Ramazan ayı nedeniyle yazdıklarımıza, konuştuklarımıza dikkat ediyoruz. Yoksa Türkiye’de, Artvin’de gerçekten büyük sıkıntılarımız var. Terör Ramazan ayında bile kan döküyorsa, askerlerimiz, öğretmenlerimiz, vatandaşlarımız, çocuklarımız şehit ediliyorsa sorun yok diyecek kalpsiz var mı bilmiyorum?
Batman’da şehit edilen Çorumlu öğretmen Aybüke için Artvin’deki bir öğrenci, teyze, amca göz yaşı dökerse, Kendisinden çok yoksulları düşünüp bir şeyler yapmalıyım diyen iyi yürekli insanlar varsa, yapılan hain proje ve planlara inat, biz kardeşiz, biz biriz diyen dost yürekli insanlar varsa, her şeye rağmen umut var demektir. Henüz “son söz” söylenmemiş demektir. Bu millet, aleyhimize alınacak kararlara henüz mührünü vurmamış demektir…
Yarınlarımızdan endişe duyduğumuz projeler, planlar var. Tuhaf olan durumlar var. Artvin’e gelen her vali, bürokrat, Artvin’de yaşayan halk, STK, Odalar, Artvin dışında yaşayan herkes, otoriterler, siyaset, şehir ve gelecek planlamacıları, Artvin’e 2 projeyi yakıştırır ve büyük bir iştahla anlatırlar.
Hem de altını doldurarak, fotoğraf, slayt, varlık dokümanlarımızın listesi sayılarak. Artvin, Turizm konusunda “ Alternatif Turizminin Alternatifsiz ili” olarak tanımlanır edebi bir sanat kullanılarak!. Eğitim yere göğe sığdırılmaz. Ve organik tarım, organik hayvancılık…
Peki, neden bunlar konuşulur? Çünkü Artvin’in coğrafyası, fiziği, iklimi, yapısı ancak buna izin verebiliyor. Siz burada sanayi kuramazsınız. Futbol sahası yapacak yeriniz yok. Helikopter pistini aradığınız, sarp, dik ve zorlu bir coğrafyada plakası 08 olan, dünyanın çok farklı bir sürü “en”leri olan bir ilde yaşıyoruz.
Bu benim iddiam; Dünyanın en yeşil ilidir Artvin…
Dünya literatürüne “ Artvin Yeşili” girebilecek kadar çok tonda yeşili olan iliz.. Nüfusunun 15 katından fazlası il dışında yaşayıp asırlardır Artvinliliğini kaybetmeyen insanlarıyla ünlüdür Artvin..
Tıpkı apartman gibi, gökdelen gibi sürekli göğe doğru yükselen ve yukarıya doğru büyüyen ildir Artvin. Rakımı mahallelerine göre değişen il..
Türkiye’nin en çok yağış alan ilçesi ve Türkiye’nin en az yağış alan ilçesi var. Hem denizi, hem kara gölleri, hem yaylaları, dağları, dereleri, ormanları ve ilk kez gelenleri korkutan yeni model eski yapım yolları, Akordeonu, tulumu, davul zurnası, kavalı ot yapımı “çibon”u ile uğruna en çok şiir yazılan 2. İldir Artvin. Aşığından muhabbet şerbeti içtiği, eşiğinden dostların geçtiği, dünyanın 80 bin ili içinde ilk 100’e seçtiği çok özel ildir Artvin… Ne yazık ki bunları bilenler o kadar azdır ki!.
Bu kadar çok özellikli İl’e dünyanın her yanından turist akması gerekmez mi? Sıradışı bir il. İlk 100’e girmiş. Doğası, kültürü insanı, tarihi ile ilanı yapılmamış açık hava müzesidir Artvin…
Ama artık dünyanın yapmaktan vazgeçtiği yüksek barajlarla enerji koridoru ilan edilmiş.
Sayıları 325’i geçen maden ruhsatıyla mayın tarlası misali maden tarlası ilan edilmiş!. Derelere merdiven tarzında onlarca HES projeleri! Köyleri, yerleşim alanlarını, mezarları, tarlaları, bahçeleri yararak geçen Yüksek gerilim hatları, Hatalı taşkın koruma projeleri ile suları ömür boyu hapse atılmış Artvin… Şimdi de mermer ve taş ocakları, siyanürlü altın üretme projelerinin uygulanacağı cehennemin adı oldu Artvin...
ABD Büyük elçisinin Yusufeli’nde 2 gece konaklamasının altında Yusufeli’ndeki altın madenlerinin büyük payı olduğunu düşünenlerdenim ben!.. Cerattepe’yi açmıyorum bile. Çünkü birkaç cümle ile anlatmaya kalkışmak meseleyi basitleştirmek olur. Kısa sürede nasıl zarar verdiklerini anlatacağız. Maden işletmeciliği çevreye çok büyük zarar verir. Bu bilimsel kesin sonuçtur.
Yok teknoloji gelişti, doğaya çok az zarar veriyoruz, yok, daha sonra rehabilite ediyoruz, hayat eskiye dönüyor, yok memleket zenginleşiyor, yok milli gelirimiz artıyor, Vallahi yalan, billahi yalan.. Öyle olsa bir vatandaş vergi şampiyonu olur, öyle olsa şirketlerin mal varlığı devletin hazinesini katlamaz.
Cerattepe belediye başkanı Kocatepe’nin dediği gibi Artvin’in beynindeki altın ur!.. Kansere bıçak değdiğinde hastayı kaybetme riskiniz çok yüksektir… Şimdi bu kansere bıçak vurmak için hay huy yapılıyor, Hoyratça çalışılıyor. Artvin’in öleceğini bile bile yapıyorlar, en acısı da bu olsa gerek!..
ARTVİNCE KALIN...
TC Sami Özçelik

