Bugun...
Bartholomeos ekümenik olduğunu iddia ediyor. Böyle bir hakkı var mı?


Misafir Yazar Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 07-07-2016 03:45
TC Abdullah Özçilingir Galataport'tan sonra sıra Haliçport'ta
 
“Haliç'ten Deniz Kuvvetlerini çıkarttılar. 
Tam Fener Rum Patrikhanesi'nin karşısı, mücavir alan. “Efendim burayı satıyoruz” denilecek ve ABD pasaportlu iki tane Yunanlı veya Yahudi gelip, bastıracak 250 milyon doları satın alacak”.
 
Fener Rum Patriği Bartholomeos'un Kudüs patriğini yargılamasının ardından, 10 Kasımda, Kıbrıs patriğinin seçimi nedeniyle, tekrar şeriat mahkemesi kurup gövde gösterisi yapmak istemesini, gelişmeler karşısında AKP hükümetinin vurdumduymaz politikalarını Araştırmacı-yazar Aytunç Altındal'la konuştuk...
 
Fener Rum patriği Bartholomeos ekümenik olduğunu iddia ediyor. Böyle bir hakkı var mı?
 
Bu son derece önemli ve kilit bir kavram. 1453 yılından bu yana patrikhanenin ekümenik sinodu topladığı görülmüş değil. 1431 yılında topladığı bir sinod var ve bu da tamamen dinle ilgili bir sinod'dur. Diyorlar ki, o sıralarda Roma kilisesi ile, Doğu Roma İmparatorluğu'nun kilisesi olan patrikhane arasında dini nedenlerle çatışma vardı. Ve o çatışmanın konusu da Tanrı'nın ışığı var mıdır yok mudur şeklindeydi. Tanrı bir ışık olarak insanlara gözükür mü gözükmez mi tartışmasıydı.
Bunların o ekümenik kararlarını Vatikan bile kabul etmiyor. Fener patrikhanesi, Ortodoks Patrikhanesi herhangi bir şekilde ekümenik konsil, sinod, meclis veya başka bir ad altında toplantı yapması yasaktır.
 
Buna rağmen neye dayanarak istediğini yapabiliyor?
 
ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi var. Bu projede patrikhane koçbaşı statüsünde. Bu nedenle patrikhaneye önce Vatikan tarafından bazı kutsal emanetler verildi. Çünkü bu patrikhanenin elinde hiçbir kutsal emanet kalmamıştı. Dördüncü haçlı seferi sırasında hepsi alıp götürülmüştü. Dolayısıyla birkaç tane kutsal emanet verilerek kiliseye yeniden bir merkez temin edilmeye çalışılıyor. Kim temin etmeye çalışıyor. Tabii ki ABD ve İsrail. Buradan baktığımız zaman, geçen şubat ayında, aslında beşi Yunan vatandaşı olan ama değişik ülke pasaportu taşıyan altı yabancı sinod'a metropolit olarak atandı. Ben o sırada Abdullah Gül'e konunun çok tehlikeli olduğunu defalarca anlattım. Gül bana “evet kilise haddinden büyük işlere kalkışıyor. Takip ediyoruz ve de edeceğiz” dedi. Bugüne kadar herhangi bir sonuç çıkmadığına göre herhalde halen takip etmekteler.
 
Türkiye patriğin ekümenik sıfatını kabul ettiği takdirde neler olur?
 
Şimdi bu altı yeni üye, Kıbrıs veya başka bir ülke konusunda patriğe ekümeniklik yetkilerini kullanma hakkı veriyor. Bu da bizim anlattıklarımızı zaten doğruluyor. Çünkü eğer Türkiye Cumhuriyeti, bu adamın ekümenikliğini kabul ederse, iç hukuk adı altında, aynı yetkileri bu defa Türkiye için kullanacak. Ve Türkiye'deki mevcut siyasal yapı dışına çıkarak, Hıristiyan şeriat yasalarını kendi hakkıymış gibi kullanmaya başlayacak.
Kıbrıs neselesinin önemi buradadır. Yani Kıbrıs veya başka bir kilise bu hiç fark etmez. Bu gelişme onun ekümenikliğinin Türkiye'de kabul ettirilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti, bunu şu veya bu şekilde kabul etmesi halinde; adam diyecek haklı olarak “ben ekümenik miyim? Ekümenikim. Öyleyse bana ekümene gösterin. Bana bir yer gösterin. Benim ekümenikliğim nerede geçer?” İşte devlet içinde devlet, Vatikan gibi oluşum bu demektir.
Onun için Kıbrıs veya başka bir kilise meselesi hiç fark etmez. Bunların bir tanesini, şu veya bu şekilde Türkiye ile ilgili gözükmese bile, ilk etapta aldığı kararlar Türkiye'yi bağlar mahiyette olacaktır




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI