Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

*ÜZERİNDEKİ ELBİSENİN HESABINI VER EY ÖMER!*

31 Aralık 2017 - 07:56

İran Seferi, 

Hazreti Ömer’in hilâfeti zamanında yapılmış ve 

Bol miktarda ganimet elde edilmişti. Ganimetler arasında 

Kıymetli kumaşlar da vardı. 

Harpten dönüldükten sonra 

ganimetler ashap arasında dağıtılmış ve herkes hissesine düşeni almıştı.

Hazreti Ömer, 

kendisininki ile oğlu Abdullah’ın 

kumaş hissesini birleştirerek 

üzerine bir hırka diktirdi.

Bir Cuma günü 

Üzerindeki yeni hırkasıyla 

hutbe irad etmeye çıkıp:

“EY MÜMİNLER BENİ DİNLEYİN ve BANA İTAAT EDİN ” 

diye seslendiği zaman, 

Ashaptan biri ayağa kalktı ve:

“ÜZERİNDEKİ ELBİSENİN HESABINI VERMEDİKÇE SENİ DİNLEMİYOR ve 

SANA DA İTAAT DE ETMİYORUZ. 

Çünkü ganimetten bize düşenle 

bir elbise yapmak imkânsızdı. 

SEN NASIL OLUYOR DA ELBİSE OLABİLECEK KUMAŞ ALIP GİYEBİLİYORSUN ” dedi.

Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra,

Oğlu Abdullah’a:

“EY ÖMER’İN OĞLU KALK CEVAP VER ” dedi. 

Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı:

“ALLAHA YEMİN EDERİM Kİ, 

BABAMIN ÜZERİNDEKİ KUMAŞIN YARISI BENİM HİSSEME DÜŞEN KUMAŞTIR. BABAM İKİMİZİNKİNİ BİRLEŞTİRDİKTEN SONRA ELBİSE YAPTI ” 

diyerek meseleyi izah etti.

Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak:

“YA ÖMER, ŞİMDİ KONUŞ. 

HEM SENİ DİNLİYOR ve 

HEM DE İTAAT EDİYORUZ ” dedi. 

Hazreti Ömer de ancak ondan sonra hutbesini okumaya devam etti.

Allah’ın lütfuna mazhar olup 

Dünyada cennetle müjdelenen, 

Hz. Peygamber’in duasına nail olan, hükümlerinde hak ile batılı ayırdığı için Hz. Peygamber tarafından 

“Faruk” unvanı verilen 

Hz. Ömer’den hesap sorulabilen bir dinin mensubu olmak çok önemli bir “ayrıcalık”tır. 

Ne mutlu bize ki böyle bir dinin mensubuyuz. 

Fakat bazen duygusal davranabiliyor hırsımızı, 

öfkemizi ve 

duygularımızı 

İLAHİ EMİRLERİN ÖNÜNE GEÇİREREK HAREKET EDEBİLİYORUZ.

Asrın Deccalı Gülen ve efsunlanmış sürüsünün 

Ülkemizi peşkeş çekmek için giriştiği kalkışma sonrası 

başlatılan temizlik harekâtı toplumun yüreğinde yanan ateşi bir nebze de olsa rahatlattı. 

Yazılı ve görsel basınımızın büyük bölümü de 

15 Temmuz’da demokrasi ve 

milli iradeye sahip çıkan halkımızın “biz” ruhuna sahip çıktı ve 

kendi milletine ateş edecek kadar şerefsizleşen terör grubunun melanetlerini gün yüzüne çıkarmak için olağanüstü gayret gösterdi ve gösteriyor. 

Kırk yıldır devlete sızmış 

LAĞIM FARELERİ inlerinden çıkarılırken haksızlığa uğrayıp canı yanan insanımız da olmadı değil. 

Bizler Türkiye’yi işgale kalkan 

PENSİLVANYA YEZİDİ ve 

TAPINAK ŞÖVALYELERİNİ Paylasimlarimiza taşırken 

mağdur olan insanımızın mağduriyetlerini de kaleme aldık, 

almaya da devam edeceğiz.

İslam düşmanlarının birliklerini perçinlediği, 

içimizdeki hainlerin eylem zamanı dediği bir zaman diliminde 

HAKLI KİŞİYE HAKKININ, 

HAKSIZ KİŞİYE İSE CEZASININ VERİLMESİ İÇİN hep dik durduk, 

hep hakkı haykırdık 

Fakat ilginçtir FETÖ ile ilgili yazılan bütün paylasimlarimizin altına fikir beyan eden yorumlarda garip ağızlarla tepkiler alıyoruz.

Bunların büyük bölümünün 

Gülenist sürü olduğunu biliyor ve anlıyoruz. 

Fakat özel bir AKP li Trollerin kızgınlıklarıyla ve kırgınlıklarıyla 

ateş kusan insanımızın olmasına da üzülüyoruz. 

Bizler ALLAHIN HUZURUNDA 

HAKLININ ve MAZLUMUN YANINDA OLACAĞIMIZA SÖZ VERİP 

AKİT ETTİK. 

Bizler haksızın karşısında olacağımıza söz verdik ve hep dik durduk duracağız da İNŞALLAH.

Etrafımda şahit olduğum 

canlı örnekler canımı yakmakta, mağduriyet yaşayan insanımızın sesi olmayı 

İLAHİ BİR EMİR ADDETMEKTEYİM. 

Haksızlıklar karşısında 

susup dilsiz şeytan olmamak için 

HAKKIN YANINDA OLMAYI TERCİH EDİYORUM, 

HEP DE EDECEĞİM.

FETÖ bağlantısı netleşen kurşun askerlere kesilen cezalar zerre kadar ilgimi çekmiyor; 

fakat öyle masum insanların mağduriyetlerine şahit oluyorum ki 

bu da doğrusu canımı acıtıyor.

Mağduriyetlerini beyan eden o kadar mesaj alıyor, 

O kadar hayat hikâyesi dinliyorum ki inanın bu kadar sıcak gelişme, 

gündem karşısında kendimi sorumlu hissedip 

yine o TERÖR PATRONU ve 

HİPNOZLANMIŞ TERÖRİSTLERİYLE İLGİLİ PAYLAŞIMLAR YAPIYORUM!

Yaşanan bu Mağduriyetleri paylaşarak HEM ETRAFIMIZA ÇÖREKLENMİŞ 

BU KADAR ÇAKAL SÜRÜSÜ ve 

YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ İLE MÜCADELE EDEN DEVLET ADAMLARIMIZIN 

bu küçük de olsa mağdur kitleden haberdar olmasına sebep oluyor hem de mağduriyetlerin önlenmesine vesile oluyorsak ne mutlu bize diye düşünüyorum.

Bu İNSANİ DURUŞ YANINDA 

BİR DE İLAHİ MESAJLARLA BİZE EMREDİLENLERİ HATIRLATMIŞ OLUYORUM. 

Nisa Suresi 58. âyette Hak Teâlâ; “MUHAKKAK Kİ , 

ALLAH SİZE, EMANETLERİ EHLİNE VERMENİZİ ve 

İNSANLAR ARASINDA hükmettiğiniz zaman ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER ” buyuruyor. 

Burada dikkat çekici bir nokta, 

Adalet konusunda 

“MÜMİNLER ” DENİLMEYİP 

“İNSANLAR ” DENİLMESİDİR. 

Buna göre, dost ve düşman ayırt edilmeksizin 

HERKESE ADALETLE MUAMELE ETMEK GEREKMEKTEDİR.

Peygamber Efendimiz Şöyle buyuruyor: “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun bedduası 

Bulutların üzerine çıkarak 

Allah’ın huzuruna varır. 

(Bedduasını dinleyen) 

Hz. Allah şöyle der:

“İZZET VE AZAMETİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM Kİ, 

GEÇ DE OLSA SANA YARDIM EDERİM.”

Benim Düsturum budur! 

Hz Ömer (r.a)'ma, 

HATTABIN OĞLU ÖMER'E 

MEYDAN OKUYABİLEN 

O'nunda Öfkelenmeden

Onu Bu eleştiriyi yöneltenlere

Hesap ve Cevap verebilen 

Bir Dinin Mensubu olarak 

Allaha ne kadar Şükür ve 

Hamdusenalar Etsem Azdır! 

Ben buyum Kardeşim 

İşinize Gelirse! 

Doğru Gördüğümü 

Doğru bildiğimi Yapanı Takdir Eder 

Yanlışı kim Yaparsa yapsın 

Yanlış kimden gelirse gelsin 

İMANIMI KURTARABİLMEK 

AHIRETIMI KURTARABİLMEK İÇİN YANLISIN DA 

BU YANLISI YAPANINDA 

KARŞISINDA OLURUM!