Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

GÖREVDEKİ BİR KÜRSÜ HAKIMININ İSYANI!

10 Ocak 2020 - 14:39

'20 küsur yıllık meslek hayatımda hiç bu kadar umutsuz olmamıştım.

Nice HSYK' lar,

Nice Bakanlar,

Nice iktidarlar gördüm.

Ancak yargının üzerinde

Bu kadar ağır bir yük ve

Bu kadar yoğun kara bulutlar görmemiştim.

Lakin Ahaber’e sorsanız

Yargıya güven yüzde 120 !..

Hatta %1500 !

Zaten ayakta zor durmaya çalışan ve Yamalı bohça gibi dikiş tutmayan

Bir teşkilatımız vardı.

Ancak geldiğimiz noktada

o günler bize hayal oldu...

Son yıllarda artık

VİDALARI TAMAMEN GEVŞEMİŞ,

Sindirim sistemi bozulmuş

Bir adalet mekanizmasının

Türbedarı haline geldik.

Ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Susmak,

Kaçmak,

Düzene uymak,

3 maymunu ya da

4 maymunu oynamak

İsyan bayrağı çekmek, v.s...

Ayrılmak çare olsa

Bir günde ayrılırız,

Lakin feleğin cilvesine bak ki

Ya kırk katır ya kırk satır isteniyor bizden!..

Ne ayrılırken rahat ediyoruz meslekte,

Ne de görev yaparken.

Adaletin derdi ile dertlenen

Bir hakim isen

GEÇMİŞ OLSUN...

YA İTAAT YA ÖLÜM,

Yahut çocuklarınla veya

Çocuklarından uzağa sürgün!..

Ölümlerden ölüm beğen...

Merak ediyorum.

Bu ülkede yargı kadar içeriden birbirine düşürülmüş bir başka

kurum

var mı acaba?..

Belki de bizim toz duman olmamız birilerinin işine geliyor olabilir.

Zira kurt dumanlı havayı severmiş..

Bazen diyorum ki,

Rusya da veya

Bir Afrika ülkesinde hakim olsaydım acaba bu kadar umutsuzluk

çeker miydim?..

Doluya koyuyorum olmuyor,

Boşa atıyorum dolmuyor!..

Son dönemde mesleği alınanlar ise

Ayrı bir sosyolojik vaka !..

Vali ile tanışırken;

“Sayın valim,

ben Elma partisinin

Karpuz ilçe başkanı

Hakim Atarlı Keklik”

şeklinde tanıtarak aslında mesleğe ihanet ettiğinin farkına bile varmayan

bir güruha teslim olmuş durumdayız.

Ne yazık ki;

Kendi içinde savrulan,

Dışarıdan dost bularak

kendi meslektaşını gammazlayan ve makam elde etmek için taklalar atan hakim savcılar için

Şimdi söyleyecek bir sözümüz yok.

Lakin onların devirdiği çamların altında bizler de kalıyoruz ve

Onların tarumar ettiği itibar erozyonuyla Ne yazık ki biz de savrulup gidiyoruz...

Önceden trafik kontrollerinde

Mesleki Kimliği görünce saygısını açıkça gösteren kolluk görevlileri

Artık GBT taraması yapmaya kalkışıyor ise Artık TERK-İ DİYAR etmenin

vakti gelmiş demektir!..

Bu teşkilata yapılan en büyük kötülük ise; toplumun, kurumların ve

Devletin gözünde yozlaştırılan

Onur ve itibardır.

Zira olması gereken saygın bakış açısının, eski hale gelmesine bizim ömrümüz artık vefa etmez.

HAKSIZLIKLARI YAZANLARIN SUSTURULDUĞU,

MUHALİF SES ÇIKMASININ

ÖNÜNE GEÇİLDİĞİ,

HER MUHALİF SESİ SUSTURMAK İÇİN MAYMUNCUK GİBİ

HER DELİĞE UYAN ve

sihirli bir değnek şeklinde kullanılan FETÖ'cü yaftası ise

Artık yargı için bulunmaz

bir Hint kumaşıdır!..

Tarihin hiçbir devrinde muhalif sesleri susturmak için

Bu kadar elverişli bir silah bulunamamıştı.

Artık umutlarımızı da kaybettik...

Geminin batmasını bekleyenlerden tutun da,

Biran önce dibe vurmamız lazım diyenler, Bu ülkeden artık bir şey olmaz diyenlere kadar ne ararsan var!..

Peki altta tüm bunlar yaşanırken

fillerin tepiştiği yukarı mahallede ne oluyor derseniz,

Yukarısı başka bir rüyada yaşıyor sanki...

Onların hikmetinden sual sorulmaz. Onların günahı olur mu ?..

Layüs el makamı onlar...

Marabanın ağaya soru sorduğu

Nerede görülmüş!..

Ey hakimler!..

Size uyanın demiyorum,

Çünkü siz olmadığı kadar uyanık olduğunuzu sanıyorsunuz.

Ve hatta yürümeyi bırakıp koştuğunuz ve Adaleti uçurduğunuzu

zannediyorsunuz ki,

Ne içerek böyle düşündüğünüzü

ben de çok merak ediyorum!..

Bu yüzden size tek bir temennim var. Farklı devranlarda yaşayasınız!..

Adalete güvenin diplere vurduğu

Sokakta halkın dilinde adalet deyince surat buruşturan

Kalabalık bir kitle var.

Artık mızrağın çuvallara sığmadığı dedikoduların bile yargıdan kaçmak için yeterli sebep oluşturduğu bu devirde

tek çare belki ülkeyi terk etmek gibi görünüyor.

Ama neylersin bu topraklarda doğduk,

Bu topraklarda ölmeye ah ettik...

Ormandaki ağaç diğerine baltayı gösteriyor..

-Bu var ya bu...

Bizim en büyük düşmanımız!..

Diğeri cevap veriyor;

- Onun sapı bizden olmasa

O bize zarar veremez, diye...

Belki de kusur

Baltanın sapını ağaçtan yapanlarda!..

Kim bilir?..''

SIZCE HAKSIZ MI BU HAKİM ARKADAŞ?