Bugun...
15 Temmuz şehidi Mustafa Cambaz'ın oğlu yine kitabın ortasından konuşmuş. Varolasın kardeşim!


Misafir Yazar Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com
 
 

Alpaslan Cambaz;

Yazdıklarımdan çok fazla rahatsız olundu, olunuyor. Korkmasınlar, Alpaslan burada kalıcı değil. Onlar beni gömer. :) Kalmaya hiç niyetli olmadım. Bulunduğum yere tahammül etmekle geçti hayatım. Bir gün gösterişsiz bir şekilde ayrılırım aranızdan.

İçimde hep mağarama çekilme isteği taşıyorum, aslında tek kelime etmemek filan istiyorum. Lakin dünya yakamdan, paçamdan yakalıyor illaki. Güzel cümleler çıkıyorsa kalemimizden, bilin ki ona ben bile mani olamıyorum. Çünkü o Allah'tan geliyor. "Söyleyene değil, söyletene bak." deriz ya hani. İnsan, güzelliğine mani olamaz. İnsan, çirkinliğine mani olabilir. Hem kendi, hem de diğer insanlar için gizlemelidir, dizginlemelidir çirkinliğini. Bunu da Nisa Suresi 79. ayetten anlayabiliyoruz mesela: "Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir."

En yakınlarımdan bile sürekli "Yazma artık, çok rahatsız oluyorlar." tarzı uyarılar aldığımda bunları hiç umursamama sebebim budur işte. Beni düşündüklerinden diyorlardı ve tabi aynı zamanda benim gibi düşünemediklerinden diyorlardı. Benimle aynı şeylere kızmadıklarından veya kızmalarını gerektirecek perde açılmadığından...

"Sizi rahatsız etmeye geldim!" cümlesine Ali Şeriati'de denk gelmedim. Bu cümleye yıllar önce kendim ulaştım, uyguladım. Çekinecek hiçbir şeyim yoktu, tek bir ilahım vardı elhamdülillah. Hesabımı yalnız Allah'a vereceğim.

15 Temmuz'dan bu yana çevreye verdiğim rahatsızlıktan ötürü gurur duyarım. Ve eğer, yazmayıp birçok haklı gerekçeyle saklamaya karar verdiğim şeylerden haberleri olsaydı gece, gündüz sabır seviyeme övgüler düzerlerdi. Zannediyorlar ki her karşıma çıkanı hemencecik, hiç düşünmeden yazıveriyorum.

İnsan değişir, dönüşür. İbret isterse ölüm yeter insana. Ben, Ayşe Kantarcı veya başka bir şehit ailesinin bulunduğu frekanstan her şeyin ne kadar tahammül edilemez olduğunu aynı yerden sınanmamış olanlar asla anlayamazlar.

Korkarım bu yıpratıcı farkındalık bizde ömür boyu sürecek artık. Bazıları bir derece hissedebiliyor, sezebiliyor bulunduğumuz frekansı. Allah onlardan razı olsun; dualarıyla, ziyaretleriyle, rüyalarıyla, birbirinden naif mesajlarıyla ve hatta sessizlikleriyle de daima yanımızda oldular. Evet, o sessizlikleri de ayırt edebiliyoruz. Dememiş miydi ki Neşet Baba, "Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez." deyu.

Miraç'tan dönünce bir daha hiç gülmeyen Resulullah bize Miraç'tan idrakı ve ona bağlı olarak hüznü getirmiştir. O yüzden; alkışlama, coşma, şımarma, yaftalama! İstiklal Marşı'ndaki "Korkma!"nın yanına bunları da ekleyip öyle hareket etmezsen Türklüğe/Müslümanlığa yakışmazsın. Bize daima ağırbaşlı olmak, şuurlu bulunmak ve fedakârlık yaraşır.

"Devlet malından bir hırka bile aşıran, savaşta ölse şehit sayılmaz."
- Hadis-i Şerif





YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI