Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

Manav tezgahlarından meyve aşıran kimler vardı

30 Ekim 2021 - 19:17

"Pendik Tiyatrosu" adlı bir girişimde bulunmuştuk genç arkadaşlarla beraber. 1967'de, Kemal'le ilk kez orada tanışıp samimi olduk. Paramız yoktu, beş kuruşsuz dönemlerimizdi. Geceleri yemek yedikten sonra, o zamanlar alkolle aramız yok, parasızlıktan çay bahçesine filan da gidemiyoruz.. Sabahı bekliyoruz fırınlar açılsın diye. Fırından ekmek alıyoruz. O zamanlar ortalık o kadar sakinki, manav domatesini biberini yerinde bırakıp gidiyor geceleri. Biz de o domateslerden alıp tuza banarak yiyoruz. Öyle geçiyor günler.

Provalar oldu, oyunlar başladı derken biz hâlâ, devamlı domates alıyoruz aynı tezgâhtan, ama bayağı alıyoruz yani. "Alıyoruz" dediğim, düpedüz çalıyoruz!..
Yıllar sonra o Kemal Sunal, ben Bülent Kayabaş olduktan sonra, bu anıyı anlattık birbirimize. Çok güldük, hüzünlendik, derken düştük Kemal'le Pendik yollarına, domateslerini çaldığımız o adamı bulmaya.Bulduk da...Tabii bu arada bayağı ünlü olmuşuz artık.

"Vaaay!" dedi adam, "ne arıyorsunuz siz burada?"
"Yahu Mehmet Amca" dedik, "Biz böyle böyle, aşağı yukarı iki günde bir senin kasalarından domatesleri çalar, tuza banar yerdik.."

Adam durdu durdu, bir ağlamaya başladı ki, sorma.. "Ne oldu amca?" dedik. "Siz," dedi. "nasıl bana söylemezsiniz? Siz bana neden gelmezsiniz? Ben size ne domatesi, her gün yemek verirdim!" diye ağlıyor. Biz ağlıyoruz, adam ağlıyor.

O zamanki insanların değeri, havanın, suyun, deniz kenarının tadı, her şey bir başkaydı. Beş kuruşsuz da olsak, başka hiçbir sorun aklımızda yer etmezdi o dönemlerde.

BÜLENT KAYABAŞ/2016

Bu yazı 245 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum