Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

1973 seçimleri öncesiydi.

11 Mayıs 2016 - 06:31


1973 seçimleri öncesiydi.

İşte bir seçim daha gelip çatmıştı ama yine MHP’nin kasası tamtakırdı…

Eller şakaklarda çare aranıyordu… Ve bulundu.

“ Kanlarımızı satacağız.”

Güçleri ancak kanlarına yetiyordu…

Bazen dökerler, bazen de teşkilatlarının ihtiyacı için satarlardı…

Kızılay Kan Merkezleri önünde uzun “Ülkücü Kuyrukları” oluştu…

Şevkle, heyecanla kanlarını verdiler. Makbuzlarını teşkilatlarına getirip teslim ettiler.

14 Ekim 1973 seçimleri öncesi toplanan kan bedelleri bir milyon lirayı aştı.

Bir gün kan verenlerin kuyruğunda “aksakal” bir ihtiyarı sıra beklerken gördüler. Tanıdılar, yanına geldiler.

- Amcacığım,senin burada ne işin var?

- Kan vermeye geldim.

- Ama?...

- Ne aması ben kan veremez miyim?

- Ama amca…

- Ne oldu? Benim oğlum bütün kanını bu dava için döküp şehit olmadı mı?

21 Mart 1970 günü komünistlerce işgal edilen Yüksek Öğretmen Okulu’nda esir edilerek şehit edilen Süleyman Özmen’in babasına sarıldıklarında MHP’nin gelecekteki iktidarının müjdecisi göz yaşları pınarlarından boşalmış, boğazlar düğümlenmişti…

İşte Milliyetçi Hareket Partisi bizim için budur.

Onun için partilerden bir parti değildir.

Böyle yüzlerce, binlerce fedakarlık örneğiyle yazılmıştır Milliyetçi Hareket Partisi tarihi.

Bu parti o yüzden ülkücülerindir. Bizimdir.

Bizim olduğu için, 548 delege, bütün baskılara rağmen partisinin geleceğini belirlemek için imza atmıştır.

Bizim olduğu için, aylardır yollarda, alanlardayız.

Bizim olduğu için, hakkımızı mahkemelerde tescilletmek zorunda kalıyoruz.

Bu partinin temellerinde, kanımız, canımız, emeğimiz, çocuklarımızdan çaldığımız zamanımız, rızkımızdan ayırdığımız paramız var.

Son sözü biz söyleyeceğiz. Son sözü ülkücüler söyleyecek.

Ne dün tehditlere pabuç bıraktık, ne bugün saray destekli entrikalara bırakacağız.

Partimize sahip çıkmak için… Son sözü ülkücülerin söyleyeceğini göstermek için… Hakkımız olanı almak için… Tarihimizin bize yüklediği sorumluluğu yerine getirmek için… Başbuğumuza, şehitlerimize, gazilerimize borcumuzu ödemek için… Bu hareketi hak ettiği yerlere taşımak için…

15 Mayıs günü Ankara’dayız.

Toy bizim, kurultay bizim el ne karışır?

Ali Çolak