Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

Bir paylaşım ve altındaki yorumlar

07 Mayıs 2022 - 12:45

Hulusi Üstün

Hep derim ya Şark görkemi sahte bir çukurun adıdır.
Biz bu çukurun içinde gördüğümüz rezaleti yüksek bir irtifanın manzarası sanırız.
Aldanırız.
. . .
Dünyanın doğusunda adam öldürmenin, kabadayı olmanın fiyakası yanında bilginin, ilmin, kalemin, kağıdın, sanatın fiyakası yoktur.
Dünyanın doğusunda kalem ve kağıt gücün kontrolünde değildir, bizatihi yanaşmasıdır.
Gücü ululayan kalem muteberdir,
Statüyü öven değerlidir.
Şarkın en büyük bilgininin fiyakası eşkıya Koçero'nun fiyakası yanında sönük kalır.
Kalem bu diyarda kurşun kadar itibarlı değildir.
Kızılcık sopası meyvesinden kıymetlidir.
. . .
İnsan denen çürük malzemeyi bilimle onarmadıkça,
Yüzüne sanatın ışığını tutup muhabbetle yıkamadıkça,
Çirkin yerlerini örtüp kirlerinden arındırmadıkça,
Kulağına şarkılar söyleyip şiirler ezberletmedikçe
ve en sonunda ayna tutup kendisiyle yüzleştirmedikçe
ona verdiğiniz her emek ve sağladığınız her konfor bir canavar ortaya çıkartmaktan başka işe yaramaz.
Hulusi Üstün
**************************
İbrahim Çeşmecioğlu
Ve zamanla,yukarıda çok yerinde olarak bahsettiğin herşey yalnızca dönemsel olarak değil,sosyal ve siyasal genlerle kendini bitmeyen bir ısrarla devam ettiren uğursuzluk haline gelir.Nesilden nesile geçen.İnsanın olanaklarını tanıyıp da gerçekleştirmesine engel olan bir uğursuzluk.Bahusus,doğu toplumlarının pek çoğunda insan insanlığını bütün doyumuyla hiç bir zaman yaşayamaz;zira katiyen insan yerine konmaz.Bilmem sen işittin mi ama,tarihte Mustafa Kemal’den başka hiç bir lider bu halkı, “zekidir,çalışkandır” diye onurlandırmamıştır.
Eşitlik,özgürlük,hak kavramlarını doğru düzgün tanımamış ve yaşamamış,ulusal politikaları sosyal adaletsizliği menetmek üzerine kurulmamış edilgin,temel haklarının hiç bir zaman farkında olamamış toplumlar lokomotif değil vagon olmaya mahkumdur sevgili Hulusi.Bak,yine bizi düşünmeye ittin..gecenin bu saatinde ülkemde en büyük cezalara hükmedilen suçu işlettin.Halbuki ne güzel anastezi etkisinde ağrı sancı hissetmeden yaşayıp gidiyorduk şunun şurasında.Ah Hulusi,az değilsin a sende.
****************
Hulusi Üstün
İbrahim Çeşmecioğlu Atatürk şark kalıntısı yobaz sürüsü bizlere birey olmanın yolunu göstermiş. Ne çok itiraz etmiş, ne çok mukavemet etmişiz millet olarak birey olmaya. Koca şarkın binlerce yıllık müktesebatında özgürlüğe ilişkin iki sayfa yazı yok. Köleliğin envai çeşidine ilişkin ciltler dolusu bilgi var. Adam olmaz şark denen çukur. Al Afgan'ına, Pakistan'ına, Suriye'sine... bunların özgür bireyler olması için Paleolotik çağdan başlamak lazım. Şark kötü. Şark çok kötü.
*******************
Yüksel Kanar
Çok değer verdiğim bir insansın Hulusi bey. Ancak Şark için söylediğin bütün bu çirkinlikler oryantalist genellemelerden ibaret. Ben genellemeden, yani bir occidentalizm yapmadan söyleyeyim ki, o çukurluklar tamamen Garb'a ait çukurluklardir
Onları kendi özelliğimiz gibi görmek ve göstermekle bu kompleksimizi üzerimizden atamayız. Garb içinde yaşadığımız bütün ćirkefliklerin sebebidir. Dünyayı kaba gücün görkemli sahnesine çeviren odur. Şarktaki kişisel kabadayılıkları o bilimsel üstünlükler haline getirerek katliamlara dönüştürmüştür. Bugün dünya Garbın korkunç nükleer gücünün desteklediği kabadayılıkların baskısı altında inliyor. Tam bir panik içinde. Garbın yarattığı bu panik hali Şarkın ôzellikleri değildir. Batıda bilgi baskı ve sömürünün gücü haline getirilmiştir. Bu çirkin gücün sonuçlarını Şarkın özellikleri olarak genellemek çok yanlış. Lütfen bir de tersinden düşünün. Günümüzün güvensiz, kaba gücün egemenliği altına girmiş dünyası kimin kabadayılığı? Mağduru suçlu göstermek nasıl bir adalet?
****************
Ömer Özköylü
Şark ve Garb birbirinin tamamlayıcılari; birisi olmadan diğeri eksik.
