Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

AKLINI KULLAN, OYUNA GELME!

15 Ağustos 2022 - 16:41

1) Guantanamo'da neden Şiiler bulunmuyor?

2) Batı neden Şii grupları (hâlâ) terör listesine eklemiyor?

3) Hizbullah'ın Güney Lübnan'daki gerçek/asıl rolü nedir?

4) Amerika’nın insansız hava araçları neden Yemen'de bulunan (Şiî) Hûsîleri değil de (Sünnî) Ensaru’ş-Şerîa'yı bombalıyor?

5) Fransa neden (Şiî) Hizbullah'ın terör listesine alınmasını engellemekte ısrar ediyor?

6) Batı, neden Afganistan'dan Somali'ye, Mali ve Yemen'e kadar hiçbir Müslüman ülkede Sünnî-İslâmî sisteme sahip bir devletin kurulmasına izin vermezken; aynı Batı nasıl oluyor da Şiî İran devletinin Körfez’den (başlayarak tüm Ortadoğu’da) giderek büyük bir güç haline gelmesine izin veriyor?

— Neden Şiîlerin Afrika'da yayılmasına izin veriliyor da Sünnî hayır kurumlarına mâni olunuyor?

— (O halde) Dur ve düşün !!!!

Tarih uzmanı Dr. Mecdî er-Rebî şöyle diyor :

Yüksek lisans ve doktora çalışmalarım Şiilerin tarihi üzerineydi;
Şiilere hayatımın on yılını verdim.
Onların tarihleri, eserleri ve önde gelen şahsiyetleri hakkında araştırmalar yaptım; onların İslam tarihi boyunca özellikle Irak ve İran'da Sünnilerle olan mücadelelerini inceledim.

Müslümanların kanlarını dökmeyi mübah sayan; (bugünkü) İran(devletinin sınırları içerisinde kalan coğrafya)da yaşayan halkları Şiiliğe zorlayarak, milyonlarca sünnîyi şiî yapan; Şiiliği kaba kuvvet ve zorbalıkla yayan Bâtınîye Şîası’nı detaylı bir şekilde inceledim.

Tarihçiler, Safeviler devleti zamanında Râfizîler eliyle kılıçtan geçirilen sünnî Müslümanların sayısını “bir milyon kişi” olarak belirtmektedirler. 
Bu katliamlar sonucunda da
“Sünnî” İran “Mecûsî-Râfizî” İran’a dönüşmüştür.

Bu da yetmemiş gibi  Safevi devleti, tarihin en kritik dönemlerinde Sünnîlere karşı Yahudi ve Hıristiyanlarla ittifak yapmıştır.

Bu kirli ittifak, Doğu Avrupa'yı fethettikten sonra Avrupa'nın kalbine doğru ilerleyerek Viyana'yı kuşatan Osmanlıların fütûhâtının yarım kalmasına sebep olmuştur.

Zira Safeviler sürekli olarak Osmanlıları arkadan vurmuşlar, onların, Viyana kuşatmasını kaldırarak istikametlerini doğuya çevirmelerine yol açmışlardır.

Bu durum, Avrupa'nın fethi ve Avrupalıların İslâm’la müşerref kılınması idealini rafa kaldırmıştır.

Nitekim Batı'lı büyük tarihçilerden birisi bu durumu şu şekilde ifade etmiştir: “Şiî Safeviler, Osmanlı Hilâfetine ihanet etmemiş ve onu arkadan vurmamış olsaydı, Osmanlılar tüm Avrupa'yı ele geçirecek ve Avrupa bütünüyle bir İslâm kıtasına dönüşecekti.”

Üzerinde uzun süre çalıştığım ve “Müslüman”olduğunu iddia eden birisinin yapmasını geçtik, sıradan bir “insan”ın bile yapabileceğine pek inanamadığım olaylardan biri de; (Bâtınîyye'nin içindeki fırkalardan birisi olan) Karmatî Şiîlerinin, Mescid-i Harâm'da yaptıklarıdır:

(Bu gözü dönmüş câniler) Hicrî 317 yılında Terviye günü saldırarak otuz binden fazla hacıyı (gözlerini kırpmadan) katletmiş, Zemzem kuyusunun kubbesini yıkmış, Kabe'nin kapısını sökmüş, örtüsünü yırtıp atmış, Kabe'nin örtüsüne tutunan müslümanları boğazlayarak Zemzem kuyusuna gömmüş ve sonra da “Hacerü'l-Esved”i yerinden çıkarıp kendi ülkelerine götürmüşlerdi.

Şeyhü’l-İslâm İbn Teymiyye'nin Bâtınî-Şiiler hakkında "Onlar küfürde Yahudilerden de  Hıristiyanlardan da daha ileridirler ve mürted hükmünde oldukları için onlarla savaşmak kafirlerle savaşmaktan daha önceliklidir" derken ne kadar doğru söylediğini çok daha iyi idrak ettim.

Ve bugün Suriye'de Esed'e tapınılmasını; ne Yahudilerin ne de Moğolların yapmadığı katliamlarla Sünnilerin katledilmelerini (ve milyonlarcasının yerlerinden yurtlarından edilmelerini); camilerin yakılıp yıkılıp kirletilmesini gördükten sonra Beşşar Esed ve onun Nusayrî (Hz. Ali Ra. Allah hükmündedir derler) Şiilerinin bu bahsettiğimiz bâtınî ve Karmatîlerin tohumları/dölleri olduklarından emin oldum. Rabbim ne kadar doğru söylemiş: “(…) birbirinden gelme nesiller…(Âl-i İmrân 3/34)”. Sanki tarih yeniden tekerrür ediyor !!!

Makalenin YAZARI: 
Tarihçi Dr. Mecdî er-Rebî.

TERCÜME:
Yusuf Alaşahan
Dr. Abdussamet Bakkaloğlu 

ÖNEMLİ NOT:
Bu kâfirler, hangi Müslüman zümreleri hedef alacaklarını NASIL bileceklerdi?
Hedefleri belirleyenler, bizdeki gâfil bazı ilahiyatçıların örnek edindikleri
Oryantalistler!

Haçlı Saldırılarının devamı mahiyetinde oynanan oyun çok büyük:
Görünüşte en büyük “düşman/tehlike” olarak lanse ettikleri Şîa’yı/İran’ı el altından destekleyerek büyütüp-palazlandırıp Sünnîlere saldırtmak, (iki tarafa da silah satarak) Müslüman’ı Müslüman’a kırdırtmak!

Bu kanlı oyun Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de çoktan uygulamaya konuldu. 
Başta Türkiye olmak üzere bütün İslâm coğrafyasında da Şiiliği yaymaya yönelik çok ciddî altyapı çalışmaları mevcut. 
İslam’la alakası olmayan  bu bâtıl Şia mezhebinin, Müslümanlardaki Ehl-i Beyt ve Hz. Hüseyin (R.A.) sevgisini istismar ederek, Kerbelâ olayı üzerinden duygu sömürüsü yapmak suretiyle sapık görüşlerini yaymasına ve taraftar/sempatizan toplamasına müsaade/müsamaha edilmemelidir. Bu, hem İslâm Dünyasının geleceği hem de millî güvenliğimiz için son derece hassas bir konudur. 
 

Bu yazı 183 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum