HÂN-I YAĞMA
"Yiyin efendiler yiyin,
Bu hân-ı iştiha sizin.
Doyunca,
Tıksırınca,
Aksırıncaya kadar yiyin!"
Bu şiirin başlığı HÂN-I YAĞMA'DIR.
Tevfik Fikret'e aittir.
Tevfik Fikret bir Ittihatçı'dır.
Tanzimat'in birinci,
ikinci donemi şair-yazarları,
sonrakiler hep bu kaynaktan gelmektedir.
Şinasi,
Ziya Paşa,
Namık Kemal..
Abdülhak Hamit,
Şemsettin Sami,
Recaizade Mahmut Ekrem..
Hatta Mehmet Akif.
Askeri sahada şu isimler ön plandadır.
Yani genç subaylar.
Enver Paşa,
Talat Paşa ve Cemal Paşa
askeri öncüleridir.
Başları Enver Paşa'dır.
Padişah damadı olunca baş oluyor.
Ve tabii Mustafa Kemal..
O dönemde,
Abdülhamit'i seven neredeyse yok.
Tüm aydın,şair ve yazarlar,
genç subaylar karşısında.
Aydınlar,
şair ve yazarlar,
askerler birlikte
Sultan'ı devirecek ve vatanı kurtaracaktır.
Sultan'ı devirdiler.
Lâkin vatanı kurtaracak
bu insanlar;
sarayı,
var olan imkânları yağmalamaya başlamıştı.
Sultan'ın devrilmesinden çok mutlu olan Tevfik Fikret, çok geçmeden yukardaki şiiri yazmıştır.
"Han-ı Yağma"
İhtilalcilerin nasıl yağma peşinde olduğunu görmüş ve bu şiiri yazmıştır.
Bu bir pişmanlık şiirdir.
İhtilali ve İtirafçıları desteklemekten Nedamet şiiri.
Tıpkı Rıza Tevfik'in şiiri gibi.
Şiirinin bir dörtlüğünde pişmanlığıni şöyledir belirtiyor:
"Divane sen değil, meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz,
Sade deli değil, edepsizmişiz,
Tükürdük atalar kıblegahına!"
Bu tarihi olayı nasıl güncelliyeceğiz?
Şöyle:
HER DEVRİN YAĞMACILARI VARDIR.
Bu yağmayı yapmak istiyenler,
İktidara gelmek için,
İşlerin kötü gittiğini ve
Ancak kendilerinin iktidarında düzelebileceğini söylerler.
Böylelikle partiler arasında
mücadele başlar.
HALKI DA ÇEŞİTLİ VAADELERLE, HİKAYELERLE, HAMASETLERLE
buna inandırmaya çalışırlar.
ASLINDA KAVGA, DAVA DEĞİL YAĞMA'DIR! .
Tabii bu yağma meşru(!)dur.
Meşru olmıyanlar da
Yasalarla meşrulaştırılır ve
Yağmanın önü tamamen açılmış olur.
Bu yağmanın adı,
BÜROKRAT ATAMALARIDIR .
Bu yağmanın adı,
İHALELERDİR.
Bu yağmanın adı,
MAAŞLARI ARTIRMAKTIR.
Bu yağmanın adı,
VEKİLLERİN SAYISINI ARTIRMAKTIR.
Bu yağmanın adı ,
ÇEŞİTLİ DESTEK(!)LERDİR .
Bu yağmanın adı,
YOLLUKLARDIR.
Bu yağmanın adı,
LOJMANLARDIR.
Bu yağmanın adı,
EK ÖDENEKLERDİR .
Bu yağmanın adı,
KURUMLARDAKİ LOKANTALARDIR .
Bu yağmanın adı,
TAHSİS EDİLEN DEVLET ARABALARIDIR .
Bu yağmanın adı,
GEREĞİNDEN ÇOK KORUMA İNSAN ve ARAÇLARDIR.
Bu yağmanın adı,
EŞE, DOSTA, DAMATLARA, HEMŞEHRİLERERE YENİ İŞ,TİCARET İMKANLARI SAĞLAMAKTIR.
Bu yağmanın adı,
mesai yapma imkânları sağlamaktır.
Bu yağmanın adı,
YURT DIŞI SEYAHAT ve GÖREVLERİDİR .
Bu yağmanın adı,
İLAVE UMRE ve HAC ZİYARETLERİDİR .
Aralarında fark yok mu?
Var.
O da şu:
BİRİLERİ ÇOK YAĞMALAR,
HALKA ve DEVLETE AZI DÖNER.
Diğerleri çok yağmalar,
DEVLETE,
HALKA DİĞERİNDEN DAHA ÇOK DÖNER!