Insan olmaktır asl'olan...
Tesbitlerinize tümüyle katılıyorum aziz dostum, ama eksik.
Insana aid pozitif vasıfların önemli bir kısmı da Şark'tadir ayni zamanda.
Batının "yararlanma" merkezli dusunme tarzı da önemli, Doğunun "ikram etme" merkezli düşünme tarzı da önemli...
Şark ve Garb'dan sadece birini ululayan ya da yere batıran yazılara ihtiyatla yaklaşırım genellikle...
Bu ihtiyatı bir kenara bırakarak okudum yazınızı; muhteşem.
**************************
İbrahim Karabacak
Şark medeniyetin doğduğu,yükseldiği bir medeniyet iklimi idi....
Kendi vahşi kapitalist, egoist iktidarını kurmak için ne yapması gerekti ise onu yaparak geldi bu günlere.
Kendi çirkin yüzünü gizlemek için makyaj malzemesini icad etti yüzünü gizledi .
Kötü kokusunu örtmek için parfümü icad etti bastırdı pis kokusunu.
Şark ta ,polisiye cinayet entrika romanları meşhur değildir garb icadıdır.
Dışa vurumudur bu romanlar şark ekspresinin garb yolcularının iç alemlerinin aksdır, kağıda dökülmüşüdür.
Şarkı ahlaken, madden ,manen çukura çevirdiler harplerle,harflerle, kendi iktidarını sağlamak için.
Çünkü şark söyleneni doğru duyduğunu sandı.gördüğünü gerçek sandı.kandırıldı mahf edildi.
Yaklaşık İkiyüz senedir böyle hali pürmelelali şarkın.
Bu arada garb ta elbette sanat edebiyat sanayi olarak elbette güzel eserler meydana getirdiler.
Bunuda görmezlikten gelemeyiz elbette.
Sanayi olarak şark kendine gelmeye başladı, sanat olarakta gelecektir peşisıra..
Batının sırları dökülüp makyajı akmaya , kokusu çıkmaya başladı bu pandemi ve Rus'lar arası savaşla.
Zaman tersine dönmeye başladı Hulusi beyim bence, kendimce, zannımca,çok az olan bilgimce.
******************
Adnan Özdemir
Üstadım sadece ingilizlerin Hindistanda yaptıklarını, çindeki afyon savaşlarını ele alsak batının bir medeniyet olmadığını ve doğuyu sömürebilmek için insanlığa nasıl zararlar verdiğini çok net görebiliriz. Şarkın hali pür melalini tasvir etmişsiniz ama analizini yapmamışsınız. Yaptığınız sadece görünenden yola çıkan genellemeler. Genellemeler ise malum rasyonel değildir, vesselam.
********************
Abdullah Gözaydın
Söz konusu vahşilik, hukuksuzluk, merhametsizlik diye açıkladığınız yorumlarınızda "kadim" ithamında pek haklı sayılmazsınız.
Çünkü daha düne kadar barbarlığın daniskası batı dünyasında yaşanmaktaydı, Doğuda arenalar yok kölelerin birbirini öldürdüğü hayvanlara yem edildiği Koca bir kıta insanı amerika ve avrupada hayvan gibi alınıp satıldığı doğuda pek yaygın olmadı.
Medeniyet ve teknik bilim ve sanatın doğduğu topraklar Doğudadır. batı daima vahşet üretmiştir, Dünyayı köleleştirip demokratik sefahat sürmek için savaşlar silahlar üretmiştir.
Günümüzde yine Dünyadaki bütün savaşları tetikleyen, silah dağıtarak birbirine kırdıran batıdır.
Sanki mahşer yeri gibi annenin evladına Evladın anneye sahip çıkmadığı coğrafya Doğu değil batıdır.
Batı adı üstünde batmadıkça Dünyaya huzur gelmeyecektir.
Kendi yaşadıkları Artık fıtratı olmuş vahşiliği günümüzde spor adı altında insanı insana kırdıran batı değil mi, 21. yy. dahi arenalar gene tıklım tıklım, birbirini kıran kırana düşmanlığa spor diyorlar.
Batının tarihi pek değişmedi, Batı batıl ve vahşi dünya görüşü ile mazlumların can ve kanları üzerinde bir düzen kurmuş dışarıdan bakanlar Perdenin arkasını düşünmek istemiyor, perdenin arkasındaki vahşet tarihten çok daha acımasız devam ediyor.
egede 40-50 kişilik lastik botları batıran Grekler, Ukrayna'yı kışkırtanlar, SSCB ülkelerini Natoya alınmayacak vaadini verip sözünde durmayanlar gene en vahşi düzen olan kapitalizm siyonizm batının marifetidir.
Düşmanımızı tanımadan bizede rahat yok.
Batının entrika uzantılarından biri olan Soroz'lar kime maddi manevi imkanlar sunuyor , hangi haber kanallarına yol veriyorlar pek bilenimiz yok maalesef maalesef

Bu yazı 205 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum