SADECE KOSKOCA YILLARIN İÇİNDEN CIMBIZLA BİR KESİT...
... AĞLAMAK YOK,
İSTERSE KAN KUSTURSUN DEMİRLER.
KEMİRSİN BEYNİMİ NEMLİ DUVARLAR,
YETERKİ OLMASIN KORKAKÇA,
ALÇAKÇA YALVARMALAR.
ÖNEMLİ DEĞİL,
KELEPÇE SIMSIKI OTURSUN KOLLARIMA,
İSTERSELER PIRANGA'DA BOYNUMDA.
SES ÇIKARMAM İÇİM İÇİMİ YESİN,
ŞEREFSİZLER GÖRÜPTE BAK AĞLIYOR DEMESİN...
Yunus Meral
.... BAYRAMPAŞADADAN BAŞLAYARAK SAMSUN, SELİMİYE, MALTEPE'DE (12 EYLÜL.) MALTEPE 3 NOLU, PAŞAKAPISI VE ADAPAZARI CEZAEVİNDEYİZ.
HENÜZ 3 SENEDE 5 CEZAEVİ DOLAŞMIŞIZ...
PAŞAKAPISI CEZAEVİNE GİRDİK, ASIK VE PİS SURATLI ASSUBAY FERHATI ALMAYA KALKTILAR Kİ; MÜDAHELE ETTİĞİMDE ASSUBAY "ELLER DUVARA DÖNENİ VURUN DEDİ".
FERHATI VERMEDİK AMA CANIMIZ TEHLİKEYE ATTIK. VERMEDİK!!!
ADAPAZARI...
EVET ADAPAZARINDA RESİMDE GÖRÜLEN HÜCREDEN ÇIKTIK, YÜZBAŞI BENİ BİZİM SİYASİ KOĞUŞUMUZA OKUDU
OĞUZHAN CENGİZ, FERHAT TÜYSÜZ, İHSAN BARUTÇU, TEVFİK AĞANSOY VE RECEP AKYOLU ADLİ MAHKUMLARIN KALDIĞI KOĞUŞLARA VERDİ.
ÖZELLİKLE FERHAT VE OĞUZU SOL'UN AĞIRLIĞI OLAN KOĞUŞA VERDİĞİNİ O AN ÖĞRENDİĞİMDE, "ARKADAŞLARIMIZI ÖLDÜRTMEYEMİ GÖNDERİYORSUN, BİZİM SİYASİ KOĞUŞUMUZ VAR" DİYEREK İSYAN EDİNCE, "SENİ VERDİKYA" DEDİ.
GiİTMİYORUM DEYİNCE, TEKRAR GÖRÜLEN YERE KAPANDIK.
ÜÇ GÜN SONRA HEP BERABER KOĞUŞUMUZA GEÇTİK.
DİĞER ARKADAŞLAR YANDAKİ HÜCREDEYDİLER.
BİRLİĞİMİZLE VE ÜLKÜDAŞLIĞIMIZLA EN ZAYIF ANIMIZDA DAHİ KAHPELERE MEYDAN OKUMUŞUZ...

EVET SADECE BİRLİK RUHU İLE ÖLÜMLERİ ATLATIYORUZ. ...
YA BU GÜNKÜ HALİMİZE BİR BAKIN ALLAH AŞKINA...
SADECE HATIRLATMAK İSTERİM Kİ ÖDENEN BEDELLER ÇOOK BÜYÜK...
İÇİMİZİ KARIŞTIRIP CAMİAMIZI YERLE BİR ETMEYE ÇALIŞAN KİMLİĞİ BOZUKLARA DİKKAT....
VEE...
ARKASINDA 8 CEZAVİ + 10 YIL, YAZILSA CİLTLER YETMEZ..
YUNUS MERAL
ADMİNDEN BİR DİPNOT:
80'li yılların mahkümiyeti
O yılları bilmeyenlere anlatmak, Havanda su dövmeye benzer, Anlamaları mümkün değil.
On yılda 8 cezaevi, Tamamı keyfi, tamamı düşmanca niyetlerle huzursuzluk vermek, intikam almak amacıyla..
Bir ceza evinde önemi çıktın, Kendini sevdirdin Mahkümlara sözünü mü geçiyor, Bir yöneticiye saygıda kusur mu ettin, Bir gardiyana görevini mi hatırlattın,
Sabahın erken saatlerinde mahkemecilerle bilikte kapıaltına davet edilirsin, Ne olduğunu bilmeden.
Bir kenarda bekletilirken Bakarsın eşyaların gelmiş koğuştan, Birçoğu eksik, Borçlar Alacaklar orada kalmış
Koğuşa gidip helâlleşmenin asla imkanı yok, (Alacaklarım helal olsun, Borçlarımı helâl edin inşaallah)
Verilen eşyaların bir çuvalda, Çuvalı verirler sırtına, Bileklerinde zincir acımasızca sıkarken Kapıda bekleyen ring(Kapalı- Ceza evi kamyonu) içinde bulursun kendini.
Neden Niçin Nereye gibi sorularına çoğunlukla cevap bile vermezler.
Bazen günler süren yolculuktan sonra gene bir cezaevi kapısında bulursun kendini.
Yeniden başlarsın, Yeni bir ilde, Yeni bir ceza evinde, yeni mahküm arkadaşlar arasında yaşam mücadelesine.
İzmir Buca'da başlayan serüven, 1 yıl sonra Ankara Merkez cezaevine uzanır, Cezaevi kabul etmez Tekrar geriye Bucaya
Bir ay geçmez Bu sefer İstanbul Paşakapısında bulduk kendimizi, Ailemize yakınlaştık derken 3 ay sonra Doğru Bolu Merkez, 4 ay sonra Tekrar Paşakapısı ceza evi.
Bu sefer fazla tutmazlar 2 Ay sonra Sakarya merkez, 6 ay sonra kendimi Afyon cezaevinde buldum,
Bir yıl sonra Burdur'a gitmemin uygun olacağı söylendi.
3 yıl sonra Cezaevi 2. müdürü hakkında Cum. Savcılığına suç duyurusunda bulunduk, Apar topar Trabzon ceza evinde bulduk kendimizi
2 yılda memleketimizde yattık (aslında yarı açıkta olmamız lazım göndermediler)
Trabzondan Bursa, Bursadan İmralı tam açık ceza evinde 2 yıl yattıktan sonra
Tam mahküm modundayken, adına özgürlük denilen 15 yıl sürecek gözetim cezası
Bunlar ancak bu kadar anlatılabilir, Acılarda unutuluyor, Zamanla değersizleşiyor. İzler ne kadar canlı olsa bile anlatılamıyor
Görmeyene renkleri, Duymayana sesleri anlatabilirmisiniz?
İşte böyle birşey 80'li yılların mahkümiyeti
Abdullah Gözaydın
