Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

BİR MEHMET’E BÜTÜN PARTİLER FEDA OLSUN!

11 Nisan 2017 - 23:30

Katıldığı Halk Arenası’nda, Amerika’yla ilişkilere ve Suriye politikasındaki yanılgıya değinen CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, hükümete şehit olan askerleri nasıl geri getireceklerini sordu.



Suriye’deki yanlışlığı daha en başında ifade ettiklerinde “Siz bu işleri bilmezsiniz, sizin krediniz yetmez. Biz Amerika’ya güveniyoruz” diyen iktidarın şimdi gelinen süreçte “Suriye’de Amerikalılar bizi yanılttı” sözlerini hatırlatan İrgil, “Başkasının oğluna şehitlik yakıştırıp alkışlamak kolay. Kendi evladınızı düşünün. Bir tane Mehmet, El Bab’da şehit olan bir tane Mehmet geri dönecekse Cumhuriyet Halk Partisi de kapansın, MHP de kapansın, AKP de kapansın. Çünkü biz AKP’yi MHP’yi CHP’yi kurarız ama hadi bakalım bir tane Mehmet’i getir geriye!” diye konuştu.

 

ALGI OPERASYONU YAPILIYOR

 

İrgil; parlamenter sistemden başkanlığa geçilmesi için yapılmak istenen anayasa değişikliğinin de bir Amerikan projesi olduğunu ve iktidarın yine yanılacağını, CIA şefi Pol Henze’nin Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporu üzerinden anlattı.

İrgil, raporda Henze’nin Türkiye’deki mevcut parlamenter sisteminin Amerika’nın işine gelmediğini açıkça yazdığını, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının denetim mekanizmasını çok sıkı tutmalarından şikayet ettiğini ifade etti. İrgil söz konusu raporda; “Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis, Meclis’i ikna ettiğimizde ordu, orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor. Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan Başkanlık rejimine geçilmelidir. Bir kişiyi ikna etmek birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse –yani bizim dediğimizi yapmazsa- bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmayacaktır” diye yazdığını belirterek şöyle devam etti:

“İşte bizlerin söylediği budur; bu ülke üzerinde gözü olan, bu ülke üzerinde oyun oynayan emperyalistler geldikleri gibi gideceklerdir. Özü budur.”

 

ÇOK KONUŞMAKTAN NE DEDİKLERİNİN FARKINDA DEĞİLLER

 

CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, katıldığı Halk Arenası’nda Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a “Her gün o kadar çok konuşma yapıyorlar ki, artık ne dediklerinin farkında değiller” diye çıkıştı.

Diyarbakır’daki konuşmasında Cumhurbaşkanı’nın “Bizzat ben belediye başkanlığı elinden zorla alınmış, hapse düşmüş biriyim” dediğini hatırlatan İrgil, “Diyarbakır’da, seçilmiş belediye başkanı zorla hapse atılmış bir şehirde söyledi bunu. Millet de öylece baktı ona” dedi. 84 belediye başkanı ile 200 bin kişinin cezaevinde olduğunu belirten İrgil şöyle devam etti:

“Yer kalmadı cezaevlerinde. Sayın Cumhurbaşkanı farkında değil, eminim en yakınları bile söyleyemez, onun için ben buradan söylüyorum: Sayın Cumhurbaşkanı siz artık hapse atılmış biri değilsiniz, siz hapse atan birisiniz.”

 

BAŞBAKAN SİSTEMİ BİLMİYOR

 

Başbakan’ın ise Niğde’deki konuşmasında Güney Kore’yi örnek aldıklarını, yönetimin ne kadar başarılı olduğunu söylemesini hatırlatan İrgil, “Üç gün sonra Güney Kore devlet başkanı yolsuzluktan tutuklandı. Üstelik Başbakan sistemi de bilmiyor, orada mahkeme başkanı tutuklayabiliyor, getirmek istedikleri sistemde bu mümkün değil” diye konuştu.

