Bugun...
Başımıza gelenlerin çoğu iffetsizlikten geliyor


Behlül Dane Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 19-11-2019 10:10

Mahşerin şiddetinden kendini koruyacağın kefaretlerin var mı?

BİR HİKÂYE

Bekârım ama Kadınlara karşı kendimi oldukça korumaya çalışırım, Tövbe edip iman ettiğimden beri “Allah’ın cc. Yardımı ile” hiç yoldan çıkmadım Elhamdulillah.

Yusuf gibi olmak “Haşa”

Mahallede biri 8 diğeri 10 yaşlarında komşu kızları var, Evlerinde internet yok, Babaları semtten tanıdığım (Oldukça uçkursuz biri olduğu için arkadaşım diyemem)

“Herhalde internet cafeye para vermemek için” Bir gün çocuklarına söylemiş Behlûl abiye gidin onun evinde internet ve yazıcı var dersinizi orada yapabilirsiniz demiş, Büyük kız yoluma çıkıp, Abi babam söyledi senin evde internetten ödevlerimi yapabilirmiyim dediğinde, düşündüm Memlekette bunca sapık var, ben bu çocuğu nasıl eve alayım diye, Baktım durum sakat çocuğa – Akşam baban ile gelebilirsin dedim.

Bir defa babası ile geldi işini halletti, Babasından izin alıp biraz oyun oynadı, Sonraki günler annesi ile geldi, Biraz endişelendim ama iki çocuk ve anne sorun olmaz dedim.

Çocuklar internetle uğraşırken ben anne ile bahçede otuyor çay içiyorduk.
Oldukça açık giyinen genç anne –Abi Ben namaz kılıyorum ama komşularım “Senin namazın kabul olmaz diyor, Öylemi?” dedi.  

Bende—Namaz bir borç tesettürde başka bir borç, Bütün kulluk vazifesi borçlarımızı elbette yapacağız ama bazılarını yapamıyoruz diye yapabildiklerimizi terk edemeyiz.

Sen tesettürün farz olduğuna inan, uygulayabilmek için dua ve gayret et umulur ki Allah bir kolaylığını nasip eder.

Artık haftada 1-2 defa çocuklar geliyordu, Bizde Anne ile genelde dini içerikli sohbetlerimize devam ediyorduk.

Bir ara endişelendim Babalarına -- Oğlum çocukları sen getirsene, Yenge işinden kalıyor, kadının evde yapacak bir sürü işi varmış dediğimde.
-- Abi idare et, Biz sana güveniyoruz, Çocuklar yalnız gelsin dediğinde, -- Oğlum memleketi görmüyor musun işin çivisi çıktı mümkün değil çevredeki insanların dedikodusundan korkarım olmaz dedim, ama tabi gelmedi gene karısını göndermeye devam etti.

Bir müddet sonra çocukların Annesi; Bizim bey kadınların peşinden gidiyor ne yapmalıyım dedi, Ben görmedim diyebildim, duyumlarıma göre doğru diyordu kadın.

Birkaç ay süren bu durumda kadını daha yakından tanıma fırsatı buldum, genç ve güzel bir kadındı, Kocası alabildiğine sorumsuz ve ahlaksızdı.
Derler ya – İyiler kötü, Kötüler iyilerle evlenirler diye. Sanki bu aile için söylenmişti.

Göz göre göre olan ihanetleri pişkinlikle inkâr eden kocasına rağmen kadın gayet sabırlıydı. Eşine karşı hiç kötü söz söylediğini duymadım.

(Niye yalan söyleyeyim, kadının bu haline hayret eder çok saygı duyardım, Böyle bir kişi bulsam bu gün evlenirim diyebiliyordum.)

Bir zaman sonra akşam saati çocukların evine telefon ettim telefonu anne açtı kocasını sordum. Tekirdağ’a gittiğini, Bu gün gelmeyeceğini söyledi.

Telefonu kapatmadan sen ne yapıyorsun diye sordu, --Her zamanki meşguliyetler işte dedim, iyi geceler diyerek kapattım.

Beş dakika geçmeden kapı çalındı, kapıyı araladım çocukların annesi tek başına gelmiş,
Hayırdır yenge dediğimde –Sen niye geldiğimi biliyorsun dedi.
 Eve girmek istedi müsaade etmedim,
Bu sefer itekleyerek kapıyı araladı boynuma sarıldı öpmek istedi, Dur yenge ne yapıyorsun dediğimde – Beni sevdiğini biliyorum dedi.

İradem dışında –Ben Allahtan korkarım diyerek bağırdım, kadın komşular görecek korkusu ile kaçarak binadan çıkıp gitti.

Gerçekten çok endişe etmiştim, Tekrar gelebilir korkusu ile evden çıktım kardeşlerime misafirliğe gittim, Birkaç gün eve gelmedim.

Eve döndüğümde Mahallede dolaşamıyor, Ya evden çıkmıyor Yada erken çıkıp geç geliyordum.

Bir müddet sonra kadının kocası; nerelerdesin iki haftadır göremiyorum dedikten sonra beni evlerine yemeğe çağırdı, mazeret bulamadığım için mecburen gittim.

Evde sohbete kalmadan işim var diyerek çıktım.

Bu olaydan sonra bazı bahaneler bularak bu ders işine son verdim.

İsra ﴾32﴿ Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayâsızlıktır, çok kötü bir yoldur.

Neticede komşuyuz aynı ortamdayız, Bazen mecburen karşılaşıyoruz, Kocası yanımızda olduğu halde sohbet ediyoruz, O üstü kapalı savunmalarda Ben kendimden bahsediyorum, Eski bir günahkâr olarak Allahtan umut kesmedim, Her günahımın kefaretini ödeme azmiyle mücadele ettiğimi söylüyordum. Ve Allah’ın af etmeyeceği günah olmadığını, Yeter ki pişmankâr olmak ve kefaretini ödeme gayretinde olmak şartı ile.

Bu olaydan birkaç ay sonra kadın başörtüsü takmaya başladı, Kısa-Dar etek giymeyi terk etti, Namazını da düzenli kılmaya başladığını söylüyordu.

Kocası kadının bu İslami dönüşünü kabul etmiyor devamlı dalga geçiyordu, bu nedenle kavgaları sık sık sokağa taşıyordu, Kadın bir gün kocasını işyerinde sekreteri ile müstehcen şakalar yaparken yakaladı, Artık dayanamayan Kadın küçük kızını alarak baba evine döndü, kısa bir süre sonra da boşandılar.

Kadını görmüyorum ama duyuyorum ciddi bir şekilde İslami bir hayata başlamış, Allah cc. Muvaffak eylesin.

 

Netice: Böyle bir günahı ret ederek kendi hayatımı kurtardım, Günahları kendine yol yapmış bir kadının hidayetine vesile olarak onun kurtuluşuna vesile oldum.
 

Siz ne dersiniz bilmem ama Platonik anlamda âşık olduğum bir kadını ret etmek, Kendi çapımda Yusuf As. İle Züleyha kıssasında geçen durum benzeri bir sınavdan geçtim, Allah’ın rahmeti ile şehvete teslim olmayarak hayatıma anlam kattım. Rabbime şükürler olsun.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI