insan yağ dokularındaki en son doğal şekeri imha etmek, insan bedenindeki tahribat için sağlık-ilaç-hastane-eczane ve tarım sektöründe acımasız projeler vardır…
GDO’lu nişasta bazlı mısır şurubu çok ucuz şekeri sofralara taşımak, bir emperyalist uygulamadır. Hammaddesi şekere dayanan Ülker gibi bir gıda devi şirketini satın almak bir küresel proje olup, tıpkı 17 yıl başkanlığını yaptığı eski başbakan Şükrü Saraçoğlu’nun adını kaldırıp “Fenerbahçe Ülker Arena” yapmak gibi…
Örneğin, Bayer, hem eczanelere insan sağlığını iyileştiren ilaç üretiyor, hem de insan sağlığını bozan tarım ilacı üretip aynı rafta satıyorsa bu işin altında bir bit yeniği ve buzağı aramak lazım. Kanser ve çeşitli hastalıklar niçin katlanarak artıyor?
Bir zamanlar Turgut Özal, halkın elindeki yerli tohumları ofislerde toplayıp, sonra imha ettirdikten sonra İsrail kaynaklı tek ekimlik GDO’lu tohum verdirerek genlerini bozduğu milyonlarca hasta ve ölen insanın ağır vebalinden sorumludur ama derin bilgiden mahrum bu toplum bireylerinin işi, sosyal medya yalanlarıyla birbiriyle uğraşmak, tetikçilik yapmak, birbirine iftira ederek sürü halinde yaşayarak hayat sürmekte ne yazık…
EMPERYALİST KÜRESEL ŞİRKETLERİN MİLİMETRİK HESAPLAŞMALARI AŞAMA AŞAMA AYNEN ŞÖYLEDİR:
1- Türk gıda devi ÜLKER, İngiliz devi United Biscuits’a satılır,
2- Türkiye'nin doğal şeker fabrikalarına Yahudi ABD CARGİLL ŞİRKETİ talip olur,
3- Fenerbahçe Stadının ismi ÜLKER ARENA’YA dönüştürülür, çünkü tarihten gelen maddi kayıplar geri alınacaktır,
4- Sebepler ise; 2. Dünya savaşı yıllarında, savaşa girmemek için didinen, 1942 tarihinde mecliste yaptığı konuşmada “Biz Türküz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız” diyen Başbakan Şükrü Saraçoğlu, Ermeniler ’den % 232’si, Yahudiler ’den % 179’u, Rumlardan % 156 VARLIK VERGİSİ alır,
5- 17 yıl boyunca başkanlığını yaptığı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı, Ülker’in United Biscuits’le beraber “FENERBAHCE ÜLKER ARENA” olarak isim değiştirilir, böylece 1942’li yıllarında kendilerinden alınan % 179 varlık vergisinin hesabı bu şekilde geri alınır
HİLMİ DEDEOĞLU
