Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

Vahdettin köşkü …..

03 Kasım 2023 - 09:45

1 Kasım 1921 yılında Türkiye düşman askerlerince işgal altında iken ,
Türk milleti katliamlarla sınanırken ,
Türk milleti düştüğü çukurdan çıkma mücadelesi verirken , Osmanlı devletinin başında sultan Vahdettin vardı .
Osmanlı sultanı Vahdettin işte o 1 Kasım 1921 yılında kendisinden 42 yaş küçük aslen Zonguldaklı olan Nevzad hanım ‘la evlendi .
Nevzad hanım bahçivan olarak hayatını sürdüren babasının ölümü üzerine 1913 yılında yani 10 yaşındayken Halife ve Sultan 5’nci Mehmet Reşat ‘ın sarayına alınmış , Sultan Reşat’ın ölümü üzerinde de Vahdettin ‘in sarayına nakledilmiş .
Nevzad hanım son Osmanlı padişahı Mehmed Vahdettin ‘in evlendiği son cariye ve eşidir.
Saray geleneklerine göre bir padişah öldüğünde cariyeleri ya saray şürekası ile evlendirilir yada baba evine gönderilirdi.
Sultan Reşat’dan Sultan Vahdettin’e 36 cariye kalmış .Cariyelerin 24 ü babaevine gönderilmiş ama 12 tanesi Vahdettin'in sarayına cariye olarak seçilmiş .Nevzad hanımda Vahdettin ‘in sarayına seçilen 12 cariyeden biri .
Vahdettin Nevzad hanımdan önce 57 yaşındayken Nevvare hanımla evlenmişdi ,evlendiklerinde Nevvare hanım 17 yaşındaydı .Vahdettin Nevzad hanımla evlendiğinde Nevzad hanım 18 , Vahdettinin büyük kızı Ulviye sultan 29 , küçük kızı Sabiha sultan 27 yaşında idi .
Nevzad hanım güzel ve çarpıcı bir kadın olduğundan kısa bir zaman içinde Vahdettin ile evlendi .
Anadolu'da kurtuluş savaşı başlamış iken halk düşmanla savaşır iken Vahdettin evleneceği Nevzad hanımın ailesini düğün merasimleri için saraya davet eder ve ağırlar .Sarayın bahçesinde bulunan köşkte kalmaları için misafir eder.
Düğün merasiminde Nevzad hanım ipekten yapılmış bir gelinlik , başında pırlantalı bir tac , boynunda pırlantalı büyük bir kolye takmış .
Hazinedar , baş imam , harem ağalarının da gelmesiyle tüm saray erkanı ve cariyelerin katılımı ile evlilik töreni yapılır .
Düğün merasimi saray geleneklerine göre yapılır .Sanki ülkede herşey yolunda imiş , işgal edilmemiş gibi .Nevzad hanıma padişah eşi olduğuna dair içinde adı yazılı ikbal mührü verilir .Üç gün sonrada padişah Vahdettin Nevzad hanıma Birinci rütbe Şevkat nişanını verir.
Vahdettin bu evlilikten 1 yıl sonra İstanbuldan bir İngiliz zırhlı denizaltısı ile İtalya’ nın San Remo kentine kaçar , yani işgalcilerce götürülür .
Nevzad hanım Vahdettin ‘ le San Remo’ya önce gitmez ama Vahdettin’in ısrarlı mektupları sonucu 3 ay sonra Vahdettin ‘in sığındığı San Remo ‘ya gider .Vahdettin 2 yıl sonra vefat eder .
Vahdettin ‘in Nevzad hanımdan çocuğu olmaz .
Nevzad hanım 1926 da tekrar Türkiyeye döner .bir evlilik daha yapar .o evliliğinden 2 çocuğu olur .1992 yılında İstanbulda vefat eder .
İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 ‘üncü kuruluş yıldönümünde boğazdan top atışı yapıp geçiş yapan ve Türkiye cumhurbaşkanının donanmayı selamlamak için seçtiği Vahdettin köşkü adını bu son ülkesini bırakıp düşman denizaltısı ile kaçan padişahtan aldı .
Şimdi garip Türklüğünü bin cihana değişmeyen Türkler olarak bu aşağılanmayı nasıl karşılayalım .
Bu hakaret en az “ Türk milliyetçiliğini ayaklarımın altına aldım .” Sözü kadar unutulmayacaktır .
Bu adisyonların karşılığı tabii ki olacaktır ……

Vedat Çakıroğlu

YORUMLAR

  • 0 Yorum