Kuran'ı Kerim Allah'ın cc. bütün İns ve Cinnilere Allahı düşünebilme, Allah'a sığınma, Allah'tan dileme ölçülerini beyan eden kelamullahtır.
İnsan Allah'a imanı kadar Kurandan nasiplenir.
Kuran yolculuğu öncelikle aciz bir kul olarak Allah'ı merak etmekle başlar, Ne kadar cahil olursak olalım İlkel kabileler gibi doğa üstü olayları yaşarken "Bunları bir yaratan var" anlayışı ile aramaya çıkış Allah'a kul olma adayı olmanızı sağlar.
Elbetteki binlerce metrede yoğunlaşarak yeryüzüne su-yağmur olarak düşen damlacıklarda Allah'ın zatını kudretini beyan eden bilgiler vardır.
Biz aciz kullar olarak hadimizi aşmadan Allah'ı tefekkür etmek Sırlarına vakıf olmak için niyet ederiz, Niyetimizin halisliğine oranda allah cc. bize rahmet eder Kalp- akıl gözümüz ile çevremizi temaşa eder nice sırlara vakıf olur, İmanımız kadar Teslimiyete ulaşırız
Kulun yola çıkması Allah'tan dilemesi ile başlar.
Allah cc. dilediğimiz kadar bizlere sırlarına vakıf edecektir.
Not: Allah'ı düşünmek, Yüceliğinden birkaç bilgi kırıntısı kapabilmek için tefekkür ederiz, Dua ederiz, hakikatine vakıf olmak isteriz ve Allah cc. Kalplerimizdeki niyetimizi bilir, Niyetimiz oranında sır kapılarında dilediğini bize açar.
Bende Kuran hakkında hiçbir bilgi kırıntısı olmadan "Ceza evinde" çevremdeki ateistlerin Allah'ı inkar eden şamatalarından oldukça rahatsız olarak üzülüyordum. Kendilerinin "Sözde" bilimsel iddialarına cevap verecek birikimim yoktu, Bu nedenle çaresizliğime üzülüyor Allahtan yardım niyaz ediyordum.
1980 başlarıydı, cezaevleri Allah'a ve Müslümanlara düşman suçlularla dolu idi. Cezaevine dini kitap, dergi, hatta bazı gazeteleri sokmak yasaktı.
Allah cc. çaresizliğimi giderecek nice kerametler yarattı Elhamdulillah, İlk aydınlanmam rüyalarımda başladı, Gördüğüm birçok rüya beni hayrette bırakıyor, endişelerimi arttırıyordu. ve Anadolu cezaevlerine yolculuğum başladı Bolu, Sakarya, Afyon, Burdur, Trabzon, Bursa derken 1990'da İmralıdan tahliye olduğumda bir başka İnsan olmuştum.
Artık ayaklarım yerden kesilmiş semalarda yaşıyordum, Müslümanlığın en belirgin işareti Sabrı öğrenmekti, Güçlü olduğunda bile Af etmeyi başarabilmektir. Kısır çekişmelerden Allah cc. razı değil. Elbetteki kalpleri görür kılmak Allah'ın kuluna rahmeti ile olur, Senin Benim delil sunmamız işe yaramaz. İnsanı görür kılmak Allah'ın kalbimizi açması ile mümkündür. Kalbini "Kan pompalayan" bir organ zannedenlere birşey anlatamayız. Halbuki sinemizin altında kalbimiz var (Yürek değil) Ruhumuzun mekanı var.
Sevindiğimizde, üzüldüğümüzde, Bütün duygusal hallerimizde olumlu-olumsuz tepkilerimizi İman tahtası dediğimiz göğsümüzün üst ortasındaki cismi latif kalbimizden hissederiz, Hayata kalp gözü ile bakanlar gerçekleri görür, Kafatasındaki gözlerle hayatı ve Allah'ı anlamaya çalışanlar bir adım ilerisini göremez.
Daha fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum, Şunu asla unutmayın; Allahın varlığına akıl ile şahit olabilirsiniz Buda halis niyet ile olur, Niyetlerinizi nefsinizden hevanızdan kurtarın Her an Allah cc. ile yüzleşmeniz mümkün olacaktır.
herkes niyeti kadar İnsandır, Müslümandır. Niyetlerinizin halis olması dileği ile, Vesselam.

YORUMLAR