EKSİK BİLGİYLE TOPLUMUN YANLIŞ TEŞHİS KOYMASINA NEDEN OLUYORLAR

 

MİLLİ İRADEYE EKSİK BİLGİ VERİRSEN DOĞRU TEŞHİSİ KOYAMAZ!

 

 

CHP’li hekim milletvekilinden referandum sürecine tıbbi yaklaşım: Doktora bütün şikayetlerinizi anlatmazsanız, yanlış veya eksik bilgi verirseniz doğru teşhis koyamaz. Milli irade ancak koşullar eşitse, herkes fikrini ifade ederse, basın özgürse milli irade olur. Yanlış teşhis yanlış tedavidir.

 

CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, referandum sürecinin eşit şartlarda yürümediğini anlattığı Halk Arenası’nda konuyu tıbbi yönden ele aldı. İrgil, milli iradenin doğru kararı vermesi için anayasa değişikliğinin eksik ve yanlış anlatılmaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Siz doktora gittiğinizde bütün şikayetlerinizi anlatmazsanız, bazı evraklarınızı, belgelerinizi, tahlillerinizi, tetkiklerinizi eksik götürürseniz o doktor doğru teşhis koyabilir mi? Hayır! Şimdi 250 televizyonun 243’ünden yalan, eksik ya da yanlış bilgiyle topluma başka bir şey anlatıyorlar. İşte 2010 referandumu; ‘Hiç merak etmeyin bundan sonra darbelerin önüne geçeceğiz, darbeler bitecek’ dedi, ne oldu, bizzat darbeye yol açtı. 250 insan öldü, evet verenler pişman oldu. Çünkü toplumun yanlış teşhis koymasına yol açtı, sonucu da bu oldu. Yanlış teşhis, yanlış tedavidir. O yüzden milli irade ancak koşulların eşit olduğu, basının özgür olduğu, herkesin fikrini ifade ettiği yerlerde milli irade olur.”

 

SON 7 YILI HATIRLAYIN!

 

İrgil, halkın son 7 yılda olanları hatırlamasını ve doğru tahlil etmesinin de önemine değinerek, Ergenekon ve Balyoz için kumpas diyen muhalefeti yalan söylemekle itham eden iktidarın gelinen süreçte 2010 referandumundaki gibi ‘Biz yanılmışız’ dediğini hatırlattı. CHP’li milletvekili şöyle devam etti:

“Açılım sürecinde, gelin bu meseleyi Meclis’te çözelim, dedik. Siz bilmezsiniz bu işleri, sizin kredinize ihtiyacımız yok, dediler. Sonuç; bizi yanıltmışlar, dediler. Suriye’ye girmeyin, dedik. Mustafa Kemal’in bize bıraktığı bir miras var; yurtta sulh cihanda sulh, dedik. Tamam, biz insani desteğimizi sürdürmeliyiz ama belli bir kontrol olsun, dedik. Ne dediler; hiçbir şey olmaz Amerika’ya güveniyoruz. Ne oldu; ya pardon Amerikalılar bizi yolda bıraktı! Ben şimdi soruyorum; ya yine biz haklıysak? Halkımız bunu iyi değerlendirmeli.”

 

DİK DURUN EĞRİ BELASINI BULUR!

 

Öte yandan İrgil, anayasa değişikliğine hayır oyu vereceklere de Şili örneğini gösterdi ve baskılara karşı her zaman doğrunun kazandığını hatırlattı:

“Şili referandumunda 24 saat boyunca televizyon yayınının sadece 15 dakikasını muhalefete verdiler. Ama kaybetti Pinochet. Çünkü hayır diyenlerin inancı vardı, hayır diyenlerin azmi vardı, hayır diyenlerin parası yoktu, bütün devlet güçleri, imkanları evetçilerin elindeydi. Ama Pinochet kaybetti. Bütün zalimler, bütün yanlışlar kaybetmeye mahkumdur, doğrular önünde sonunda kazanır. Siz yeter ki dik durun, eğri belasını bulur!”