Bugun...
Vali Recep Yazıcıoğlu'nun 17. Ölüm yıldönümü anısına...


Tahir Bulut Gönül Defterimden
tahirbulut@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-09-2020 00:07

Hele bakın şu Devlet-i Âliye

İl başkanı emir verir valiye
Nerde bizim Recep Yazıcıoğlu
Bunlar beni döndürüyor deliye

Tahir Bulut

Adnan Kahveci&Recep Yazıcıoğlu

İkisi de aynı yörenin insanı.
Yokluğu bilen, yoksulu tanıyan iki cesur yürek.!
Biri siyasetçinin, diğeri bürökratın nasıl olması gerektiğine örnek iki mümtaz insan.
Hayata beraber başlamışlar ve ne yazık akıbetleri de aynı olmuş birkaç yıl arayla.!

Ölüm yıldönümü olması nedeniyle bizim valiyi önce yazıyorum.
Onun sıfatlarını yazarken büyük harfle başlamıyor ve "Sayın Vali" demiyorum çünkü, o tekil değil çoğuldu; benim valim değil, bizim valimiz idi.
Devletin valisi idi; siyasetin değil.
Şimdiki valiler gibi; hatasız bir cumle kuramayan bazı siyasi il ve ilçe başkanlarından değil, yasalardan ve vicdanından emir alan ve bunları nevi şahsına münhasır yöntemleriyle harmanlayıp tatbik eden kişilik idi.
Her zaman görevini hakkıyla yapmanın rahatlığı ve cesaretiyle hareket edip siyasi erkten korkmadı.
Çünkü icraatlarında bir pürüz, leke ve şahsi çıkar yoktu.
Neden korksun du?
Kimden korksun du?
Akşam çalmadı ki, sabah korksun du.!
Biliyordu ki, böyle bir insandan hesap sorana halk da hesap sorar.
İcraatlarında despot görünse de, o an kızanlar bile sonradan anlıyorlardı bu uygulamaların toplum yararına, dolayısı ile kendi yararlarına olduğunu.
İnsanlık çarşısında her zaman başı dik gezdiği gibi, siyaset karşısında da eğilmedi.
Yaşamı çok yazılıp çizildi.
Roman oldu.
Dizi oldu.
Film oldu.
Bunların üzerine bir şey eklemek "sıradan" olur.
O, sıradan biri değildi ki; ne haddime onu sıradan biriymiş gibi yazmak.!
Bu ülkeyi seven her kalem ehlini bizim valiyi 41 pare kalem atışıyla selamlamaya davet ediyorum...
3
2
1
Ateeeşşş!!!

Adnan Kahveci'ye gelince:
Asla makam, mevki peşinde olmadı; mebusken meclis çalışmalarından arda kalan zamanda kamerasını alıp vekili olduğu milletin arasına koştu.
Dertlerini dinledi.
Sorunlarını kaydetti.
Bakan iken Başbakan karısı dahil hiç kimse O'na zorla yanlış iş yaptıramadı; ucunda bakanlıktan kovulmak olsa bile...
Belki çocukluğunda Sürmene yaylalarında inek-davar güttü lakin çıkar gütmedi.!
Vergideki kaçağı kontrol altına almak için yazar kasayı getirdi ve kendisinin olan patent gelirini hazineye bağışladı.
Kıyak vekil emekliliğini de tek reddeden vekildir.
Bunu yasal kılmak için öyle muhkem bir şekilde hazıneye bağışladı ki, ölümünden sonra da çözmek mümkün olmadı.
O aziz naaşını hatırlamayan yoktur sanırım 80 öncesi doğan insanlardan ; ayakkabısının altı delikti koca bakanın.
Sene 1993 idi sanırım.
O günden bugüne ne değişti ki, şimdiki bakanlar değil delik ayakkabıyla gezmek; 10 araç ve 50 korumadan aşağı tuvalete bile gitmiyorlar.!
İnsanı anlamak bir sanattır.
Cünkü; insan bir sanat eseridir ve sanatkarı Allah'tır.
Adnan Kahveci'yi anlıyorum:
O, bazen yalınayak, bazen kara lastikle inek gütmüştür Beşköy'ün yamaç otlaklarında.
Sırf bu yüzden tabanı delik ayakkabı bile lüks gelebilir kendisine.
O biliyordu ki; beni bu sefillikten alıp okutan,
Daha iyi yetişmem için Amerika'lara gönderen, bürokrat yapan, vekil yapan, bakan yapan vatanıdır.
Onun için sözde değil, özde "Önce Vatan" demiştir.
Benim O'nu anladığım gibi siz de anlamışsınızdır sanırım?

"İkisini kıyasla" derseniz bizim vali ağır basar.
valimiz özel icraatlarını "emir veren" değil "emir alan" pozisyonunda yapmıştır ve arkasında özel yaşamı da dahil olmak üzere hiç bir şaibe bırakmamıştır.
Bu durum insanlık tarihinde bilmem kaç insana nasip olmuştur.?
Her ikisinde de başta liyakat olmak üzere bilgi, cesaret, sorumluluk alma, dürüstlük, çalışkanlık, kararlılık, devamlılık vs. gibi birçok insanda olmayan vasıfların toplamı vardı.
Onun için Adnan Kahveci oldular.
Onun için Recep Yazıcıoğlu oldular.
Onun için idol oldular.
Onun için örnek insan oldular.
Onun için gönüllerimizde oldular ve olmaya devam edecekler...
Ah.!
Bizi yönetenler hep böyle olsun da ne fark eder sağcı olsun, solcu olsun.?
Sağ ne?
Sol ne?
Önemli olan hizmet değil mi?
Milletin refahı, huzuru, sosyal güvencesi ve korkusuzca istikbale bakması değil mi?
Ey mümtaz faniler.!
İyi ki, aynı bölgede doğmuşuz.!
İyi ki, aynı ülkede doğmuşuz.!
İyi ki hemşehrimsiniz.!
İyi ki vatandaşımsınız.!
Belki ötelerde lakin hep gönüllerde yaşayın.!

Her ikisine de varsa hakkımı helal ediyor, Yüce Mevladan gani gani rahmet ve mağfiret diliyorum.
Nurlar içinde uyuyup mahşerde ak bir alın ile huzura çıksınlar inşâllah.

Tahir Bulut





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI