Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Sekbanbaşı İbrahim Ağa Camii

13 Ocak 2019 - 19:24


Sekbanbaşı Camii, Unkapanı’ndan çıkarken sağ tarafta Gazanfer Ağa Medresesinin az aşağısındaki yapı adasında bulunuyordu. 





İstanbul’un fethinin arkasından şehitlerden Sekbanbaşı İbrahim Ağa adına Camii inşa edilmiştir.

 

Ayvansaraylı Hüseyin Efendi Hadîka adlı eserinde Sekbanbaşı’nın şehit oluş tarihini 902 (1496/97) olarak verir ve kabrinin mihrab önünde bulunduğunu da bildirir.

 

Sekbanbaşı Camii İstanbul’un büyük yangınlarından birinde 19. yüzyılın ilk yarısında harap olmuştu. Kapı üzerinde duran Sultan Mahmud tuğrasının altında 14 mısralık manzum bir kitabede Camii'nin harap bir halde dururken Sultan II. Mahmud’un ikballerinden Sultan Aziz’in annesi Pertevniyal Sultan tarafından 1254 (1838) tarihinde tamir ve ihya ettirildiği bildiriliyordu: “ …Hemen bu cami kalmış gerçi viran ve harab ancak/ Nasib oldu bunun ihyası ber tâb hulûsane / ki oldur mader Sultan Abdülaziz efendinin/ Muvaffak oldu hakka ”Pertevniyal” Hanım bu ihsâne..”

İstanbul’da büyük değişiklikler yapılırken 1940 yıllarında Unkapanı’ndan Yenikapı’ya uzanan geniş bir bulvar açılması da kararlaştırılmıştı. Şehircilik uzmanı Henri Prost, Atatürk Bulvarı adı verilen bu caddenin şehrin Marmara kıyısında tasarlanan merkezinin Beyoğlu semtine bu cadde ile bağlanmasını düşünmüştü…Bulvar açılırken iki tarafındaki eski eserlerden birçoğu yol üzerine isabet etmemelerine rağmen, ileride arsalarını satıp gelir sağlamak düşüncesiyle yıktırıldılar. Bunlardan biri de Sekbanbaşı İbrahim Ağa Camii oldu.

 

Eser 1943′de yıktırıldığında burada bulunan mezar taşları gibi, daha birçok parçalar ile birlikte Pertevniyal Sultan’ın adını veren 14 mısralık kitabe de bilinmeyen bir yere götürülmüştü.

KONUYLA İLGİLİ ESKİ BİR HABERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ


Sekbanbaşı Mescidi

TARİHİ                     :

Beyazıt’a Yakup Ağa Fırın Sokakta, Hasan Paşa Hanı’nın hemen arkasına bitişik fevkani camiidir. Hadika, camiin fevkani olduğunu ve Fatih’in Sekbanbaşı Yakup Ağa tarafından yapıldığını zikreder (1).

Hiçbir özelliğe sahip olmayan cami, 20 yıl öncesine kadar harap bir haldeydi 1969’ da onarılmış ve minaresi yeni baştan inşa edilmiştir (2).

Vakıf Tarih Defterinde, Sekban Başı Yakup Bey adıyla 51 dükkan Vakıf olarak zikredilmektedir. Toplam 13.078 akçeye ulaşan gelirden imama 4, meezzine 3, hasır ve yağa 1, tamire 2 ve zemin mukatasına yılda 12 akçe ayrılmakta, Şart-ı vakıf sırasında bu masraflardan sonra kalan yıllık 9508 akçenin üçte birini zaviyesine, biri rakabeye ayrılacağı belirtilmektedir (3).

MİMARİ YAPISI     :

Cami, 466 metrekarelik bir iç alana ve tek şerefeli bir minareye sahiptir. 4,85 m. Derinliğinde bir son cemaat yeri vardır. Duvar kalınlığı ise 65 cm. dir Son cemaat yerinin üstü iç mahfil olarak harime katılmıştır. Camiye 11 basamakla çıkılmaktadır. Altında dükkanlar mevcuttur.

Caminin banisi Yakup Ağa’ nın Aksaray’ daki zaviyesinde medfun olduğu Hadika’ da belirtilmektedir (4).

MEŞRUTASI            :

Caminin İmam odası, abdest alma yeri ve WC si olup, bir İmam-Hatibin görev yaptığı camide, vakit namazlarda ortalama 45-50, Cuma namazında 350-400 cemaati bulunmaktadır.


Bu yazı 1696 defa okunmuştur.