Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

ÜLKEMİZDE TÜTÜN VE TÜTÜN KAÇAKÇILARI

23 Kasım 2020 - 20:37

TÜTÜN “REJİ”Sİ VE

ÜLKEMİZDE TÜTÜN VE TÜTÜN KAÇAKÇILARI

1800 lü yıllar. Osmanlı borç batağındadır. Sürekli borçlanmakta ve borçları borç ile çevirmektedir. Alınan borçların yaklaşık %45 i eski borç ödemelerine %35 i komisyon ve rüşvetlere gitmektedir. Geriye kalan %20 si ise üretime değil cari harcamalara gitmekteydi.

Borç sarmalına girilmiş birikim yapılamıyor, vergi ve harç gelirleri arttırılamıyordu. İhracat ise yok denecek kadar azdı.

Öyle ki sadrazam Keçecizade Fuat Paşa açıkça “Bu devlet istikrazsız (borçsuz) yaşayamaz.” demekteydi. Paraya ihtiyaç ve talep olunca da faizler artıyor Osmanlı devletine borç vermek çok karlı oluyordu.

 

Uzun yıllar devam eden bu durum nihayet 1873 yılında  Dünyada ortaya çıkan ekonomik kriz ile son buldu. Artık Osmanlı devletine borç vermek hem çok riskli hem de verecek kimse kalmamıştı.

20 Aralık 1881 yılında da Sultan II. Abdülhamit devletin iflasını içeren Muharrem (Ramazan) Kararnamesi’ni ilan etti. Muharrem Kararnamesi bir nevi borç erteleme yani borçları ödeyememe durumu bir nevi iflas ilanıydı, Osmanlı Devleti tüm Dünya’ya artık borçlarımı ödeyemiyorum demiş  adeta “benden bu kadar artık ne yapıyorsanız yapın” demişti

 

Bu ilan sonrası Osmanlıya borç veren Avrupa devletleri ve yabancılar ayağa kalktılar, hatta borç verenlerden intihar edenler bile oldu. Sonunda Avrupalı alacaklıların temsilcileriyle birlikte hazırlanan kararnameyle Osmanlı’dan alacağı olan devletlerin temsilcilerinden oluşturulacak Düyûn-u Umûmiye İdaresi’nin kurulması ve Osmanlı’nın belli başlı gelir kalemlerine el koyması kabul edildi.



 

1882 yılında İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan’ın birer temsilcisi, Galatalı bankerlerin iki temsilcisi ve bir Osmanlı temsilcisinden oluşan Duyûn-u Umumiye kuruldu. Osmanlı temsilcisine oy hakkı bile verilmedi.

Bu duyun-u umumiye kurumu Osmanlı devletinin

*Tütün ve Tuz tekeli

* Damga pulu

* Alkollü İçecekler vergisi

* Edirne-Samsun-Bursa İpek öşrü

* İstanbul’da alınan balıkçılık vergileri

* Tömbeki vergisi

* Gümrük vergileri

 

Kendi nam hesabına toplayacak ve alacaklarına mahsup edecek.

Bu kurum süratle organize olarak 26 bölge müdürlüğü ile 720 il ve ilçe müdürlüğü kurdu. Müdür ve yöneticiler genellikle Avrupalılar ve azınlıklardan seçiliyordu. Çalıştırdığı memur sayısı 8.931 kişi idi.

Kurulan Duyun-u Umumiye Devletin içinde ikinci bir maliye bakanlığı gibi çalışıyordu.

Duyun-u Umumiye tuz tekelini kendisi çalıştırdı. Tütün tekelini ise 30 yıl boyunca iki bankanın kontrolündeki “Tütün Rejisi” ne bıraktı. Tütün rejisi her yıl elde ettiği kardan 750.000 lirayı Duyun-u Umumiye verecek kendisi ise %8 kar alacaktı. Bunlar düşüldükten sonra kalan gelir Duyun-u umumiye ve Osmanlı devleti arasında paylaşılacaktı.

 

20 BİN KİŞİ ÖLÜDÜRLMÜŞTÜR

Serbest olan tütün ekimi ve alım satımı tamamen tütün rejisine bırakıldı. Reji tütün alım fiyatları düşük satış fiyatlarını yüksek tutunca Tütün kaçakçılığı arttı. Reji bu kaçakçılığı önlemek için kendi özel jandarmasını (Kolcular) kurdu ve silah taşıma ve kullanma yetkisini aldı.

Anadolu çiftçisinin ürününü Reji’den başkasına satması yasaktı ve Reji ne fiyat biçerse kabullenmek zorundaydı.

Ufacık çocuklar Reji için tütün tarlalarında, sigara fabrikalarında zorla çalıştırıldı. Hayatta kalabilecek parayı kazanabilmek için ürününü Reji’den kaçırmaya çalışan köylüler ile tütün kaçakçıları Reji’nin kolcuları tarafından avlandı. 20 bin civarında köylünün Reji kolcuları tarafından öldürüldüğü düşünülmektedir.

Reji idaresi o kadar kuvvetli bir hale geldi ki Osmanlı devletine faiz ile borç para verir hale geldi.

 

NİHAYET

Milli mücadelenin zaferle sonuçlanması akabinde Lozan anlaşması ile ülkemizin ve halkımızın başına bela olan bu Kapitülasyon dediğimiz Duyun-u Umumiye ortadan kaldırılmıştır. 1925 Yılında ise bu tütün rejisi denilen kurum devletleştirilmiştir. Kalan borçlar ise Cumhuriyet döneminde 1954 yılına kadar taksitler halinde ödenerek kapatılmıştır.