2004 ten önce
TCK da Erkeğin Zinasi es geçilmiş
Kadının Zinasi Suç Sayiliyordu!
2004 yılında Ak Parti,
“AB uyum yasaları” için
TCK'da değişiklikler yapan yasa tasarısını gündeme getirdi ve Kadının Zinasi da suç olmaktan Çıkarıldı.
Hiç unutmam!
O dönem
“iktidar olup henüz muktedir olamayan” Ak Parti ise,
gelen tepkileri göğüsleyemeyince;
“Zina”ya “ceza” getirmek isteyen teklifini geri çekti.
Geçtiğimiz gün ise,
Aradan geçen 14 yılın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan;
“Zina konusunda yanlış yaptık” itirafı geldi.
“Hata yapmak gayet normal olsa da, hatadan dönmek erdemdir.”
Bence henüz çok geç kalmış sayılmayız.
“İdam”dan başka ceza hak etmeyen çocuk tecavüzcülerini bir kenara bırakırsak…
“Devlet yatak odasından çıksın” diyerek süreci sulandırmaya çalışan “zinaseverlere” inat,
bir an önce zinayı suç sayan düzenlemeyi yapmalıyız.
Biraz daha gecikirsek bu “yanlış”ın ülkemize ağır bir bedeli olacak!
En büyük bedeli ise,
ülkemizi emanet edeceğimiz, geleceğimizin teminatı çocuklar ödeyecek.
Halkımızın yüzde 90’ından fazlasının “Müslüman” oluşu ve
aile bağlarımız sağlamlığı sayesinde,
Türkiye bugün
Yüzde 3’le Avrupa'nın “bekâr anne” oranı en düşük ülkesi konumunda;
fakat zinayı yaklaşık bir asırdan beri suç olmaktan çıkarıp,
yalnızca “boşanma sebebi” sayan Avrupa’da durum içler acısı.
“İttihatçı kafa” tarafından bizlere iki asırdan beridir
“medeniyetin beşiği” diye yutturulan Avrupa,
son yarım asırdır “zina serbestisi” yüzünden büyük bir kokuşmuşluk içerisinde debeleniyor.
Yapılan araştırmalara göre,
Günümüzde Avrupa’da doğan
Her 10 bebekten birinin babası
belli değil.
Tabir caizse;
“Kim kime dum duma” durumundalar.
Hâlbuki zina serbest olmazdan evvel Avrupa’da
“evlilik dışı doğum” oranı
yüzde 5 civarındaymış.
Yani günümüz Türkiye’sinden
yalnızca 2 puan fazla.
Fakat ne zaman zina suç olmaktan çıkmış,
Avrupa’da evlilik dışı doğum oranında patlama yaşanmış.
Mesela;
“Zina”nın hiçbir zaman “suç” olarak görülmediği
*Bulgaristan’da
bugün “evlilik dışı doğum” oranı
yüzde 51.
*Avrupa’da zinayı ilk kez 1927’de serbest bırakan ülke olan Norveç,
bugün %55’lik evlilik dışı doğum oranıyla Bulgaristan’ı geride bırakmış durumda.
*1937’den beri zinanın yalnızca “boşanma nedeni” sayıldığı İsveç'te
bu rakam %54.7.
* 1950'de bu modaya uyan
Polonya’da ise yüzde 20.
* 1951'de, henüz “Çekoslavakya” iken zinayı serbest bırakan iki milletten biri olan
“Çekler”de bu rakam yüzde 36.3.
*Almanya’da ise
1969'dan beri zina suç sayılmıyor,
evlilik dışı doğum oranı ise %32.1
* Romanlarında “zina”yı yücelten
Emile Zola’nın ülkesi Fransa,
1975’den beri zinayı suç saymıyor,
gayri meşru doğum oranı ise yüzde 52.6.
*Önceki gün “Sözde Ermeni Soykırımı”nı tanıyan ve
Eşcinsel evlilikleriyle ünlü Hollanda’da zina 1971’den beri serbest,
“p.ç” oranı ise %51.
*İtalya’da zina 1971’den beri serbest, evlilik dışı doğum oranı %17.7.
İsviçre'de zinanın normalleştiği yıl ise 1989, doğum oranı %17.
Evet!..
Yukarıda verdiğimiz
“tarihler” ve “evlilik dışı doğum oranları” göz önünde bulundurulduğunda;
“Zina özgürlüğü”nün
Avrupa’yı uçurumun kenarına getirdiği net bir şekilde görülüyor.
“Aile kavramı”nın neredeyse ortadan kalktığı Avrupa’da,
çocukların ekserisi kendilerine “babalarıyla ilgili soru sorulması”nı
dahi istemiyor.
Zira “baba” dedikleri kişilerin
“geçek babaları” olup olmadığından emin değiller.
Maalesef son dönemde ülkemizde de benzer durumlara rastlanmıyor değil.
Daha kısa bir süre önce, “bekârlığa veda” adlı “eğlence” süsü verilen rezalette, siyahî bir dansçı ile zina yapan gelin adayının foyası,
Doğurduğu zenci bebek ile ortaya çıkmıştı.
Bu tür ahlaksızlıklar
şimdilik münferit birer örnek teşkil etse de,
rezalet kapımıza dayanmakla kalmayıp, eşikten içeri adımını atmış durumda.
Durulacak zaman değil.
Bu işi biraz daha savsaklarsak,
korkarım ülkemizde kalıcı hasarlar bırakacak.
Özetleyecek olursak;
Özelde aileleri,
Genelde toplumu tehdit eden
“zina özgürlüğü” karşısında
Artık Devletin bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.
Devlet devletliğini yapmalı ki;
“Vatan, namus, bayrak” ve “din” için
seve seve canını vermekten sakınmayan bu aziz milletin mensupları,
Bazı ahlak yoksunları yüzünden yok yere ağır bedeller ödemesinler.
Nokta...
