KIRLANGIÇLARI HEP ÇOK SEVDİM.
**Ayvalık’ta bir açık hava Otelindeyim, Resepsiyon da açıkta. Resepsiyonun köşesinde bir kırlangıç yuvası var; **
**Üç yavru, kafalar dışarda, gagalar açık. Anne ve baba gidip gelip yiyecek getiriyorlar ve ayrı zamanlarda geldikleri için birbirlerini görmüyorlar. **
**Anne birinci yavruya yem veriyor, birazdan baba gelip ikinciye, anne tekrar geldiğinde üçüncüye, baba gelip birinciye. İnanılır gibi değil, sırayı hiç şaşırmadılar: ADALET.**
**Akşama doğru sudan çıktım, baktım yuvaya siyah bir kedi yaklaşmış. O ufacık ana baba canhıraş bir şekilde dalıp, çıkıp kediyi uzağa kadar kovaladılar: CESARET.**
**Otel sahibi şunları anlattı: bahar başlarında göçten döndüklerinde yuvanın bulunduğu bölümün kapalı olduğunu görünce, resepsiyon görevlisinin kaldığı odaya girip çıkıp onu uyandırmışlar: AKIL.**
**Sabah su içmek için fiskiyenin üzerinde dolaşıp çığlıklar atıyorlardı, ta ki fiskiye açılana kadar: İLETİŞİM.**
**Yuvalarını öyle bir yaparlar ki yıllarca dayanır: KALİTE.**
**Yazları sıcak ülkelere göç ederler: YENİLİK.**
**Onların yaptığı yuva, diğer kuşların saman çöplerini üst üste koyarak yaptığı dingildik yuvalara hiç benzemez. Benzer bir yuva yapabilen başka bir kuş yoktur: FARKLILIK.**
**Hiç kırlangıçları bir yerde pineklerken hatırlıyor musunuz?**
**Devamlı uçarlar: ÇALIŞKANLIK.**
**İnanılmaz hızlıdırlar, su zerresini havada yakalarlar: HIZ.**
**Binlerce mil uzaktan hep aynı yuvaya dönerler. Ömürlerinin sonuna kadar yuvalarına bağlıdırlar: YURT SEVGİSİ**
**Kırlangıçları hep çok sevdim.**
***Ahmet Şerif İzgören***


YORUMLAR