Biz ortadoğuda oyun kurucu olmadan önce, sadece kitle imha silahları bahanesi ile Irak'ta savaş vardı.
Hamd olsun biz oyun kurucu olup cuma namazını Selahattin Camiinde kılmaya karar vermeden hemen önce;
Arap baharı ilk olarak Tunus'da çıktı!
Başlangıç tarihi 18 Aralık 2010 tarihidir.
Olay Muhammed Buazizi isimli bir seyyar satıcının kendisini yakmasıyla büyümüş ve tüm ülkeyi sarmıştır.
Etkilenen ülkeler;
Tunus
Cezayir
Lübnan
Ürdün
Moritanya
Sudan
Umman
Yemen
Suudi Arabistan
Mısır
Suriye
Cibuti
Fas
Irak
Bahreyn
İran
Libya
Kuveyt
Bahtı Sahra
Acıyı en çok çeken ülkeler;
Yüzlerce insanın öldüğü ve yönetimin ülkeyi terk etmesi ile sonuçlandığı TUNUS,
Devlet başkanı Kaddafi’nin linç edilerek öldürüldüğü, yaklaşık 30.000 Civarı kişinin öldüğü LİBYA,
Günümüzde olayların devam ettiği ve asgari 250.000’den fazla kişinin öldüğü ve ben bu yazıyı sabah 04:00 yazarken hâlâ katliamın devam ettiği SURİYE
Devlet yönetiminin değiştiği, yaklaşık 900 kişinin öldüğü, olaylardan 1 yıl kadar sonra ordunun yönetime el koyarak yönetimin değiştiği MISIR,
Devlet başkanın istifa ettiği, yaklaşık 2000’den fazla kişinin öldüğü
YEMEN.
Ve bu ülkelerin hepsinin ortak yönü, aynı kitabı okuyup müslüman olmasıdır.
Ve hepsinin ortak özelliği ise yorganı nı başına çekip dua etmesidir.
Ve hepsinin tek vicdani rahatlaması ise, sosyal medya mahareti ile, bir lidere küfür edip kendi gazını almasıdır.
Çok eğitimli olanları twetter ile 160 karakter küfür,az eğitimli olanları ise facebook üzerinden uzun ve harf sınırı olmadan rahatlamasını sağlamasıdır.
Tüm bunlar yaşanırken ise uzun sakallı bir denyonun 150 selavata profesyonel "işadamı" edasıyla huri satmasıdır...
Dünyanın cehenneme çevrilmesine göz yuman müslümanların, Allah'tan cennet istemesi 150 salavata'da karı istemesi ne kadar normalse bende bunları yazmakla o kadar normal akıldayım.
Ve biliyorum, yine başıma iş alıyorum.
Yine dinsel gerekçeden noel kutlaması bahanesiyle yüzbinlerce çam ağacını katleden batıya çağdaşlık, Allah'a adanan kurbanı ise bağnazlık gören;
Gezi parkında ki eylemlerini (bir kısmının)haklı gördüğüm,şimdi ise amaçlarının ağaç olmadığını anladığım yarım porsiyonluk sanatçı ve aydınları hiç konuşmuyorum bile!
Nerdesiniz la aydınlar!
Avrupa ağaçları dinsel gerekçelerle katlediyor.
O nasıl bir din ki,doğayı katletsin!
Hangi din ya da hangi kanun olursa olsun vicdansızın eline geçtiyse, 14numaradaki Vicdan'ın insafındadır.
Doğru yolda olana selam olsun!
