanlar tarafından başta AB ve ABD olmak üzere yabancı ülkelere satıldı.
Dünyanın en büyük askeri gücünden birisi olan Rusya, terim yerinde ise, şamar oğlanına dönmüş, alaya alınan bir ülke haline gelmişti.
Sonra Putin diye bir adam çıktı, 22 senede, kaos, kargaşa, işsizlik, ekonomik çalkantılar ve askeri yetersizlik içinde ki ülkeyi ayağa kaldırdı.
Yurtdışına kaçan tüm ajanları ve AB-ABD ile ittifak içinde ki tüm siyasileri suikastlarla yok etti.
SSCB'den ayrılan tüm ülkelerde ki AB ve ABD taraftarı yöneticileri devre dışı bıraktı.
Eski teknolojiye sahip tüm silah sistemlerini yeniledi, hatta birçok alanda rakiplerinin önüne geçti.
AB başta olmak üzere bir çok ülkeyi doğalgaz ve petrolle kendisine muhtaç hale getirdi.
Dünyanın her yerinde operasyonlar yapan, meydanı rakiplerine bırakmayan, gerektiğinde işgal eden, emperyalist gücüne tekrar kavuşturdu.
Dünün şamaroğlanı, bugün AB, ABD ve NATO'ya rağmen, istediğini yapıyor.
Peki bu 31 senede Türkiye ne yaptı?
Sözde İnsan Hakları, özgürlükler ve din soslu siyasiler sayesinde var olan fabrikalarını, tesislerini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini kaybetti.
Dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinden gelen sığınmacı, göçmen, işsiz 10 milyondan fazla insanı içine katarak, ucuz vatandaşlık vererek demografik yapısını bozdu.
Uyduruk operasyonlarla devletin tüm gizli bilgilerini ve ajanlarını AB/ABD İsrail gibi ülkelerin eline verdi.
Limanlarını özelleştirdi, serbest bölgelerle gümrüksüz ticaret alanlarına çevirdi.
Sanayi başta olmak üzere tarımı, hayvancılığı, üretimin ana kaynağı KOBİ'leri, esnaf ve zanaatkarları yok etti. Ülkeyi dışa bağımlı hale getirdi.
Uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanamaz hale geldi. Ege'de ki tüm adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesine ve silahlandırılmasına göz yumdu.
Terörist gruplarla, uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı yapan örgütlerle işbirliği yaparak ülkeyi karapara ve uyuşturucu ticaretinin merkezi haline getirdi.
Başta üniversiteler olmak üzere, devletin tüm bürokrasi içinde liyakatsizleri istihdam ederek, milli devleti şahıs devleti haline getirdi.
Cumhuriyet'e karşı bir karşı devrim hareketi içinde başta silahlı kuvvetleri olmak üzere, emniyet ve istihbaratı din soslu cemaatlerin yuvaları haline getirerek, milli yapıyı tarumar etti.
Devletin milli gelirini kendi vatandaşının refahı ve mutluluğu yerine, başta Suriye'den gelen geçici sığınmacılar olmak üzere, diğer yabancı ülkelerin vatandaşları için harcadı.
Ekonomisi kötü olan ama üretim yapabilen, fabrikaları çalışan, tarımı ile kendi kendisini doyuran bir ülkeyi hem ekonomik hem de diğer alanlarda tamamen bitirdi.
İşte size 2 lider ve 2 ülke.
Mehmet Gürel


YORUMLAR