Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

"-NAGEHAN ALÇI- MART 2009"

04 Ekim 2019 - 20:26

Hey gidi günler hey…

Neredeeeen nereye…

Neymiş ne olmuş.

Nagehan Alçı’dan içinde

“ZORBA, CANAVAR, KABA, CAHİL ”

Geçen bir Erdoğan tahlili…

Kim -aslında- kimdir anlamak istiyorsan doooğru zamanda yolculuğa.

“VAY BE ” dedirtecek bir yazı,

manşet, fotoğraf çıkacaktır karşınıza.

Misal mi?

Bugün kaç kişi

Nagehan Alçı’nın içinden

“kaba, cahil, zorba” geçen bir yazıyla Erdoğan tasviri/tahlili yapacağına inanır?

Yapmış ama!

Hem de sadece 10 YIL önce;

Mart 2009’da!

Alçı’nın Akşam gazetesinde yayımlanan

“BİR DELİKANLILIK PORTRESİ:

TAYYİP ERDOĞAN ” başlıklı o yazısından seçtiğim bazı bölümler aşağıda:

“Tarifi zor bir ‘erkek zorba’lığı çöktü ülkenin üzerine. (… )

BOĞULUYORUZ.

‘DAYILANMA ’ KÜLTÜRÜ

bir canavar gibi dört bir yanı sarıyor.

Bakınız Başbakan’a.

Birkaç gündür kürsüden yaptığı açıklamalar,

Kullandığı üslup ve seçtiği kelimeler kaçımızın hoşuna gidiyor?

Onu dinlerken kaçımız içten içe

ONUN ADINA UTANIYORUZ?

Kaçımız kendimizi AVAM hissediyoruz?

Ben sayının oldukça yüksek olduğunu düşünüyorum.

*ŞAHSEN TAYYİP ERDOĞAN

BENİ UTANDIRIYOR?

Seçtiği bayağı kelimeler yüzümü kızartıyor.

Ve bu ülkeye aidiyet hissimi zayıflatıyor. (… ) Başbakan’ın entelektüellik kırıntısı bulunmayan,

KABA ve CAHİL ÜSLUBU

‘DELİKANLILIK ’ kavramı ile kurduğu

sağlıksız ilişkinin ürünü. (… )

Onların rutinlerine ait olmayan her şey onları ‘BOZUYOR.’ (… )

HİÇBİR ŞEY ONLARI BOZMASIN DİYE

ONLAR HER ŞEYİ BOZMAYA KALKIYORLAR.

‘ÖNÜMÜZE GELENE BİR TEKME ’

havasında KENDİNDEN OLMAYANI

YOK ETMEYE GİRİŞİYORLAR.

GEREKİRSE ZOR KULLANIYORLAR. (… )

Tayyip Erdoğan işte böyle bir Delikanlılığın süzgecinden geçme.

Son birkaç gündür yaptığı konuşmalar, içinden geldiği kültüre çok sadık olduğunu gösteriyor.

‘Delikanlı’lığa uygun şekilde

‘sen’li, ‘ben’li konuşuyor örneğin.

Aydın Doğan’a,

Deniz Baykal’a ‘siz’demiyor.

‘Sen’li hitap kırsal kesime, cemaat toplumlarına özgü. (… )

Medyayı suçlarken

‘iftirayı kanıtlamayan alçaktır, şerefsizdir’ diye konuşuyor.

Bu iki kelime argo. (… )

ERDOĞAN ADETA AĞALARIN

TOPRAK SAHİPLENME GÜDÜSÜYLE

HER ŞEYİ SAHİPLENMEK İSTİYOR.

Gazeteleri,

Televizyonları,

Bakanları,

Hatta Vatandaşları…

‘Benim bakanım, benim insanım, senin köşe yazarın’ tanımlamaları bu yüzden. ONA GÖRE HERKES BİRİNE AİT ve

kontrol mekanizması içinde varlığını sahibi üzerinden tanımlıyor.

Bu ülke gittikçe farklılıklara gözlerini kapayan ve

TAHAMMÜLSÜZ bir yer halini alıyor. (… )

KABADAYI BİR DELİKANLILIK

ALLANIP PULLARI , KAHRAMANLIK OLARAK SUNULUYOR.

Sayın Başbakan, bu olanlar bizleri ‘bozuyor’!”

Kimse kızmasın;

Sekiz yıl önce yazdı!

O zamanlar henüz kürsülerden

“alçaklık, şerefsizlik” diye bağıranlara bakınca birer “salon erkeği” görme kabiliyeti edinmemişti!

O zamanlar “önümüze gelene bir tekme” stratejisiyle varılmak istenen yerin

“ileri demokrasi” olduğunu keşfetmemişti!

Sahi bu her geçen gün biraz daha “özgürleşen” ülkede,

Alçı 10 yıl önce yazdığı yazının aynısını bugün de yazabilir mi?

Ve “namert” ilan edilmeden!

Ve “kaleminden pislik aktığı” ileri sürülmeden!

Ve “lağım”a atıflı benzetmelere

muhatap edilmeden!

Patronu tehdit edilmeden!

Silivri adres gösterilmeden!