Aziz Nesin, Gerçek adı Mehmet Nusret Nesin
Aziz Nesin, İstanbul Heybeliada'da Hanife Hanım ve İmam Abdülaziz Efendi’nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Yazar Arapçayı henüz 5-6 yaşlarında iken babası tarafından tanıştırıldığı Ali Galip Efendi’den öğrenmiştir. Yazar daha 8 yaşında iken hafız olmuştur.
Aziz Nesin'in annesi Hanife Hanım, oğlunu hükûmet okullarından birinde okumasını istemiştir fakat babası bu isteği kabul etmemiş, yazar Mahalle Mektebi’ne yazdırmıştır.
Ankara’daki Harp Okulu’ndan mezun olan Aziz Nesin bir süreliğine subay olarak kıta hizmetlerinde bulunmuştur.
Teğmen rütbesiyle 1939’da Askeri Fen Okulu’nu bitirdikten sonra Millet ve Yedigün gibi dergilerinde öykü ve şiirlerini yayımlatan Aziz Nesin, aynı yıl ilk eşi Vedia Hanım ile evlenmiştir.
1940 Yılında ise ilk çocuğu Oya, 1942 yılında ise ikinci çocuğu Ateş dünyaya gelmiştir. 1941 yılında 2. Dünya Savaşı yıllarında 2 yıl Trakya'da çadırlı ordugâhta görev yapan Aziz Nesin, 1942 yılında Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkam Taburu Bölük Komutanlığı'na atandı ve buradaki görev süresinde bir bomba kazasında yaralanmıştır.
Yazar, Kırklareli, Erzurum, Erzincan ve Kars gibi şehirlerde de görev yapmıştır. 1942 yılında da Ankara Harp Okulu’nda açılan ilk tank kursuna katılmıştır. Safranbolu, Zonguldak ve İstanbul şehirlerinde de askeri görevlerde bulunmuştur. Askerlik görevi ise “görevini kötüye kullanmak” nedeniyle 1944 yılında sonlandırılmıştır. Görevi kötüye kullanma suçlamasının nedeninin Aziz Nesin’in oğlu Ateş Nesin, babasının köylülere ekmek dağıtması olduğunu söylemiştir.
Aziz Nesin, son dönem Türk edebiyatının hemen her türünde eser vermiş en velud yazarlarından biridir. Muhafazakar bir ailede dünyaya gelse de zamanla yaşadıklarının etkisi ve düşünce dünyasındaki değişmelerle inancını kaybetmiştir.
Görüşlerini hemen her ortamda, her şekilde cesurca dile getiren Nesin, ateist olduğunu açıkça ilan etmekten geri durmamıştır. Nesin’in inançsızlığı doğal olarak eserlerinde de derin yankılar bulmuştur.
Nesin, bütün çalışmalarında hem doğrudan hem de dolaylı olarak okurlarına düşüncelerini aktarmak istemiştir.
Özellikle, bazı çalışmalarının sonunda Dede Korkut tarzı öğüt ve tavsiyeleri oldukça dikkat
çekicidir.
Çalışmada, hikâye, şiir ve röportajlarından yola çıkılarak Nesin’in eserlerinde ateizmin dayanakları incelenmektedir. Ateizmin tanımı ve çeşitlerine dair kısa bir girişten sonra Nesin’in hayatı ve düşünce yapısı muhtasaran verilmektedir.
Nesin’in eserleri ve alan yazın taramasından elde edilen nitel veriler dökumanter analizine tabi tutulmuştur. Çalışma, Nesin düşüncesinde din ve ahiret tasavvurları kapsamında ateizme dair yansımaları tespitle sınırlıdır. Araştırmanın sonucunu, Nesin’in eserlerinde yer alan din ve ahiret karşıtı söylemlerin daha ziyade pratik ideolojik ateizm sınırlarında dolaştığı şeklinde özetlemek mümkündür.
O, toplumda gördüğü ahlaksızlık, iki yüzlülük, menfaatçılık, sömürü ve yolsuzluk gibi temel sorunları çoğunlukla dine mal ederek çözümü ateist olmakla bulmuş gibi görünmektedir.
Nesin, eserlerinde felsefi bağlamda teorik bir ateizm oluşturmak kaygısı gütmemiştir.
DİPNOT: İyi bir dini eğitim alan Aziz Nesin, soyad kanunu çıktığında "Mehmet Nusret " olan adını Aziz şeklinde değiştirirken soyadı olarak "Nesin" kelimesini uygun görmüştü.
Yakın çevresindeki arkadaşlarının anlatımlarına göre adını-soyadını neden Aziz Nesin şeklinde değiştirdiği şöyle açıklamış.
Adımı sevmiyorum (Nusret; üstünlük ve başarı anlamına gelsede) değiştirmeyi uygun buldum. Adımı Allah'ın sıfatı Aziz şeklinde değiştirken Nesin soyadını seçtim.
Bu şekilde Allah'a meydan okuyan, Müslümanların Allah'ını kabul etmediğimi beyan etmek istedim, şeklinde açıklamıştı. Aziz Nesin Anlamı; Allah sen kimsin?
Bütün dinlere ve ahret hayatına, Cennet, cehenneme inanmayan bir kişi olarak son nefesine kadar pişman olduğunu söyleyen kimse olmamıştır.
Kini o kadar derindi ki, Cesedini yaktıramayınca Vakfının bahçesine açtırdığı derin bir çukura gömülmesini vasiyet etmişti.


YORUMLAR