Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

İslamda Kölelik Varmı?

10 Mart 2021 - 11:46

İslam Köleliği kaldırmamıştır.

Başta Avrupa, Afrika, Asyanın bir kesiminde kölelik hem ticari bir iş, Hemde günümüzün kapitalizm rantçılığıdır.
İslam döğrudan köleliği kaldırsaydı Büyük sosyal patlamalar olur, Toplum sermayesini kaybedip fakirleşir, Daha önemlisi İslama savaş açanlar sonucunda köle olmak olmayan bir savaşa daha yoğun katılım olacak Müslümanlar hepten savunmasız kalacaktı.
Olayı İslamı yargılamaya girmeden O günkü Dünya gerçeğine bakın sonra "İslam Köleliği yasaklamadı" diye şikayet edin.
Kaldıki İslam hiçbir ayet ve hadiste köleliği teşvik etmemiştir.

Efendi ile köle arasında İnsanlık açısından hiçbir farklılık yoktur. Günümüzde Sosyal sınıflarda bir eşitlik görebiliyormusunuz, Hamgimizin patronu işçisinin yediğini yiyor Giydiğini giyiyor, Güç  yetiştiremediği işleri işcine teklif etmiyor.
21yy. daki emek köleliği 6.yy. daki kölelikten çok daha ağır şartlarda yaşanmaktadır.
Kişi on bin kişi çalıştırıyor, Kazancının yarısını kendisine ayırırken diğer yarısını o onbin kişi ile paylaşıyor, İslam bu taksimata sömürü diyor ve Emeği sömürmeyi Kuranı kerim kesinlikle yasaklıyor.

İŞÇİNİN HAKKINI ALNININ TERİ KURUMADAN VER DİYOR.

Peygamber Efendimiz “Kölelerinize yediklerinizden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Onlara kölem demeyin; oğlum veya kızım deyin. Yapamayacağı işi yüklemeyin. Bir iş verince de yardım edin. Allah dilese, sizi onların emri altına verirdi” buyurdu. 
İslamiyet, kölelerin sosyal ve hukuki vaziyetini ilk defa olarak tanzim etmiş; efendilere ciddi mükellefiyetler getirmiştir. Bunun için Hazret-i Ömer, "Köle sahibi olmak, köle olmaktır" buyurur.
Kölelik, kuvvetlinin kuvvetsize hükmetmesinden doğdu. Aristo, köleyi 'ruhlu bir alet, canlı bir metâ' olarak vasıflandırır; bazı insanların yaratılışlarındaki zayıflıktan dolayı belli bir hayat seviyesine ancak kölelik sayesinde erişebileceğini söyler.
Antik Çağ'da bütün cemiyetlerde kölelik yaygın bir müessese idi. Borcunu ödeyemeyen kimse köle yapıldığı gibi, bir insan kendisini veya oğlunu köle olarak satabilirdi. Eski kavimlerde köleler, en ağır işlerde çalıştırılır; kırbaçların altında türlü eziyet ve işkenceler altında en ufak bir haktan, hatta hukuki statüden mahrum bir şekilde ömürlerini geçirirlerdi.

Hristiyanlığın gelişiyle, kölelerin vaziyetinde iyileşme olduysa da, kilise kölelik müessesesini ıslah edici hiçbir teşebbüste bulunmayarak, kölelerin efendilerine mutlak itaatini tavsiye ile iktifa etti. Kitab-ı Mukaddes'deki bazı ifadeler, insanların bir kısmının doğuştan diğerlerine köle olacakları şeklinde tefsir edildi. Bu sebeple Hazret-i Nuh'un torunu Kenan'ın soyundan geldiğine inanılan zenciler köle sayıldı.

Bu yazı 322 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • KÖLENİ HOR GÖRMEYECEKSİN
    7 ay önce
    Efendilerin, kölelerine karşı hak ve mükellefiyetleri din ve ahlak kitaplarındaki müstakil bahislerde etraflı anlatılmıştır. Hazret-i Ömer'in "Köle sahibi olmak; köle olmaktır" dediği meşhurdur. Nitekim, sulh ile fethedilen Kudüs'e girerken, yegâne devesine kölesiyle nöbetleşe bindiği ve şehre girerken deveye binme nöbetinin kölede olduğu, kendisinin ise bu devenin yularını çektiği pek meşhurdur. Tâbiînin büyüklerinden Meymun bin Mihran'ın kölesi bir gün servis yaparken, ayağı sürçtü; yemeği efendisinin üzerine döktü. Efendisinin yüzünün değiştiğini görünce, zekâ ve hikmet sahibi bir köleymiş ki, "Onlar [Cennetlikler], gazaplarını yenerler; insanları affederler, Allah ihsan sahiplerini sever" meâlindeki âyet-i kerimeyi okudu. Meymun "Hiddetimi yendim; seni affettim ve azatladım" buyurdu.