Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

BALAT VE Bölüm 5 "dolmuşlar"....

27 Şubat 2018 - 10:07

Kore gazisi Fethi abi, durakta özel bir yeri, herkes tarafından sayılan bir konumunda olurdu. İçimde soru işareti olurdu. Kore gazi olmasından dolayı mı yoksa sert, deli olmasından mı?

Bulunduğumuz semt durağından Taksim, Karaköy ve Eminönüne işi gidenlerin yeri idi eğer dolmuş arabası yoksa el işaretle yoldan geçen taksiyi çevirir, dolmuş bekleyenleri genelde eski amerika arabaları olduğundan dolayı 8/9 binerdi. Hiç taksici ihtiraz etmezdi.

Ben genelde babamla o zaman hal Emlnönüde idi. Severdim hal' e gitmeyi geniş bir mekan olması sabah serinliğinde burnunuza sebze-meyve aroması gelir, hemen büfelere gözüm takılırdı, adını hatırlamadığım tek'li büyük içinde cevizli kurabiyeleri olanlardan isterdim şimdi bile canım çekiyor.

Birde dikkatimi çeken uzaktan parmak işaretleri ile İş yeri sahibi ile babam arasında fiyat anlaşması yapılır mesala el yumruk şeklindese 9 olurdu.

Genelde devamlı aynı kabzımal olduğunda babamın teklifi üç beş kabul edilir, hamalcı başına adı yazılır o da babamın adı değil büyükbabanın ismi yazılır, önceleri nakliye işleri at arabası ile işlem biterdi. Şimdi hatırladım hal' e gitmede iki türlü kahvaltı vardı, 



Biri et haşlama suyu yada küçücük dükkanda ortala 4-5 masası olan yerde sicak süt, kaymak verilirdi. Şimdiki gibi mercimek çorbası veya poça, simitle geçişdirir. Neyse durağın kahyası. Derme çatma baraka şeklindeki tezgahı yeni gelecek olan meyvelere yer ayarlar, a bu arada dünden çürümeye başlayan mevsimi ise domatesleri yanıbaşında bulunan camide (ferruh kethüda) mezarlıklar kısmında dolaşan kaplumbağa yemini verimdim.

Sonraları (çünkü en az 50 sene yaşarlar) Cami'nin yapımından beri var olan bu hayvanlar 1975'den sonra yok oldular. Camı yapım tarihi mimar Sinan kalfalık eseridir. En önemli yeri güney kısmına bakan duvarında güneş saatin var olması. Bu arada caminin tuvalettin içinde küçücük odası iki kardeş yaşartı deli olan ve solak, mazhar ile muhlis hangisi isimlerini unuttum.

Cami içi oyun yerimizdi top oynardık şaka gibi! Birde ihtiyarların yazın gölgesinde serinlediği cami avlusunda dev çınar ağaçı vardı. Sonradan kestiler onu galiba bende kızgınlıkla bir daha gitmedim. Oyun arkadaşlarım yoğurtcu Yaşar'ın kızları, Gani, Halit olurdu. Çocukluğumda hatırladığım şekerci salih abi, kuruyemişçi İhsan ve iki sevimli musevi ihtiyar karı koca sıcak Aşure satardı işte bu yüzden Aşure yı sıcak yerim. nokta

Engin Dino



Erhan Çipa

Kahya Fethi futbol oynadığı yıllardan yedi bela bir adam.Karşısında oynayan bir akrabamız yıllar sonra Bayram ziyaretinde o günleri anlatırken heyecanlanıyordu...Güneri ağabeyin yakın arkadaşı.O dönemin hepsi bıçkın insanlar..