Aralığın yirmisiydi soğuktu sertti.
Kendini düzen bekçisi sanan işbirlikçi olduğu daha sonradan anlaşılan dönemin milli kahramanı paşa tok sesiyle aylar önceden ''.........
düzenin yeniden tesisi içüüün türk silahlı kuvvetleri yönetime el koymuştur''' demişti. Bunu çocuk bedenimle ne olduğunu anlamadan elektriğin taşralarda olmadığı dönemde bataryalı komşu radyosundan bizzat dinledim Çocuktum küçücüktüm ama unutmam unutamam...
Babam Süliye Ali'si Nâm_ı diyar Kaçak Ali o dönemde son vukuâtı olan basit yaralama eyleminden kaçaktı. Siyasi kaçak değildi çünkü o düzene zarar vermeyen dini atasından öğrenmiş Müslümanlardandı.
Lâikliği öğrenemeden gidenlerden yani.
Gerçi o kadar kendi çapımızda mürekkep yalasakda bizde öğrenemedik ya neyse...
Tanımı olmayan mefhumlardan kullanıcısına göre değişkenlik arz eden, herkesin rütbesi vede konumu elverdiği ölçüde kullanabildiği kısaca ....
....ve bir gece evimiz sıkıyönetim askerleri tarafından sarılır, babamın evde ise alınıp tezkere bekleyen stresli askerler psikolojik düzelme yaşasın diye eğlencesine dövülmek üzere evden alınmasına karar verilir .
Saat sanırım 03:00 sularıydı ''aç kapıyı cenderme'' bu ihtilalin tek hakimi mükemmel varlık umudumuz grurumuz biricik kurtarıcımız evlatlarımız ihtilal eskerinin sesiydi .
Bu kendinden emin kat'i kararlı sese cevap veremeyecek bir mahluk daha evrende halk edilmemiştir henüz.
........ve kapı açılır içeriye büyük muharebeye sevk idare üzere salınmış alay edasıyla askerler zuhur etti. Beraber yattığım babam yanımdan çoktan kalkmış, etrafı sarılı evden dışarı sızmış, anneciğim vede yaşlı ablasıyla yattıkları odaya giren ihtilalin büyük adamı dirayetli komutan, başı sarılı teyzeme '' sen başını sardın burda karınla yatıyorsun, ben seni arıyorum öylemi diye, dipçikle sert darbe vurunca ben anca uyandım ..
Kalın sesli Gürcü kökenli teyzem, saçını açıp kadın olduğu ispatlayana kadar iki dipcik daha payına almış oldu
.........ve o büyük komutan babamı kaçırdığını anlayınca yüzündeki ifadeyi görmek için neler vermezdiniz.
Öyleya sen ki Atatürkün okul numarasıyla büyümüş büyük komutan ki tâ tarlalardan karga kovalayarak başladın vatan savunmasına güçlü ordunun güçlü subayı nasıl dumur olursun.....
Sığınacağı tek liman olan olan 4 yaşındaki çocuk bendenize gelir aşağı eğilir ''oğlum söyle baban nerde ''Nasıl dört yaşındaki bebeden yardım alırsın, sen büyük komutan yakıştı mı sana demek isterdim ama daha konuşmayı zor öğreniyorum lakin ''babam burda yok ben bu içerde dayımla yatıyorum'' diyebildim .
O zaman dayımın nerde olduğunu sordu
Küçücük beyinden ancak bu kadar yalan çıkabilir bende cevap yok...
Ama bu ülkede büyük adam olabilmek için büyük yalanlar öğenmem gerektiğini daha sonra öğendim.
Rahmetli çile kadını anneciğim dayısı şehre gitti, burda oğlumla yatardı bu elbiselerde dayısına ait diyebildi .
Komutancağız dumura uğramadığını azıcık kabul ederek, sert fakat altı boşalmış eda ile gidelim dedi( Çıkarken yüzünde ki g.. olduk ama üç dipcik bari attık edasıyla...........)
Saat üçten yediye kadar, yaşadıklarım beynimde hep bir travma olarak kaldı. Hiçbir zaman hiçbir yerde unutamadım. Kaybolan devlet otoritesinin yeniden tesisi içün okuyalım okutalım unutmayalım unutturmayalım... uyumayalım Çünkü tüm ihtilaller tek merkezden tek elden tek amaç için yapılır.
Her Aralık ayında neden travma yaşarımın cevabı belkide burada gizli!
Doğru yolda olana selam olsun!
Ferda AKGÜL
akgulgida@hotmail.com
