Ağzım doluyor
Ağızlar dolusu küfredecem
Kendimi Zor tutuyorum!
Damat Ömer Faruk Kavurmaci
Gulluoglu
Ve esas bomba
Bank Asya Eski Yönetim Kurulu Başkanı
Erhan Birgili de ufak bir ceza ve sonrası tahliye edilmiş!
Sen Bank Asya ya 5 Kuruş yatıran odaciyi tut
Yönetim Kurulu Başkanı ni tahliye et!
Ya Rabbi aklımıza mukayyet ol,
Ben böyle Adaletin....
El altından Teker teker Feto culari biraktir
Sonra da Feto yla mücadele...
Sevsinler sizi de Feto yu da!
Yarın öbürgün Fetoyu ezeli ve ebedi düşman ilan eden bizleri Feto cu diye Alirlarlarsa şaşmayın sakın derim!
Ulan
Esas Feto bendim
Sen Feto ya yani bana
niye bu kadar küfür hakaret ettin,
Derlerse de şaşmam artık!
Ufak ufak bunun emmarelerini görmüyorum değil hani...
----------
"Vatan,
millet,
devlet kavrulmuş ama
Kavurmacılar aklanıyor,
baklavacılar adaletten kaçırılıyorsa kesinlikle çözülmesi gereken bir sorun vardır”
-----------
İlk defa da bunu benden duyun istedim!
21 Aralık 2013 tarihinde sabah7-8 sıralarında
27.Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi
Nöbetçi olmadığı halde Nöbetçi olan
Reza Sarraf
S.Kaan Çağlayan
Barış Güler
Süleyman Aslan
Happanileri ve Diğer 9 kişiyi tutuklayan hakim hakkında ne işlem yapıldı?
Ben biliyorum
Şu an bile nerede hangi mahkemede görev yaptığını
Madem Reza Kaan Barış Süleyman kumpasa kurban gitti
Bu Kumpasın içinde yer alan Hakim niye halen görevde?
--
Tuncay Sever
Turgut kardesim bu sizlerin banabuyuklerimizin bir lafini hatirlatti ..komsuda gurultu oldumu fazla merak edip mudahele etmeyin onlar ailedir yarin kardesler barisir siz kotu olursunuz derlerdi aile ici gesimsizlik birgun biterse şaşırma
-
15 Temmuz'da tankların altında can verenler kurtardı ülkeyi işgalden.
Gündüz ekmeğimizin peşinde koşarken,
geceler boyu vatan nöbeti tutanlar.
Yorgun geceler.
Gergin geceler...
-Darbe destekçileri,
ByLock kullanıcıları uyduruk sebeplerle teker teker tahliye edilirken,
-"Koltuk sahibi" FETÖ'cüler,
burnundan kıl aldırmadan bulundukları koltukları muhafaza ederken,
-Şehit ve gazi yakınları,
olan-biteni mahsun ve masum gözlerle izlemeye devam ederken...
Yargı bağımsızlığının arkasına sığınarak,
toplumun kanayan yarasına tuz basmak,
gerçekten hem vicdanlarda karşılık bulmuyor,
hem de akıllarda alabildiğine soru işaretleri bırakıyor.
Ve bu soru işaretleri,
yavaş yavaş ümitsizlik duygularına dönüşmeye başladı.
O gece bağımsız yargıyı kurtarmak için canını ve kanını dökmedi millet.
Vatanı işgal etmeye kalkışanlara karşı,
vatanı için verdi kanını da, canını da!
O gün vatanı işgal etmeye kalkışanların tasmasını çözerek,
gözümüzün içine bakıp
sırıtarak volta atması kanımıza dokunuyor.
Bunlarla mücadele etmesi gerekenler;
Milletin hassasiyetlerine duyarsız kalıyorsa,
Göz yumuyorsa,
Yol veriyorsa...
Tek davası;
Dini,
vatanı,
namusu ve ekmeği olanların sesini duymuyorsa,
ilgisiz kalıyorsa,tepeden bakıyorsa...
Muhtaç olduğu nafakası için dahi,
milleti onların tuttuğu kapılara mahkum ediyorsa...
Bu duruma sebep olanlara hakkımızı helal etmiyoruz.
Koltuk,
makam,
mevki sevdası peşinde at koşturup,
milletin ihtiyaçlarına duyarsız kalanlara hakkımızı helal etmiyoruz.
Verilen bunca güçlü desteğe rağmen,
millete ve davasına sahip çıkmayıp, kişisel ikbal peşinde koşanlara hakkımızı helal etmiyoruz.
Kan,
gözyaşı ve
emek hırsızlığı yapanlara hakkımızı helal etmiyoruz...
Bekir Tiryaki
