KIYAMETTEN KORKARIZ, İÇİNDE ÖLÜM VAR ZANNEDERİZ
SÖZÜN ASLI "KIYAM ET" KALKMAK, UYANMAK, ANLAMAKTIR.
Kalû Belâ'da Allah ile sözleştik, Cennet karşılığı Kulluk etmeyi kabul ettik.
Dünya hayatı hiçte sandığımız gibi uzun değil, Bir ikindi vakti kadar.
*****************
Nazi'at 46: İnsanlar kıyameti gördükleri gün, sanki dünyada ancak bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
*****************
Araf 172: Rabbin Âdemoğulları’ndan zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki şu sözleşmeye şahit tutmuştu: Ben sizin rabbiniz değil miyim? "Elbette öyle! Tanıklık ederiz" dediler.
Böyle yaptık ki kıyamet gününde, "Bizim bundan haberimiz yoktu" demeyesiniz;
Kalû Belâ'da çıktığımız bu kısa yolculukta Berzah, Kabir, Mahşer safhalarından hızla geçeriz, Hayat sınav olduğu için gerçek zamanlama bize unutturulmuştur.
Mizanda hesabımız görülürken Unutkanlık, Yalan-İnkar asla mümkün değildir.
Yaşadığımız hayatın şahitleri azalarımız olacak, Kiramen katipleri olacak.
Allah cc. bize iki yol gösterir, Biz akil kullar bu yollardan birini cüz-i irademizle tercih ederiz, Allah cc. Tercihimizi yaşamamız için yaratır
******************
Ankebut ﴾19﴿ Peki onlar, Allah’ın yaratmayı nasıl başlattığını, sonra onu ardarda sürdürdüğünü görmezler mi? Kuşkusuz bu, Allah için kolaydır.
Ankebut ﴾20﴿ (Resulüm!) De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın ve Allah’ın ilk yaratılışı nasıl başlatıp devam ettirdiğini görün. Allah, daha sonra ikinci hayatı da işte böyle gerçekleştirecektir; Allah her şeye kādirdir."
Ankebut ﴾21﴿ "O, dilediğine azap eder, dilediğini esirger. Hepiniz dönüp dolaşıp O’na varacaksınız."
Ankebut ﴾22﴿ "Ne yeryüzünde ne de gökte Allah’ı çaresiz bırakabilirsiniz. Allah’ın dışında bir himayeciniz ve yardımcınız da yoktur."
Ankebut ﴾23﴿ Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler, işte bunların rahmetimden ümitleri olamaz ve bunlar için acı bir azap vardır.
******************
“Allah’ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. Sapkınlığın en uç noktası da işte budur.” (Hac suresi, 12. ayet)
“İnsanların başına bir sıkıntı gelince yalnız Rabb’lerine sığınarak ona yalvarırlar; sonra onlara kendi katından bir nimet tattırdığında bakarsın ki bir kısmı kalkıp rablerine ortak koşar.” (Rûm suresi, 33. ayet)
“De ki: (Ey insanlar!) ‘Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin!’” (Furkân suresi, 77. ayet)
“(Rabb’imiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.”(Fâtiha suresi, 5. ayet)
“Rabb’iniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.” (Mü’min suresi, 60. ayet)
*******************
Âl-i İmran 81: Allah'ın peygamberlerden, (peygamberleri vasıtasıyla ümmetlerinden) şu kesin sözü, taahhüdü aldığını insanlara hatırlat:
“- Ben size kitapları ve hikmeti, peygamberliği, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, peygamberinizin sünnetini verdikten sonra, size, ellerinizdeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki bilgileri tasdik eden bir Rasûl geldiğinde, ona, mutlaka inanıp yardım etmelisiniz. Bunu kabul ediyor musunuz? Bu şartlarla, sorumluluk gerektiren emirlerimi, hükümlerimi yerine getireceğinize dair söz veriyor musunuz?” dediğinde:
“- Yerine getireceğimize söz veriyoruz” dediler. Allah da:
“- O halde şâhit olun, ben de sizlerle birlikte şâhit olanlardanım” buyurdu.*
BU KONUDA O KADAR ÇOK FARKLI YORUM VAR Kİ! HEPSİNİ EKSİK GÖRÜYORUM BU NEDENLE KANAATİMİ BİR VİDEOYLA ORTAYA KOYMAK İSTİYORUM VİDEOYU YAPTIĞIMDA BURAYA KOYARIM İNŞAALLAH

YORUMLAR