Av. Turgut Yenilmez

Av. Turgut Yenilmez

Ülkem meselesi
turgutyenilmez@hotmail.com

"YERİM SİZİN FETO YLA MÜCADELENİZİ" DEMEK DÜŞÜYOR!

16 Eylül 2017 - 13:47

Hakkını teslim etmeliyiz. 

Sözcü gazetesi dünkü manşet haberinde çok iyi bir gazetecilik yapmış. 

Haberi yazan da Hande Zeyrek adlı genç bir muhabir.

FETÖ'den yargılanan ve 

30 yıl istenen Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı Subaşı beldesinin 

AK Partili Belediye Başkanı Volkan Yılmaz'a ödül verildi. 

Hem de bu ödülün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a verdirilmesi sağlandı.

Nasıl mı?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bildiğiniz gibi belediye başkanlarını Külliye'de ağırladı geçen gün. 

Orada bazı belediye başkanlarına ödül verildi ama aralarında 

işte bu FETÖ sanığı Volkan Yılmaz da vardı.

Herhâlde bu ödülü verdirenler kimdir, ortaya çıkacaktır.

Volkan Yılmaz hakkındaki suçlamalara, yurt dışı çıkış yasağına ve 

kontrollü olarak serbest bırakılmış olmasına ise fazla girmeyeceğim. 

Haber doğru ise olay çok vahim.

Asıl mesele FETÖ'nün nasıl sinsi bir örgüt olduğunun altını çizmek.

Ne yazık ki sadece CHP değil, 

AK Parti içinde de bu sinsi ve hain örgütün gücünün devam etmesini sağlayan siyasetçiler mevcut. 

Şimdi Kayseri'ye gidelim.

Bu köşede birkaç kez yazdım ve 

Medya Kritik programında da defalarca konuştuk.

Kayseri ;

FETÖ'cülerin kurdukları o örümcek ağını deldirmemeye azmettikleri en önemli ilimiz.

Bildiğiniz gibi orada halen 

71 sanıklı FETÖ iş adamları davası var. Kimileri tutuklu, 

kimileri de denetimli serbest olan 

FETÖ sanıklarından biri de 

Mahmut Hiçyılmaz. 

Kendisi FETÖ sanığı ve aklanmamış olmasına rağmen halen Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanlığını yürütüyor ve buna 

tüm Kayseri iş dünyası, 

TOBB ile siyaset sessiz kalıyor.

Üstelik Mahmut Hiçyılmaz, tarihini açıklamadıkları ama bir ay içinde yapılacağı tahmin edilen yeni kongrede tekrar başkanlığa adaylığını koydu. Propagandasını da Tayyip Erdoğan ile 

4 yıl önce çektirdiği fotoğrafla yapıyor.

Gelelim işin bu FETÖ sanığı adaya 

AK Parti-CHP koalisyonunun verdiği desteğe.

Kayseri Ticaret Odası başkanlığı için iki kişi daha aday oldu. 

Biri MÜSİAD'ın adayı Nedim Olgun Harputlu, 

diğeri de Ömer Gülsoy.

Ömer Gülsoy'u MHP destekliyor. 

Nedim Olgun Harputlu ise tahmin edeceğiniz üzere AK Parti'nin adayı gibi görünüyor.

Böyle diyorum çünkü adaylığını geri çekti. Daha doğrusu çektirildi.

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ekibiyle birlikte 

Kayseri MÜSİAD'ı ziyaret etti 

KTO seçimlerinde mevcut başkan (Mahmut Hiçyılmaz) ve ekibini desteklemek gerektiğini belirterek “Kayseri Ticaret Odası'nı kaybetme lüksümüz yok. 

Bu yüzden başka aday çıkarmayın” dedi.

Bu bilgi iletilince çok şaşırmadım açıkçası. 

Ama iş sadece onunla da sınırlı değilmiş.

Eski Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş'ın da buna destek verdiği söylenince 

Nedim Olgun Harputlu adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Eh, Mahmut Hiçyılmaz'ı CHP de destekliyor.

Hadi buyurun. 

En ufak bir konuda bile bir araya gelip ortak tavır gösteremiyor diye yakındığınız AK Parti ve CHP, nasıl da FETÖ sanığı KTO başkan adayı için bir araya gelebiliyor görün.

Âdeta gurur tablosu.

Bir mağduriyet ve bir itirafçıdan 

FETÖ ile mücadele yöntemleri

Kayseri ve Yalova'daki olayların benzerleri devam ederken, 

FETÖ bir yandan da mağduriyetleri artırarak 2019 seçimlerini tehlikeye sokma mücadelesi vermekte.

İsmi bende saklı bir FETÖ itirafçısı 

ilginç bir mektup gönderdi. 

Ama ona geçmeden önce sizinle 

Erzurum Kent Konseyi Başkanı, iş adamı Aydın Bozkurt'un ilettiği bir olayı paylaşmalıyım.

Adı Buğrahan Erdoğan. 

Aydın beyin kendi yetiştirdiği yeğeninin eşi. Damadı yani.

Ankara Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. 

Babası eski Millî Eğitim Bakanı 

Nahit Menteşe döneminde Müsteşar Yardımcısı Ahmet Erdoğan. 

MHP'li bir aile. Babasının bu görevi esnasında ilkokulu Berlin'de okumuş, sonra Atatürk Anadolu lisesini bitirmiş.

Buğrahan Erdoğan Ekonomi Bakanlığı personeli olarak Berlin Büyükelçiliğinde Ticari Müşavir yardımcısıydı ve 

16 Nisan referandumu sırasında da Berlin'de referandum görevlisiydi. 

Orada bir düzen kurmuştu ve üç yıldır yaşıyordu.

Referandumdan bir gün sonra, yani 

17 Nisan'da Ankara'dan talimat geliyor:

“Siz ve eşiniz diplomatik pasaportunuzu teslim edin ve Türkiye'ye gelin...”

Teslim edip geliyorlar. 

Hem de geçici pasaportla. Ve Atatürk Havalimanında kendilerini bekleyen polis tarafından gözaltına alınıyorlar.

Buğrahan Erdoğan 12 Haziran'a kadar Silivri'de yatıyor ve 12 Haziran'da hakim sadece bir dakika ifadesini aldıktan sonra kendisini serbest bırakıyor.

ÇÜNKÜ...

Dosyada hakkında suç olarak sunulan tek şey 

2011 yılında Ankara'dan Antalya'ya tatile giderken Afyon'da iki gece kaldıkları bir termal otel.

Ne var bunda diyeceksiniz?

Meğer çok şey varmış. 

O otelin sahibi 15 Temmuz sonrasında FETÖ'den tutuklanmış.

Vallahi ben bu delili çok beğendim. Böylece Türkiye'nin yarısını FETÖ'den içeriye atabiliriz.

Buğrahan Erdoğan şimdi ne mi yapıyor?

Hiç, evinde işsiz işsiz oturuyor.

Sabri Suha Mumcu dan Alıntıdır! 

BİZE DE YORUM OLARAK 

"YERİM SİZİN FETO YLA MÜCADELENİZİ" DEMEK DÜŞÜYOR!