Bu ülkede bir zamanlar burnundan kıl aldırmayan, her şeyin en iyisini bilen meslek grubu vardı…
Öğlene kadar çalışır, öğlenden sonra özel işine bakar.
Ona para vermek için bile, sıraya girerdin ..
Halk arasında duyduğum laflardan biriydi..
‘’SAĞLUR İNEĞİMİ SATTIM BIÇAK PARASI VERDİM’’
Bu adamların her şeyi özeldi ..
İçki içtiği yer
Kaldığı otel
Bindiği araba
Selam verdiği insanlar
……..
Nede olsa bunlar her şeyi bilen büyük adamlar dı …
Gün oldu devran döndü bir adam çıktı dedi ki …
Sizden büyük ben varım, adam gibi olacaksanız olun yoksa. sizden başka büyük adam olduğunu size göstermek için gerekirse ülke dışından büyük adamlarda getiririm …
Tabiî ki bizim ülkenin büyük adamları posta koydular …
Ama bizim adam bunları yemedi….
Şimdide çıkmış bir adam adli yıl açılışında diyor ki ;
Ben yargıyım benden büyük adam yine yoktur .
Çünkü bende seçkin adamım benim tuvaletim bile özel
Bir daha yolunuz düşerse, adaletin tecelli ettiği adliyede tuvaletin kapısında ki şu yazıya dikkat edin
‘’hakim ve savcılara aittir’’
yani başkası giremez…
Eee ben sıkıştım ..
Tutacaksın aga
Buraya şeyapmak için okuyacaksın .
Hakim olacaksın savcı olacaksın …
Yani kısaca haddini bileceksin ..
Allah’ın köylüsü sen kimsin buraya girmek kim…
‘’Kanunlar önünde herkes eşittir’’ tuvalet hariç..
Züğürtağa filminin meşhur repliğidir
Ağanın Po..üstüne po..olmaz ..
Adalet ile eşitlik arasında ki ince çizgiyi ihata edemezsek bunları daha çok yaşarız.
Doğru yolda olana selam olsun.
