Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni... balatfener@gmail.com

NE KADAR DİNDARIZ? NE KADAR DİNDEN ÇIKTIK?

14 Kasım 2020 - 05:32

Bu konuda yaşadıklarımız bize ipucu veriyor.

Geçenlerde bir kahvehanenin bahçe bölümünde çay içip sohbet ediyoruz.

Konu sosyal medyada dincilik-mezhepçilik yapanların İslam’ın temek ilkelerini nasıl yok saydığını, Toplum ile paylaşılan dinin Kuranı kerimdeki İslam olmadığını tartışıyoruz.

Ben ayetlerin meal-tefsiri ortaya koyarak muhatabımı ikna etmeye çalışıyorum, Arkadaşım söz konusu duyumlarını ileri sürerek itiraz ediyor.

Çevreyi rahatsız ettiğimiz yok, Tartışmamızın tonu ileride okey oynayanlardan çok az olduğu halde yanımızda bizi dinleyen bir kişi; Burada böyle tartışamazsınız diyerek itiraz etti.

Neden diye sorduğumda, --Buranın sahibi benim bu tür konuşmaları kabul etmiyorum, dedi.

Hemen masadan kalkarak ocakçıya gittim, Çayın ücretini ödeyerek –Bir daha burada asla oturmayacağımı, Allahtan rahatsız olanlarla işimizin olmadığını söyleyerek çıktım.



İnternet guruplarında üyeliğe kabul şartları arasında ilk madde; Gurupta din ve nesep paylaşımı yapanlar engellenir, şeklide olduğunu görüyoruz.

 

Din ve Nesep konusunda o kadar cahiliz ki, Bütün toplum İslam, Alevi, Hristiyanlık, Musevilik, Mecusilik vs. hakkında bildikleri hurafelerden ibaret, Buna o dinlerin görevlileri de dahildir.

Nesep konusunda da durum aynıdır, nesebimiz öyle unutturuldu ki, Resmi olarak 100-150 yıldan öteye gitmemiz pek mümkün değil.

Toplumun %90’ı dedesinin babası anası kimdi bilmez.


  1. Dünya savaşı öncesi ve sonrası Dünyada böyle bir asimilasyon uygulandı, Kimliksiz-İnançsız toplumlar oluşturdular.



Halbuki İslam’ın esası istişareyi ve Nesebe sahip çıkmayı farz kılmış olduğu halde.

AÇIK SEÇİK DİNSİZ-NESEPSİZ YAŞIYORUZ

Herkes kendi inancını, sandığı nesebini kutsadığı için orta yolu bulmak pek mümkün olmuyor.

Sığınılan çare inkâr etmek! Konuşulmasını yasaklamak olmuş.

Bu nedenle Dinimizi, Nesebimizi öğrenemiyoruz. Çoğunluk bu konudaki bilgilerini istişare ederek, tartışarak test etme cesareti yok, Çünkü bir şey bilmiyor, Bir şeyler bilene de itibar etmek istemiyor.

Klasik bir kıskançlık, Aşağılık kompleksi durum yaygın.

Bu durum birebir YENİ DÜNYA Düzencilerin istediği/Dizayn ettiği bir durum.

Yeni Dünya düzeni Dinlerin,Mezheplerin, Neseplerin, Milliyetlerin yok edildiği Renksiz bir “Dünya vatandaşı” kimliğidir.

İki asır süren çalışmaların finaline oldukça yaklaşılmış olduğunu görüyoruz.

1. Dünya savaşında Batı ittifakı Müslümanları parça parça etmesi ile sonuçlandı.

2. Dünya savaşı Avrupa ve Asya’daki Yahudilerin zorla Filistin’e göç etmesi sağlandı ve Kadim fitne merkezi İsrail kuruldu. Kendilerini İnsanlığın efendisi gören bu güruh Kendilerinin düzenlediği 11 Eylül 2001 ikiz kuleler saldırısını bahane ederek Afganistan’dan başlayarak İslam ülkelerine savaş açtı, 19 yılsonunda fiili savaşa girmeyen kalmadı, ABD savaşamadığı ülkeleri terör örgütleri musallat ederek savaşa girenlerden daha beter toplumsal yıkımlara sebebiyet verdiler.

Ülkemiz Bu iki tür saldırılardan oldukça fazla nasibini aldı, Ülkede kapanması güç düşmanlıklar peydahlandı.

Din ve Nesep eksenli çatışmalar nasıl sona erecek bilemiyorum, Halk bu dertlerle uğraşırken Müslüman ülkelerin ekonomileri dip yaptı, Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudiler bile Dünya bankasından borç almak zorunda bırakıldı, Siyonizm savaş ve faiz yolu ile ülkeleri köleleştiriyor.

Kapitalizm, medya, yeni dijital kültür insanları tüketim-israf sarmalında boğuyor.

Rüzgarın önündeki kuru bir yaprak gibi sürükleniyoruz, Bizde burada gavurun bizlere sunduğu dijital imkanlarla bir yere kadar karşı mücadele vermeye çalışıyoruz, Nereye kadar?

Dün LGBT mensuplarının kendilerini 3. Tür cinsiyet olarak açıklamalarına itiraz içeren bir paylaşım yapmıştım. Gerekçemi ilmi olarak açıkladığım halde sosyal medya yöneticileri tarafından engellendim.

Halbuki durum çok açık seçik ortada Allah kainatı yaratırken Moleküler, Biyolojik, Fiziksel bütün varlıklar çift olarak yaratılmıştır. Tek olan kainatta sadece Allah’tır cc.

Canlı-cansız varlıklar Artı-Eksi, Erkek-Dişi şeklindedir. 3. Cins diye sokuşturulmaya çalışılan kişiler Lut kavmi nezdinde lanetlenmiş hastalıklı bir ahlaksızlıktır.

Allah cc. Kimseyi erkek modunda kadın duyguları ile yaratmamıştır. (Genetik bir tahribat nedeniyle, Doğuştan çift cinsiyetli olanlar ergenlik çağına geldiklerinde cinsiyetin biri gelişir diğeri pasif kalır, Ameliyat ile bu pasif organ alınır, Kişi sağlıklı bir şekilde çocuk sahibi olurken Vücut özellikleri mevcut cinsiyeti ile uyumlu olur).

LGBT diye tanımlanan kişilerde bazı ameliyatlarla dişi görünümü sağlansa da başta ses, kemik yapıları erkektir, çocuk yapabilme kabiliyetleri yoktur.

Maalesef ülkemizin de TBMM’sinde “Çekincesiz” Oy birliği ile kabul ettiği “İstanbul sözleşmesi” gereği LGBT üyelerinin dişi olarak kabul ettik, Kanunen evliliklerine imkân tanıdık.

Bütün bunlar Kimliksiz, Asaletsiz, neidiğü belirsiz toplum tesis edilmesi çalışmasıdır.

EVET, DİNSİZ VE NESEPSİZLİĞİ KANIKSADIĞIMIZIN RESMİDİR BU GÜNKÜ DURUMLARIMIZ.

Ne zaman nasıl uyanırız bilemiyorum, Son nefesimize kadar inançla, azimle tebliğe devam ediyorum. Allah cc. Kabul eder İnşaallah.