Bugun...
Müslümanlıkta 9 yaşında kız evlenebilir mi?


Behlül Dane Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-02-2020 12:56

İslamda Müslümanların evlilik şartlarında yaş tespiti yoktur.
Bu Konuda bazı Ayetlerin Tefsirlerinde aşırı zorlamalar yapılmakta, Araya israiliyat hurafelerinden alıntılar yapılmaktadır.

Öncelikle Kuranı Kerimi açıklarken Hükmü kaldırılmış eski kitaplardan alıntı yapmak doğru değildir, İlahi mesejlar ilk peygamberden itibaren değişmeden gelmiştir, Zaman içinde tahrif edilen kitaplar olmuş O tahrif edilmiş kitaplara din diye itibar edenler sapıtmış yoldan çıkmıştır.
İyice azgınlaşınca Allah yeni bir kitap göndermiş, Yeni hükümlerle Evvelki kitabın içeriğide birleştirilmiştir.

Son kitap Kuranı kerimin tahrif edilemeyeceği Allah cc. beyan ediyor, Son birkaç yüz yıldır Müslümanlar gafil ve sömürge durumuna düşmüşler fakat Kuranı kerime yapılan saldırıların tamamı aklı hayrette bırakacak şekilde bertaraf edilmiş, Sahte ayet girişimleri tutmamıştır.

Kuranı tahrif edemeyen kafirler son asırlarda Müsteşrikler Ajanlar vasıtası ile müslümanların arasına katılmış Kuranın tefsirinde tahrifat yaparak ayetlerin manası tahrif edilmeye çalışılmaktadır.
Hele günümüzde internetin icadı ile fikir paylaşımı ayağa düşmüş, kanı beş para etmez ahlaksız kişiler ordan burdan derledikleri iftiraları, yalanları rahatlıkla paylaşmaya başlamıştır. Ve bunlarla mücadele etmek pek kolay değil. 

Müslümanlar bu sapıkların yalan yanlış paylaşımlarına cevap vermeye tenezzül etmiyor, İşi beddua ederek Allaha havale ediyor. Halbuki Allahın böyle bir tavsiyesi yok, Herkes gücü nispetinde küfürle Kafirlerle mücadele etmekle yükümlüdür.

Müslümanlar kafirlerin en büyük sömürü argümanı Faiz, Fuhuş konusunda Allahın hükümlerini beyan ederken Kafirler kendilerini savunurken İftira ithamlarla Müslümanları susturmaya çalışıyor.
Bu iftiralar, Din mensuplarının rantçılığı, Küçük yaşta evlilik iddiaları, Cinsel sapıklık suçlamaları, Çağ dışı olmakla suçlamalar.

Öncelikle Müslümanlık Bir kelimei şehadet getiren, Müslümanlığını ilan eden, İslami ibadet yapan kişilerin Müslüman olduğunu kabul etmek zorunda bırakılmış.
Halbuki pekçok Ayet ve hadisi şerifte İslamiyetin söz ve ibadet değil, Temizlik ve Güzel ahlak olduğu beyan edilir.
Kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına reva görenin Müslüman olamayacağı defaatle ilan edilir. 

Ahlaksızlıkla tanınanların İbadetine Şehadetine itibar edilmeyeceği beyan edilmektedir.
Birilerinin Sapıklığı, Hırsızlığı, Yalancılığı üzerinde İslama iftira atanlar Kafirdir, Çünkü İslamın tek örneği vardır, Allah'ın cc. günahtan yanılmaktan koruduğu Hz. Resulullah As. dır.
Kişiler padişah olmuş, kadı olmuş, Alim denmiş önemli değil, Ölçü alınacak kişi Kuran ve Sünnetin yaşanılan halidir.

Kafirlerin bir iddiası ise İslamın 9 yaşında evliliğe izin verdiği şeklindedir.
Halbuki Arap kültüründe "Evlilik söz konusu olduğunda" kadının yaşı Ergenlikten sonraki yaşı olarak söylenir. Her çocuğun kemik ve biyolojik gelişimi farklıdır, Bir kız çocuğu adet görmeye başladığı günden itibaren 9 yıl sonra Nikah müsaadesi verilmektedir.

Bu bilgilere çok kolay ulaşıldığı halde DİP personelinin, Diyanetin kurum olarak bu gerçeği görmemezliğe gelmesini anlamak mümkün değildir.
Kaldıki kızların adetten sonra 9'uncu yılında evliliğe müsaade eden İslam, Erkek çocuk içinde etkin sınırlamalar getirmiştir.

Evlilik için Ergenlik BULUĞ çağınına giren Kızlara 9 yıl erteleme şartı getirirken Erkeklerin Akıl- Baliğ olmasının beklenmesi emredilmektedir. Yani BALİĞ, aile reisliği sorumluğunu maddi manevi taşıma ehliyetine kavuşmuş olması emredilmektedir. 
Nisa 3, Ayetinde Allah kadınların hakları konusunda uyarıyor, Buna güç yetiremiyeceksiniz evlenmeyin, Çok istiyorsanız Cariyelerinizle kifayet edin diye emrediyor.
Buradaki güç maddi manevi Aileye, Doğacak çocuklara sahip çıkma imkanlarını şart koşuyor Allah cc.

Bu konuda Diyanet personeli %99 acziyeti oynarak Bu iddianın sanki doğruymuş gibi algılanmasına hizmet ediyor. 

İslam adına varlığı şaibeli olan DİB'nın bu pasifliği bizi şaşırtmıyor, Çünkü İslamın özünde Ruhbanlık yoktur, İbadet memurluğu Hıristiyanlıkta vardır, Müslümanlar cemaat olur En takvasını imam yapar, 148.000 olduğu söylenen DİP kadrolarının hizmeti batıldır, Acilen DİP resmi kimliğinden sıyrılıp STK hükümleri gereği Camiler kendi kendilerini yönetmelidir.
TC. Devletimiz bunu Azınlık dinlerinde uyguluyor Kiliseye, Havra-Sinegog'lara, Cem evlerine Onların ibadetlerine karışmıyor. Fakat maalesef Sünni Müslümanların bütün iabdetlerini devlet memuru eliyle yönetiyor, yasaklar koyuyor, mecburiyetler ilan ediyor.

Ve kafirlerin saldırılarına karşı savunma hakkını namaz memurlarına tanımıyor.
Devletimizin Laiklik sistemi Laikliği icat eden Fransadan diğer avrupa ülkelerinden çok farklıdır, ülkemizde bu konuda Müslümanlar yoğun Mobbing baskılarına maruz kalmaktadır.

Devlet eliyle yapılan dayatmalara, Veya kafirlerce Müslümanlara yapılan iftiralara gereken cevapları vermek her müslüman için Farzı kifayedir. Her Müslüman bu konuda kendini yetiştirmeli, Çevresinde kefil olabileceği kişilerin yetişmesine, ve basın yayın konusunda oluşacak kurumları desteklemeye çalışmalıdır. 
Artık açıkça ortaya çıkmıştır ki Bu iş 72,5 milletin, İnancın yaşadığı Vatandaş olduğu ülkemizde Devletin Sünni Müslümanlığı koruma altına alması, hazineden 7 bakanlık kadar bütçe tahsis etmesi hem doğru değil, hemde Dünya evrensel beyannamesine, Hemde İslama göre uygun değildir.
Çünkü TC. hazinesinde kafirin Münafığın Hristiyanın, yahudinin hakkı vardır, Ve onlar bu işten razı da değildir...

YAZIMIZDA DETAY VEREMEDİĞİMİZ KONULARDA YORUMLAR KISMINDA GÜZEL BİR MAKALE YAYINLADIK LÜTFEN OKUYUNUZ

 

DİYENET SANKİ SORUYU SORANLARLA DALGA GEÇER GİBİ AÇIKLAMA YAPIYOR
BUNLARIN İSLAM İLE KURAN İLE PEK ALAKASI YOK GİBİ...

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş, Diyanet’in “Kızlar 9, erkekler 12 yaşında buluğ çağına girer”, “Buluğ çağına giren kişiler evlenebilir” tanımlarının çarpıtıldığını söyledi. Başkan Keleş, “Bu insanlıkla ahlakla bağdaşmaz. Diyanet’in görüşü, bir kız 17, erkek 18 yaşından önce evlenmemeli. Kimse çocuğunu 9-10-15 yaşlarında evlendirmemeli. Bu İslam’a aykırıdır yönünde” dedi.

HANGİ VİCDAN EVLENDİREBİLİR

“Bırakın 9-10 yaşı bir çocuk 15 yaşında da evlenmemeli, evlendirilmemeli. Yapılan tanım biyolojik bir tanımdır ve buluğ çağına girmeden kimsenin evlendirilmemesi gerektiğini anlatıyor. Bir çocuk 9 yaşında buluğ çağına girdi diyelim hangi vicdan onu evlendirebilir. Bu kadar yanlış bir düşünce olabilir mi? Bu eleştiriler ne ahlaka, ne insanlığa sığar. Diyanet çocuk yaşta evlilikleri engellemek için yıllardır çaba harcıyor. Bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile bir sürü çalışmamız oldu. Şimdi kim çıkıp bizi suçlayabilir? 1917 yılında Aile Hukuku Kararnamesi yayınlandı. Bu kararname tamamen İslam fıkıhından kaynağını alıyor. Orada evlilikte alt sınır kızlarda 17, erkeklerde 18’dir. Diyanet de her zaman bunu savundu. Bir kişi psikolojik olarak hazır değilse evlenmemeli. Bu yaşlardan önce kim hazır olabilir? Bir kişi anne ve baba olmanın sorumluluğunu taşıyabilmeli. Aksi halde toplumda sorunlar ortaya çıkar. Hiç kimse çocuğunu 9-10 hatta 15 yaşında evlendirmemeli. Bunu düşünmek bile büyük yanlıştır.





YORUMLAR

BU KONUDA ÖNEMLİ BİR YAZI
26-02-2020 13:13:00

2. Hz. Aişe’nin Genç Yaşta Evlendiği Görüşü

Hz. Muhammed’in (asm) kızı Hz. Fatma, Hz. Peygamber 35 yaşındayken ve Kâbe’nin tamir edildiği sene dünyaya gelmiştir. Aynı zamanda Hz. Fatma, Hz. Aişe’den 5 yaş kadar büyüktür. Böylece Hz. Aişe’nin Hicret döneminde 13, evlendiğinde de 14-15 yaşlarında olması gerektiği kaynaklarda ifade ediliyor. "9"

Hz. Muhammed’e (asm) Peygamberlik 40 yaşında verilmişti. Hz. Aişe’nin de peygamberlikten 5-6 yıl önce, 605 yılında doğduğu kabul edilirse, evlendiğinde iddia edildiği gibi 9 yaşında değildir. Aksine 19 yaşında olması gerekir. "10"

Bir takım tarihî kaynaklarda Hz. Aişe’nin Milâdî 672 yılında, 67 yaşında vefat ettiğini belirtmektedir. Ahmed İbn-i Hanbel de vefat tarihi 672’yi teyit etmektedir. Hz. Aişe’nin vefat ettiğinde 67 yaşında ise, Hicret’in gerçekleştiği 622 yılında 17 yaşındadır. Yani evlendiğinde 9 değil, 19 yaşında olduğu ortaya çıkmaktadır. 11 Ömer Rıza Doğrul da konuyla ilgili olarak, Hz. Aişe’nin Peygamberimizle (asm) evlendiğinde 15, 16, 17 veya 18 yaşlarında olduğunu ileri sürmektedir.

Diğer taraftan Hz. Aişe’nin küçük yaşta evlendiği hakkındaki rivayetler başta Buhari, Muslim, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mâce’den gelmektedir. Onların da bu rivayeti İbn Hişam’dan aldıkları anlaşılmaktadır. İbn Hişam kaynaklı rivayet tamamen reddedilemeyeceği gibi tamamen kabul de edilemez.

Hıristiyan din adamlarından Papaz Louis Ma’luf “El Müncid Fi’l Lügati’l ve’l Ulûmu” adlı Lügat’ında Hz. Aişe’nin 603’te doğduğunu, 623’te evlendiğini ve 696’da vefat ettiğini belirtmektedir. Diğer kaynaklarla karşılaştırıldığından Ma’luf’un Lügat’ında ölüm tarihi daha geç bir tarih olan 696 olarak verilmiştir. Ma’luf “Hz. Aişe’nin, Hz. Muhammed (asm) ile Mekke’de nişanlandığını, Hicret’ten 6 ay sonra Hz. Peygamberle (asm) evlendiğinde 20 yaşında olduğunu” belirtiyor. Lügat’te Hicaz bölgesinde bahsedilen dönemin özelliği “Arap geleneğinde kız çocuklarının yaşı akıl-baliğ olduktan sonra sayılırdı. Akıl-baliğ yaşı da 11 ile 13 yaş arası kabul ediliyor.” 

Dolayısıyla Hz. Aişe’nin küçük yaşta evlendiği rivayeti şu şekilde açıklanabilir: Hz. Aişe’nin 11-12-13 yaşlarında akıl-baliğ olduğu kabul edilirse,

11 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 20 evlendiği gerçek yaşı.

12 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 21 evlendiği gerçek yaşı.

13 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 22 evlendiği gerçek yaşı.

Yani Ma’luf’a göre gerçek evlilik yaşı 20-21-22 yaşlarıdır.

Ayrıca dönemin Arap geleneğine göre kız çocukları akıl-baliğ yaşlarına gelene kadar öldürülebilirdi. Ancak akıl-baliğ olduktan sonra öldürülemezlerdi. Eğer akıl-baliğ olduktan sonra öldürülürlerse, kız çocuğunun ailesi Dar’unnedve Mahkemesi’ne kan parası ödemek zorundaydılar. 12 Bundan dolayı, Hz. Aişe’nin akıl-baliğ çağına, rivayetlerdeki evlilik yaşı 9’u da eklersek, evlilik yaşının 20’li yaşlar yani gençlik döneminde olduğu ortaya çıkmaktadır.

İslâm tarihinin klâsik ve modern dönem kaynakları karşılaştırmalı incelendiğinde, Hz. Aişe’nin küçük ya da genç yaşlarda evlendiğine dair iki farklı görüş mevcuttur. Konuya iki farklı gruptan birinin savunulması veya tepki gösterilmesi doğru olmayacaktır. 

Ancak üzerinden 14 asır geçen bir evlilik hakkında, dönemin gelenek, kültür, sosyal özellikleri göz önüne alınarak değerlendirilmesinde fayda vardır.

Dipnotlar:

8- Ömer Sabuncu, “Hz. Âişe’nin Hayatı, Şahsiyeti ve İslâm Tarihindeki Yeri”, Harran Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslâm Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı, Doktora Tezi, s. 49. 

9- İbn Sa‘d, a.g.e., c. 8, s. 25; Millî Eğitim Bakanlığı, “İslâm Ansiklopedisi, İslâm Âlemi Tarih, Coğrafya, Etnografya, ve Bibliyografya Lûgati”, Millî Eğitim Basımevi, c. 1, s. 229-230, İstanbul, 1978. 

10- R. W. Maqsood, “Islam”, Teach Yourself Ayn Ltd., s. 13, London, 1999; Bünyamin Erul, a.g.m. 

11- R. W. Maqsood, a.g.e., s. 16; Bünyamin Erul, a.g.m.

12- Louis Ma’luf, “El Müncid Fi’l Lügati’l ve’l Ulûmu”, Katolik Matbaası, Beyrut, 1956, s. 331.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI