Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

Türkiye denizleri ve balıkçılık sektörümüz

02 Ekim 2020 - 09:48

Erken kalkan ve üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'mizin neden bir DENİZ BAKANLIĞI olmadığına kafayı takan, yol alır.

Aynı denizi paylaştığımız Yunanistan'da balık var mı?

Bol bol var.

Nasıl oluyor da orada bol oluyor?

Çünkü Yunanistan'da 40 metre derinlik sınırı var.

39 metrede balık avlayamazsın, kanunen yasak.

Neden 40 metre?

40 metre derinliğe kadar güneş ışığı ulaşıyor, “posidonia” tabir edilen deniz çayırları fotosentez yapıyor, balıklar bu deniz çayırlarında hem besleniyor, hem ürüyor.

40 metre yasağıyla, işte bu üreme alanları koruma altına alınıyor.

Deniz çayırında balık avlarsan, sadece o balığı değil, o balığın gelecek nesillerini de yok etmiş oluyorsun.

Peki bizde sınır ne?

24 metre!

25 metrede balık avlayabilir misin?

Şakır şakır avlarsın.

E, aferin.

Aynı denizi paylaştığımız Bulgaristan'da Romanya'da balık var mı?

Bol bol var.

Nasıl oluyor da oralarda bol oluyor?

Avrupa Birliği üyesi oldukları için, kafalarına göre avlanma yapamıyorlar, kaç metre derinlikte balık avlayacaklarını, yılda kaç ton balık avlayacaklarını, balık stoklarını, balıkçı filolarının yönetimini ve denetimini, Avrupa Birliği yönetmeliği belirliyor.

Kurallara uyuyorlar.

Bol bol balıkları oluyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakerelerinde “balıkçılık faslı” ne zaman açıldı?

2006 yılında.

Müzakerelerde bir milim ilerleme var mı?

Yok.

Avrupa Birliği'ne giremesek bile, Avrupa Birliği'nin kuralları faydalı, biz o kurallara kendi kendimize uyalım diyen var mı?

O da yok.

Avrupa'da en fazla balıkçı teknesi kimde?

Bizde.

Avrupa Birliği ülkeleri yılda kişi başına ne kadar balık yiyor?

26 kilogram.

Biz?

Sadece 7 kilogram!

Norveç'te 6 bin 400 balıkçı teknesi var.

150 ülkeye balık ihracatı yapıyor.

Türkiye'de 18 binden fazla balıkçı teknesi var.

100 ülkeden balık ithal ediyor!

(Norveç'te balıkçılık bakanlığı var… Norveç balıkçılık bakanı, kız arkadaşıyla birlikte İran'a ve Çin'e tatile gitti, devletin kendisine tahsis ettiği cep telefonunu yanında götürdüğü ortaya çıktı, Norveç ayağa kalktı, hem devletin telefonunu tatilde kullandığı için, hem de devletin telefonunu yurtdışında izinsiz kullanarak Norveç'in güvenliğini tehlikeye attığı için, istifa etmek zorunda kaldı… Tıpkı Türkiye di mi?)

Balıkçılık, dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde “balıkçılıktan sorumlu bakanlığa” veya “denizcilikten sorumlu bakanlığa” bağlıyken, bizde kime bağlı?

Tarladan ve ormandan sorumlu tarım bakanına bağlı!

Bütün gelişmiş ülkeler aptal, biz ileri zekalı olduğumuz için…

Üç tarafımız denizlerle çevriliyken, sadece kendimize ait iç denizimiz varken, deniz büyüklüğünde göllerimiz varken, “çiftlik”lerde veya “karadaki havuzlar”da balık yetiştirmeye çalışıyoruz!

“Hamsi kavağa çıkar mı?”

diye bir laf var ya hani…

Ağaçta balık yetiştirmeye çalışmadığımıza şükretmek lazım!

------------------------------

YORUMLAR:

Düzgüner Kocapehlivan 

Abdullah Bey defalarca yazıldı denizcilik bakanlığı kurulsun diye CHP mv. lerine de söylendi tın kimsenin umurunda değil balık avlama kotası getirin dedik tın meralarda midye yataklarını üreme alanlarına hurda uçak otobüs gemi ve yapay resifler bırakılsın dedik daha yeni belli 3 yada 4 yere bırakıldı su ürünleri balık boyları nı balık tutulurken korumuyor deniz polisi sahil güvenlik yeterli denetim yapmıyor hale gelen balık limit dışı cezalar yetersiz

Abdullah Gözaydın

en etkilisini yunan yapıyor 40 mt. Derinlikte balık tutmak yasaklansın. Ama başta trol olmak üzere balıkçılar kendi ayağına sıkıyor. Bazı doğa katilleri kanun takmıyor Duyarlı balıkçılar belaya bulaşmak istemiyor İhbar bile edemiyorlar Çünkü ihbar edeni deşifre ediyorlar.

Türkiye 18 yy. Teksas’ını geçti

Düzgüner Kocapehlivan 

Abdullah Gözaydın Marmara’da boğazda bir çok yerde midye çıkarılması yasak

Yasağa rağmen midye çıkartılıyor bilhassa yeni kapı Zeytinburnu Bakırköy yeni kapı da kıyıdan denize girerek çuvallar la kıyıya çıkarılıyor çek çekle götürüyorlar Emniyetin, İBB’nin mobese kameraları bunları görüyor su ürünleri buna sessiz kalıyor şikâyet etsen tel numaranı veriyorlar sonra kavga daha önce oldu bu midye yi çıkaranlar denizin ekolojik dengesini balıkların beslenmesini engelliyor ne yazınki

Abdullah Gözaydın

Düzgüner Kocapehlivan Evet bilhassa Marmara'dan çıkarılan midyeler yenilmeyecek kadar sağlığa zararlı, Herkesin gözü önünde oluyor, Fakat Domuzun kasaplık et olarak satıldığı ülkemizde insan sağlığını düşünmeyenler Balıkları mı düşünecekler?

Balıkçılığın en önemli tehdidi Balıkların üreme alanlarını rahat bırakmaktır. Yunanistan’da 40 metreden derin olmayan yerlerde balık yakalamak yasaktır Bu nedenle Yunanistan’da bizden 7 misli fazla balık yakalanır ve ihraç edilir Balık artık Marmara’da durmuyor Çünkü onlarca trol her gün deniz tabanını tarıyor.

Denetlemekle görevli kurumlar göz hakkını alarak susmayı tercih ediyor. Bu midye işinde aslında PKK etkili Uyuşturucu mafyası gibi....

Bu yazı 1555 defa okunmuştur.