Birkaç gün önce Antalya’da yaşanan ve 17 kişinin ölümü 25 kişinin yaralanmasıyla neticelenen otobüs kazası yoğun gündemin arasında kaynadı gitti.Haberlerde birkaç dakika gözüktü, sonra adli dosyalar arasına karıştı bir müddet sonra da olaya karışanlar dışında hatırlanmayacak bile, ta ki yeni bir kazaya kadar.
Bu kaza önlenebilir miydi? Evet, önlenebilirdi. Nasıl önleneceğini bulmak için turist otobüslerinin ve tabii şehirlerarası otobüslerin çalışanlarının çalışma koşullarına bakmak gerekiyor.
Size bu otobüslerin çalışma koşullarını anlatayım. Yaz ayları gelirken yurt dışından turist getiren acenteler önce bu otobüsleri toptan pazarlayan şirketlerle anlaşırlar. Yoğun rekabet koşulları altında çalışan bu otobüs pazarlama şirketleri fiyat kırarak aldıkları bu taşıma işini dönüp tek tek otobüslere pazarlarlar. Otobüs sahipleri de genellikle kendilerinin yanına bir şoför daha alıp çalışmaya başlar. Mecburiyetten kendisinin sigortasını yatıran otobüs sahibi para kazanabilmek için yanında 6 ay gibi çalışan diğer şoförü sigortalamaz. Bu konuda hiçbir denetim yoktur. Bu otobüsler sezonda Antalya ve ilçeleri arasında 24 saat sefer yaparlar. Evet, günde 24 saat ve 6 ay süreyle. Ne zaman mı dinlenirler? Otobüs havaalanına geldiğinde birkaç saat. Onun dışında bir şoför arabayı kullanırken diğeri dinlenir. Bunun dışında 1 gece yatılı tura gidilmişse o gece istirahat edebilirler.
Şehirlerarası otobüs şirketlerinde çalışanların da durumu pek farklı değildir. Birkaç büyük şirket hariç diğerlerinde otobüsler 24 saat aynı personelle seferdedir. Bir çok firma tur adı altında otobüslere 30-35 günlük yol planı verir. O otobüs bu tura genellikle 3 şoför ve 1 muavinle çıkar. Ve o otobüs bu tur boyunca günde en çok 3-4 saat durur. Bunun dışında devamlı yoldadır. Bu turlarda en çok ezilen muavindir. Şoförler sırayla uyurken muavin yolculara su vermek otobüsü temizlemekle görevlidir. İlk anda Şoförler için günde ortalama 8 saat araba kullanmak size iyi gibi gelebilir. Ama bunun 30-35 gün aralıksız devam ettiğini düşünün.
Uçaklarda pilotların günlük uçuş, haftalık uçuş ve aylık uçuş limitleri vardır. Hiçbir pilotun bu limitlerin üstünde uçağı kullanmasına izin verilmez. Ama otobüslerde böyle bir limit yoktur. Sonuç, bir kazada şoför uyuduğu için 17 ölü 25 yaralı.
Çözüm yok mu? Elbette var. Şehirlerarası terminallerde şu anda otobüste o sefer için gerekli şoför sayısı denetleniyor. Yapılması gereken bu şoförlerin sigorta kayıtlarını istemek ve alınan bilgileri SGK’ya bildirmekten geçmektedir. SGK bu bilgileri terminallerde görevlendireceği memurlarla bilgisayara girmeli ve şoförün çalışma limit bilgilerini kontrol etmeli ve güncellemelidir. Böylece hem şoförlerin emeklerinin sömürülmesi önlenir hem SGK prim kaybından kurtulur hem de otobüs şoförleri pilotlar gibi limitli çalışacaklarından trafik kazaları azalır.
İşin sosyolojik yanına gelince. Bu ülkede gereğinden fazla sosyoloji bölümü ve mevzunu var ama ben hiç şoförlerin yaşam koşulları üzerine yapılmış bir araştırma duymadım. Bu kürsülerde birkaç meraklı çıksa sadece bir terminalde 3-5 gün çalışsa en az 500 şoförlük bir anket yapar. Neticesinin olayın çözümüne katkıda bulunacağından eminim.
Gelin küçük sorunların çözümüne fikir üretelim, büyük sorunlar kendiliğinden çözülür.
02.06.2010
M.ŞEVKET ATALAY


YORUMLAR