Bugun...
(O sırada barolar) BİZ KAZANDIK! OLEEEY KAZANDIK!


Av. Turgut Yenilmez Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-06-2020 22:04

---------------------------------------------------------

FEYZİOĞLU: Sıyın cımırbışkınım bizim çocuklar geçiversin lütfen.

ERDOĞAN: Böyle şeyleri sevmem Metin

FEYZİOĞLU: Efendim haklısınız da işte ne yapalım, arayı bulalım lütfen.

ERDOĞAN: Puff.. İyi tamam bu seferlik geçsinler..

(O sırada barolar)

BİZ KAZANDIK! OLEEEY KAZANDIK!

--------------------------------------------

Neyi kazandınız? 

Hakimlerin - Savcıların adli açılışlarını dahi sarayda yapmak zorunda kaldıkları ve Saraya belediye otobüsleri ile taşındıkları bir dönemde,
neyi kazandınız?
Kazanmak ne demek?
Erdoğan'ın insafa gelip ''neyse hadi geçin'' demesi, neyin kazancını ifade ediyor?
Avukatlık mesleğinin başındaki asıl bela hükümet değil,
Sosyalist zırvalar üzerine kurulu
baroların bizzat kendisidir.

-Avukatlık sınavını engelleyen siz,

-CMK, adli yardım gibi emek sömürüsüne dayalı rejimlerin mimarları siz,

-Arabulucuk isimli facianın mimarları siz,

-Çerez gibi dağıtılan hukuk fakültesi diplomaları ve mesleğin düşen profili konusunda ne yaptınız?

Barolar parti düzenlemek ve
saçma sapan söyleşiler ayarlamak dışında ne yapıyorlar?

Menfaatiniz zedelenince hemen ''savunmayı susturamazsınız'' öyle mi?

Bu ülkede savunma ne zaman oldu?

1923? 1961? 1971? 1982? 2012? 2016? Ne zaman?

Hükümet ile barolar arasında geçen
bu mücadelede, baroların yanında olduk. Çünkü hükümet, muhalif bir kale olan baroları parçalayarak yok etmek adına, siyasi bir saik ile hareket ediyordu. Hükümetin derdi avukatlıklara fayda sağlamak değil; baroları ezmekti.
Haliyle kötü ile daha kötünün savaşında, etik olarak daha az kötü olan baroların yanında olduk.
Ancak bu durum, yarın tüm barolar kapatılsa, avukatların %90'ının bunu fark etmeyeceği gerçeğini değiştirmez.
Barodan bazı menfaatler temin eden azınlık bir zümre dışında,
hiç kimseye faydası olmayan baroların tekelleşmesinin, avukatlara hiç bir fayda ya da zararının varlığından bahsedilemez.
Çoklu baroculuk sistemine ilişkin muhalif argümanları gözlediğimizde de,
yine hukuki maske takan siyasi saikler görüyoruz.

Vay efendim barolar bölünürse, gruplaşmalar olurmuş.

Yahu şu an gruplaşmalar yok mu?

Aksine bırakın islamcısı, LGBTİQ'su..vb kendi barosunu kurarsa kursun. Vatandaş ona mı bakıyor zannediyorsunuz?
Aksine barolar arası rekabet,
zaman içerisinde siyasallaşmayı eritecektir.
Avukatlar bir süre sonra, siyasi zırvaları terk edip, avukatlık mesleğine ilişkin çalışmalar yapan baroları tercih edecektir.
Aksine şu an ki baroculuk, azınlık bir zümrenin oyuncağı ve kazanç kapısıdır.
Evet Gerçekten bizler
Halkın Hak Arama hürriyetine halel gelmesini kabul etmiyoruz
Aynı Zamanda
Halkın Değerleriyle Savaşta
Baroların üzerine vazife olmayan
LBGT i Taraftarligini da kabul etmiyoruz!
LBGT i yi kendinize dava ettiğiniz kadar
Bir Muslumanin Mağduriyetini
Mazlumiyetini
Ne Zaman Barolar Dert Edinmiş
Bir Söylermisiniz Siz?





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI