FERDA AKGÜL

FERDA AKGÜL

Sabrın Hududu
akgulgida@hotmail.com

RİSK VE İMAN

20 Mart 2015 - 11:43


 

 (Bir Saklı Köy Hikayesi)

Rızkın 10/9 unun ticarette olduğunu bilen, lakin ticareti Yahudilere bırakan ümmetiz.

Dünyayı ticari zakası ile ele alan Yahudilere de, hakareti ve aşağılamayı erdem sayan mantaliteye sahibiz .

Yahudiler neden böyle yaparmış cık cık çeken zavallılarız.

Herkes işini yapıyor!

 

                Devletin kapısını iş kapısı olarak görmeyen, devletini vergi ve kazançlarla destekleyip, ve  hayatını mücadele ile geçiren tüm müteşebbis iş adamlarını küçük esnafımızı, bakkalımızı, manavımızı siz okurlarımızın nezdinde bir kez daha kutlamadan geçmek hadsizlik olur.

Dünya AVM ler gerçeğinden geri döndüğü içinde, bu meslek gruplarına ayrıca saygı duymak gereklidir diye düşünüyorum.

 

Bizim için sıradan olanlar, başka bölge insanı için ulaşılmaz gibi gözüken farklar olduğunu İzmir’li bir dostumun küçücük bir dere kenarında ne olur burada bir çay içelim dediğinde ihata ettim .

 

İşte bu farklardır bizi biz eden .

Bu farklardır bizi Ticarete adapte eden .

Onlar bize bizde olmayanı makul fiyatlarla sunarken, bizde onlara kendilerinde olmayanı makul fiyatlarla sunarız.

Bunun için paradan para kazanma yolu olan faiz haram, alış veriş helal görülme mişmidir..

İşte bu ticari çalışma ruhuyla, ABD doları ile hac ibadeti yapmaktan kurtuluruz .

 

Bir ‘’Saklı Köy’’ gerçeği;

 

İmam- Hatip lisesi yıllarından tanıdığım kardeşim, arkadaşımın,

Bulancak şartlarında, güzel kelimesinin hafif kaldığı, restoranına gittim.

Daha hizmet vermeye yeni başlamış olan, bu mekanın da  aynı lise yıllarında ki samimiyeti ile bizi karşıladı .

Bay, bayan mescidi , siz yemek yerken, geleceğimiz çocuklarımızın oyun alanı, çocuk parkının da içinde bulunduğu, oyun alanı ve özellikle Arap turistlerin dikkatini çekeceği, nehir ve yeşilliğin tam ortasında ki duruşu ile hoş mekanından sizi habersiz bırakmak siz dostlarıma ihanet olurdu!

 

Kaç saat uyuyorsun ve tatilin ne kadar diye sordum Ali Yavuz’a

Bana tebessümle bakarak ‘’uykuya zaman ayırmak ihtiyaç ama, tatil ne demek bilmiyorum’’ dedi.

Çünkü esnaf iş adamı, tatil nedir gerçekten bilmez .

Başarılı işletmeciler işini tatil yaparlar demek istedi.

Sonra aklıma atomu parçalayan Albert geldi.

Ve onu arkadaslarının eğlenceye götürdüğü geceki sözü ;

Ben burada sıkıldım beni laboratuarıma götürün.

 

Ülkemdeki tüm insanların bireysel risk aldığı, her birinin tüccar zekası ile hayata baktığı bu ve benzeri işletmelerin daha da artmasını temenni edelim.

Saklı Köyde açık menüyle buluşmak temennisiyle .

Doğru yolda olana selam olsun!


Bu yazı 1801 defa okunmuştur.