Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

Bharara'nın Zarrab davası, Trump'ın İran'ın “kolunu kanadını kesmek”

05 Aralık 2016 - 04:51


ABD başkanlık seçimlerini Donald Trump'ın kazanması, Ankara'da hükümet çevrelerinde büyük memnuniyet yaratmıştı.

Ama geçen bir ay içinde, 

Trump'ın daha başkan koltuğuna oturmadan attığı adımlar nedeniyle,

bu memnuniyet yerini yavaş yavaş endişeye bırakmaya başladı.

Bakın nasıl?

ABD'de federal savcılar başkan tarafından atanıyor. 

Toplamda 93 federal savcı var.

Donald Trump, 

başkan seçildikten sonra bu 93 federal savcıdan sadece bir tanesi ile görüştü ve “görevine devam etmesini” istedi.

Bu savcı, Türkiye açısından da tanıdık bir isim…

New York Güney Eyalet Federal Savcısı Preet Bharara…

Bharara'yı Türkiye yakından tanıyor çünkü kendisi, ABD'de tutuklu bulunan Reza Zarrab'ın davasının savcısı…

Ayrıca, 

Zarrab davasıyla bağlantılı olarak bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “FETÖ'cülerle ilişkili” dediği savcı…

İktidar partisi, 

ABD başkanlık seçim sürecinde, FETÖ'cülerin bağışlarıyla kampanya yürüttüğü için 

Demokrat Başkan Adayı Hillary Clinton ile köprüleri en baştan atmıştı.

Trump'ın seçimiyle, 

FETÖ konusunda ABD'nin ciddi adımlar atacağı beklentisi hakim olmuştu.

Ancak Trump, 

daha koltuğa bile oturmadan, 

Ankara'da iktidarın en üst düzeyde, Cumhurbaşkanı/Adalet Bakanı'nın açıklamalarıyla müdahil olduğu davada, 

en istenmeyen adımı attı.

Peki bu adımın atılmasında gerekçe ne olabilir?

Dava dilekçelerinde Türkiye'nin adı sık sık geçse de, 

aslında Zarrab davası doğrudan İran'la ilgili. Zarrab, İran'ın Devrim Muhafızları gibi askeri kurumlarına finansal destek sağlayarak, İran'a yönelik Amerikan ambargosunu delmekle suçlanıyor.

Demokrat Başkan Obama'nın

“İran'la barışma” adımlarının aksine, Trump'ın seçim kampanyasını oturttuğu dış politika ayaklarından biri,

İran karşıtlığı idi.

Bu açıdan, Bharara'nın Zarrab davası, Trump'ın İran'ın

“kolunu kanadını kesmek” 

amacıyla aynı doğrultuda ilerliyor.

***Bu açıdan Trump'ın Bharara adımı, izleyeceği dış politika önceliklerini de gösterir mahiyette… 

Trump, Ankara'dan yükselen aleyhte seslere rağmen Bharara'yı yerinde tutarak, izleyeceği dış politikada Türkiye'nin öyle beklendiği gibi 

“öncelikler arasında” olmayacağının da işaretini vermiş oldu.