Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

ATATÜRK VE UYGARLIK DEĞİŞİMİ (SON KISIM)

25 Ağustos 2017 - 21:12

Atatürk’ün vurguladığı milli nitelikli bir modernizasyondan Batı’nın taklit edilmesine geçişi ifade eden zihniyet, İnönü devrinin son altı yılına damgasını vurmakla kalmamış, ondan sonraki hemen hemen bütün hükümetlerin yapısına sinmiştir. Bu Batı taklıtçiliğinin vardığı son aşama, son derece yeteneksiz, soyguncu, işbirlikçi bir nitelik taşıyan Türk siyasal elitinin Türk halkının önüne Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarını ortadan kaldırarak, Cumhuriyet’in adı da dahil her şeyini değiştirme riskini içeren bir projeyi Mustafa Kemal Atatürk’ün nihai hedefi olarak Türk halkının önüne koymasıdır…


Bu çerçevede Türk milliyetçilerine düşen görev, sadece basit bir ekonomik kalkınma programını gerçekleştirmek değil, bir uygarlık projesi gerçekleştirecek ufku yakalamaktır. Avrasya’da büyük bir altüst oluşun yaşandığı, küresel yeniden yapılanmanın içinden geçtiğimiz bu yıllarda, Batı’da bazı çevrelerde ileri sürülen medeniyetler çatışmasının engellenmesi ve uygarlıklar arası ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulması önem taşımaktadır. Modernizm ile milli kültürün birleşmesinin ortaya çıkardığı sentezin sadece Türkiye için değil, bütün bir Orta Doğu ve Avrasya için demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, barış, üretkenlik. Ekonomik işbirliği ve uygarlıklar arası barışı sağlamada en uygun zemini yaratacağı şüphesizdir…

Oysa, Batı’nın dayatmasına dayanan bir modernist süreç ne modern bir toplumsal yapının ortaya çıkmasını sağlamaktadır ne de demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, üretkenlik, ekonomik işbirliği ve uygarlıklar arası diyalog ve barışı. Aksine, Batılaşma, geniş kitleler için büyük başarısızlık, kızgınlık, düşmanlık potansiyeli anlamına gelmektedir. ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’nin Orta Doğu’da ortaya çıkaracağı sonuç bu olabilir…

Öte yandan. Uygarlık tasarımlarının başarılı olması, ancak güçlü bir karaktere ve bu karakteri yaşamın her alanına taşıyacak bir zenginliği üretmeye bağlıdır. Fakirliğe dayanarak yükselen bir uygarlık yoktur ve olmayacaktır. Zenginlik üretmek ise akılcı bir toplumsal örgütlenme, hukuk devleti kurallarının yaşamın bütün alanlarına taşınması ve nihayet siyasal ahlaka bağlıdır…

Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ

“Gelecek 1000 Yılda da Buradayız”