Bir algı oluşmuş "Akşener başka partiden geldi" diye.. Hakkında bütün yazılanları okuyup bütün fotoğrafı görebilenler bilirler ki Akşener öğrencilik yıllarından beri Ülkücü idi, siyasete eğilimli idi, teveccüh gördüğü parti DYP iktidar adayı iken MHP'nin parlamentoya girme şansı yoktu ve MHP'den ona bir teklif talep yoktu.
Adaylık için müracaat etse kabul göreceği konusunda kimse yemin edemez. Diğer yanda ise kendisine bir teklif ve talep var. İktidarın en güçlü adayı partiden. Ki ardı "İçişleri Bakanlığı" olarak geldi..
Şimdi biri desin ki "Ben böyle şartlarda dahi, kabul edilmeme ihtimaline rağmen, ve de baraj sebebiyle parlamentoya giremeyeceği belli olduğu halde, MHP'ye başvururdum, DYP'den parlamentoya seçilme garantisini, hatta kabineye girme ihtimalini geri çevirirdim.. Şu sebeplerle.."
Bunu diyemeyenler, dediği halde gerekçeleri ile bizi ikna edemeyecek olanlar boşuna Akşener'e 'dışarıdan gelmiş' muamelesi yapmasınlar..
O Akşener ki, seçildiğinin hemen sonrasında Türkeş'e ulaşıp, "Emrinizdeyim, hemen MHP'ye geçebilirim" teslimiyeti sergilemiştir. Türkeş onu "Bulunduğun yerde daha kıymetli hizmetlerin olur" diyerek geri çevirmiştir, haklı da çıkmıştır..
Onu kınayanlar kendilerini vicdanlarında tartsınlar, kaçı böyle bir durumda, iktidar partisinin sözü geçen bir vekili olmak var iken, hatta bakan olma ihtimali var iken, parlamentoda hiç temsilcisi olmayan bir partinin tek milletvekili olmayı tercih edebilirdi ?!..
AKP'nin kuruluş aşamasında da (Anap benzeri, 4 eğilime açılan) AKP'lilerden teveccüh gördü, davet aldı. Birkaç temastan sonra doku uyuşmazlığını hemen farkedip uzaklaştı.. Bu da basirettir..
Gördüğü teveccüh de, göstermediği teveccüh de övgü hak eder..
MHP'nin tek seçicisi Bahçeli Akşener'e "Bizden aday olsun" diye bir haber uçurmuş mu, bir teklif göndermiş mi de Bahçeli taraftarları Akşener'in MHP dışında siyaset yapmak sebebiyle kınıyorlar ?
NE ZAMAN MHP'YE GİRMEK İÇİN KAPILARI ARALIK GÖRDÜ, O ZAMAN GİRDİ. Girebildikten sonra da hep MHP'li.. Kovulduğu zaman bile teveccüh göreceği başka adreslere göz ucuyla bakmadı. Hep MHP'li..
Ümit Özdağ'ın ideolojik birikimi onda yok.. ( Kimsede yok aslında ) Bu sebeple, önceliği ideolojik kimlik olanların birinci tercihlerinin Özdağ olması çok anlaşılırdır.
Delege olsam benim oyum da Özdağ'ın olurdu.. Onu genel başkan yapamasa da "2. adam" konumunu teslim edebilmek üzere hiç değilse..
Ama gönlüm, Akşener'in genel başkan olduğu, Özdağ'ın gördüğü tevecühün tabii sonucu olarak "2. adam" konumuyla içinde bulunduğu, Koray Aydın ve Sinan Oğan'ın da camiadan gördükleri teveccühün hakettiği konumlarda görev yaptıkları, Müsavat Dervişoğlu, Suat Başaran, Servet Avcı, Ulvi Batu gibi marka isimlerin mutlaka müessir görevler ile içinde bulunduğu, sonrasında arkalarında camiamızdan seçkin bir kalabalık toplayabilen Sait Gönen ve Süleyman Servet Sazak'ın da gördükleri teveccüh sebebiyle etkili konumlarda görevlendirildiği bir yapıyı tercih eder..
Neden ?..
Çünkü böyle bir yapı ile Akşener'in halktan gördüğü teveccüh oya tahvil edilirken asla bir ideolojik kayma, zaaf veya pasiflik söz konusu olmadan, aksine, bir ideolojik canlanma, filizlenme, yeniden sürgün verme süreci ile hareket özüne döner..
İktidar olma, değilse de iktidar ortağı olma, değilse de iktidar adayı olma gücünün potansiyel enerjisini de bu ideolojik canlanma sürecinde "güç kaynağı" olarak değerlendirmiş oluruz..
Ve bir dip not olarak ;
Ümit Özdağ'ın da bu fiili hali gördüğü, sese söze dönüşemese de onun da benimle aynı fikirde, temennide olduğu hissim var..
Onun idealist yapısı bunu vazeder çünkü..
Bir başka dip not;
Ülkücülerin "Ortak akıl" ile yönetilme arzusu, idraki bu seviyeye ulaştıktan sonra biz artık bu savaşın galibi durumundayız. Geriye sürecin tamamlanmasını beklemek kaldı.. Takvimi beklemek kaldı.. Bir kaç gün sonra, bir kaç ay sonra yada hatta bir kaç yıl sonra olsa bile nihai zafer günü, biz bu savaşı kazandık !
Artık emperyalizmi, oyun kurucu ABD'yi, Pentagon'u, CIA'yı, bütün yandaş ve işbirlikçilerini mağlup etmiş durumdayız..
"Ülkücü Ortak Akıl" ile yönetilen bir MHP, sonrasında bir Türkiye, sonrasında TÜRK BİRLİĞİ, zaferi kaçınılmaz yapar..
Artık cihanı Türk'ün yöneteceği ve cihana adalet getireceği günler ufukta görünmüştür !..
Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin !
Ali Baykan
