Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

Kudurdukca Kudurdun! Senin yolun buraya kadarmış KASTOR!

14 Mayıs 2018 - 19:46

Kendini Ak Partinin ve 

RecepTayyip Erdoğan'ın Patronu gibi görüp,

Onun ismi arkasına saklanan

Ona buna İftira Atan 

Ona buna racon kesenlere 

Bu kıssayı iyi okutalım!

Halife Harun Reşid, 

Bermekîlerden olan Veziri 

Cafer bin Yahya ile birlikte, 

“Saray’ın bahçesi”nde gezerken, 

canı “meyve” çekiyor... 

“Elma”yı dalından koparmak için uzanıyor, 

Ne var ki; “orta boylu” olduğu için, meyveye yetişemiyor!..

Veziri Yahya’ya diyor ki;

“Omzuma çık, 

O meyveyi kopar ve Bana Ver!”

Vezir “zayıf” olduğu için, 

“Halife’nin omzuna” çıkıyor ve 

Meyveyi koparıp veriyor...

Meyveyi yiyen Halife Harun Reşid, 

“Çok lezzetliymiş” diyor, 

“Bana bahçıvanı çağırın,

Bu lezzetli meyveyi yetistirdiginden dolayı Onu ödüllendireceğim.”

Zaten az ileride duran ve olan-biteni “hayretle” seyreden bahçıvan gelir

Halife, ona; 

-“Sana bir ödül vereceğim, 

Dile benden ne dilersen” diyor...

Bahçıvan diyor ki;

-“Sultanım, sizden bir tek isteğim olacak... 

Bana, benim Bermekî olmadığıma 

dair bir belge verir misiniz?”

Halife şaşırıyor!..

“Herkes devlet kademesinde görev almak için bir Bermekî şeceresi uydururken, 

Herkes Bermekî olmaya can atarken, 

Sen niye Bermekî olmadığına dair belge istiyorsun ki?..

Kaldı ki, sen bir Bermekî’sin!.. 

Bermekî olmaktan niye kaçınıyorsun?..”

Belge”yi almakta ısrar eden bahçıvan diyor ki; 

-“Evet, bir Bermekî’yim... 

Ama, madem ki, benden bir istekte bulunmamı istediniz... 

Ben bu belgeyi istiyorum, 

Başka da bir isteğim yok!”

Halife Harun Reşid de; 

-“Madem ısrar ediyorsun, 

İstediğin belgeyi vereceğim sana” diyor ve daha sonra da, 

o belgeyi veriyor bahçıvana...

Aradan yıllar geçer...

Halife Harun Reşid, 

Yattığı “uyku”dan uyanır, 

“göz”leri açılır, 

“kulak”ları duymaya başlar...

“Civar ülkelerden gelen uyarılar”ın ve “Halktan yükselen tepki”lerin, 

Hiç de yersiz olmadığını düşünmeye başlar!..

Bermekîler ; 

Halife Harun Reşid’in kendilerine beslediği “BÜYÜK GÜVEN VE YAKIN İLGİYİ İSTİSMAR EDEREK, 

sadece “Saray kademeleri”ni değil, “Eyaletleri de kendi yandaşları ile yönetmeye” başlarlar!..

Devletin her kademesini anlayacağınız bir “ur” gibi sarmışlar, 

En ücra yerlerine bile 

“kendi adamlarını”yerleştirmişlerdir!..

Yattığı “derin uyku”dan uyanan Halife, Bermekîlerin 

“ BİR DEVLET İÇİNDE DEVLET ” kurmak için uğraştıklarını 

“ülkenin her yanını elegeçirdiklerini” ve “kendisini devredışı bıraktıklarını” fark edince, derhal emir verir:

“BERMEKÎLERİ KILIÇTAN GEÇİRİN!..

YAŞLILARINI DA ZİNDANLARA ATIN!”

Emir, yerine getirilir!..

Bermekiler öldürülür.

Peki, “bahçıvan”a ne olur?..

Halife’nin emri üzerine, görevliler “bahçıvan”ın evine de giderler... 

Ya kılıçtan geçirecekler, 

Ya hapse atacaklardır!..

Ama, bahçıvan; hemen, 

“Bermekî olmadığına” dair, 

“Halife imzalı belge”yi gösterir!..

-“Gördüğünüz gibi, ben Bermekî değilim”der ve kellesini kurtarır!..

Kılıçtan geçirme ve zindana atma operasyonu sona erince, 

Harun Reşid, son durumu öğrenmek için “kurmay”larını çağırır ve sorar;

“Emrimi yerine getirdiniz mi?”

Kurmaylar der ki;

“Listedeki herkes; 

Ya kılıçtan geçirildi, 

Ya zindana atıldı... 

Sadece bir adam kaldı... 

Ama, ona dokunamadık, 

Çünkü elinde sizin imzaladığınız 

bir belge vardı!”

Halife; 

-“Hatırladım ben onu... 

Onu bulun ve bana getirin” der...

Bahçıvan huzuruna getirilince, 

Harun Reşid sorar adama;

-“O gün, Bermekî olmadığına dair, benden ısrarla belge istedin... 

Ben de verdim... 

Peki, bugünlerin geleceğini nereden anladın?”

Bahçıvan der ki;

-“Sultanım; Hani, o elmayı koparmak isterken, 

Vezir, sizin omzunuza basmıştı ya... 

İşte o an dedim ki; 

EYVAH, BİZİM SONUMUZ GELDİ!”

Harun Reşid, araya girip; 

-“Ama Vezire Omuzuma çıkmasını ben söyledim deyince, 

Bahçıvan der ki;

-“Farketmez sultanım... 

Sizin, Sultan olarak, vezirinizin omzunuza basmasını istemeniz bir alicenaplıktır, büyüklüktür... 

Siz istemiş olsanız bile, 

Vezirinizin omzunuza basması ise; 

Hem şımarıklık, 

Hem hadbilmezlik, 

Hem de küstahlıktır!..

Sizin omzunuza basıp meyveyi koparmak yerine, 

Pekâlâ beni çağırabilir ve 

benden isteyebilirdi!..

BİR ADAM, VEZİR DE OLSA, 

SULTANININ OMZUNA BASACAK KADAR CÜRETKÂR ve HADBİLMEZ OLDUYSA, BUNUN SONU FELÂKETTİR!.. 

Ben, işte o gün bu felâketi gördüm ve sizden o belgeyi istedim.”

Bunu en çok da sana Söylüyorum Kastor 

Şantaj yaptın 

Göz diktiğin Fakir Fukaranın Malını Arsasını Başbakan Tayyip Erdoğan istiyor 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan istiyor Diye Kendine Akrabalarına Ortaklarına peşkeş çeken Kastor 

Herkes bunu bir defa okuyorsa 

Sen Kastor 1000 defa oku! 

Sen o listede yer al 

Bak bakayım Cumhurbaşkanı nın 

önüne hangi belgeleri koyacağım! 

Gerçi duyduğuma göre 

Cumhurbaşkanı sana 

NİYE ADAY OLDUN 

GİT PARANI ÇEK DEMİŞ 

amma 

Sen Sağda Solda 2.bolge 1.Sira Adayayim diyormuşsun 

Kastor Sana Bir Şans verildi 

Adı 17 Aralık Hırsızlığına Karışıp Fetoya malzeme Verenlerden 1 tek sen kalmıştın sen utanacagina Sikilacagina 

Ders Alacağına 

Tam Tersine azginlastin 

Kudurdukca Kudurdun! 

Senin yolun buraya kadarmış KASTOR!