Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

ŞEHİT OLUN O ZAMAN! NİÇİN KORKUYORSUNUZ Kİ?

11 Şubat 2022 - 21:37

Bu yazımı sonuna kadar okursanız çok değişik duygulara kapılıp büyük bir hüzün yaşayarak birilerine lânetler okuyacağınızdan zerre kadar şüphem yoktur.
Yazımın bir bölümünde ise büyük İslâm Komutanı Halid Bin Velid'in ölüm anındaki son sözlerini okuyunca da, bugün meydanlarda şehit edebiyatı yapanlara, ''Hadi be sen de'' diyerek derinden bir ahhhh çekeceksiniz!

Fakirin, garibin çocukları üçer beşer şehit olup, al bayrağa sarılı tabutlar içinde köyüne gelince, din etiketli simsarlar şehidin tabutu başında, siyâsiler ise Ankara’da aynı koro ile hep bir ağızdan ‘’ŞEHİTLİK EDEBİYATINA’’ başlıyorlar ki aman Allah’ım, sanki hepsi evlâtlarıyla birlikte kefenlerini giymiş PKK ile vuruşmaya giden birer kahraman gibi. Nasıl olsa ölen gariban köylü Mehmet’in oğlu!

Akıllarınca şehitlik edebiyatı yaparak, acılı annenin, babanın ve milletin kendilerine karşı olan tepkilerini yok etmeye çalışıyorlar!
Şehitlik elbette ki güzeldir.
Şehitlik, kulu ile Allah arasında bir ince tül gibidir.
Allah şehitliği herkese nasip etmez. Kul, şehadetiyle bu ince tülü aralar ve sevgilisi Allah’a vasıl olur.

Madem şehitlik bu kadar güzeldi de;
Niçin ABD’ye zırhlı araçlarınızla gidiyorsunuz?
Neden trilyonlar verip zırhlı araçlar satın alıyorsunuz?
Madem şehitlik bu kadar güzeldi de;
Niçin miting için gideceğiniz yere binlerce korumayla gidip, günler öncesinden binaların çatılarına yüzlerce keskin nişancı yerleştiriyorsunuz?
Madem şehitlik bu kadar güzeldi de;
Niçin Cuma namazlarına en az 1000 korumayla gidiyorsunuz, üstelikte en az 6- 7 yüz polisin Cuma namazı kılmasına mâni oluyorsunuz?
Madem şehitlik bu kadar güzeldi de;
Niçin şehit olmasınlar diye çocuklarınıza sahte çürük raporları alarak askere göndermiyorsunuz?

Madem şehitlik bu kadar güzeldi de;
Niçin çocuklarınızı ve kendilerinizi bu ilâhi güzellikten ve bu mânevi şereften mahrum bırakıyorsunuz?

Madem şehitlik bu kara güzeldi de;
Niçin, İçişleri Bakanlığınız Ocak 2005 tarihinde bir genelge ile tüm okulları dini kavramlar ve kelimeler konusunda uyararak; Mümin- Münâfık- şeriat- Şirk- Tağut- Tebliğ- İrşat- Tevhid gibi İslâm'ın 45 ana sözcüğünün yanında, ŞEHADET VE ŞEHİT kelimelerinin de kullanılmasını yasaklamıştı?

HALİT BİN VELİD BAKIN NASIL CAN VERDİ;
Mübarek insan, büyük İslâm komutanı ve "Kuzey Afrika Fatihi", şehit olmayı çok arzuladığı halde, bu mertebeye ulaşamayarak yatakta can verir.
Canını teslim ederken, çok üzgün ve mahcup bir şekilde yanında bulunanların ifâdesiyle şöyle söyler ve bu sözleri onun son sözleri olur;

"Ey benim büyük Allah`ım, ömrüm senin ve senin dinin olan İslâm'ın adına gaza ve cenk meydanlarında kılıç sallayarak geçti. Şehit olmayı çok arzu ediyordum. Sen her şeyi lâyıkıyla bilip verensin. Orduma katılan henüz bıyıkları terlememiş nice genç yaştaki askerler bir iki gün sonra şehitlik mertebesine ulaştılar da, çok istediğim halde ben ulaşamadım…’’

HALİD BİN VELİD, AZRÂİL'İN GELDİĞİNİ HİSSEDİNCE ŞUNLARI SÖYLER;
‘’Beni ayağa kaldırın ve kılıcımı verin’’
Kılıcını verirler. Kılıcına yaslanarak; ‘’Ey kılıcım! Yıllarca Allah adına cenk meydanlarında ben seni kaldırdım. Azrâil geldi canımı alacak, O’nu ayakta karşılayayım, saygısızlık olmasın, şimdide sen beni kaldır’’ der ve ruhunu teslim eder.
Bu mübarek komutan, böylesi üzgün ve mahzun bir şekilde gözyaşlarıyla göçmüştür. Takdir Allah`ındır, biz kullarına ise sadece rıza düşer…
Bırakın şehit olmayı, sizler ölüm yatağında Azrail’i görmüş olsaydınız, eminim korkudan tiril tiril titrer ve Azrail’e teslim olmamak için ‘’Korumalarınızı çağırır, zırhlı araçlarım nerede’’ diye feryat ederdiniz!

Ey milletime şehitliği övenler!
Hanginiz Halid Bin Velid’in Allah ve şehitlik aşkına sahipsiniz?
Hangi biriniz, şehadeti şeref ve İlâhi mükâfat bilenlerdensiniz?
Söyler misiniz?
Dünya sevgisiyle, mal, mülk, saray, makam ve servet aşkıyla ağzına kadar dolu olan gönüllerinizde vatan- Millet- Şehitlik- Gâzilik gibi ulvi kavramlara yer var mı ki?
Şimdilerde ise, her şehit cenazesinde şehitliği, şehitliğin faziletlerini dillerinizden düşürmüyor, saatlerce süren şehitlik vaazları verdiriyorsunuz!
2005 de ŞEHİTLİK kelimesini yasaklayan sizler değil miydiniz?
Peki şimdi ne oldu da Şehitlik kavramına sarıldınız?

BİR DİĞERİ İSE;

Biz ülkücüler şehit arkadaşlarımızı tekbirlerle uğurlarken, sizler ve cübbesini siyâsetin kiri bulaşan Müftüleriniz ve imamlarınız ''Cenâzelerde tekbir getirilmez bidattır, İslâm'da yeri yoktur'' diyerek biz ülkücülerle dalga geçerlerdi.
Şimdilerde ise İmam ve Müftüler, şehit cenazelerinde hükumet aleyhine slogan atılmasın diye iki de bir ''TEKBİR- TEKBİR'' diye bağırarak cemaatten tekbir getirmelerini istiyorlar.

Bakara- 154
Ve Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz, farkında olmazsınız.
Evet şehitlerimiz diridirler!
Sizler ise yaşayan birer mevtasınız!

11 Şubat 2016
ORHAN KILIÇOĞLU

YORUMLAR

  • 0 Yorum