Bugün hiç kimse ülkemizde kutuplaşma yok diyemez.
Türkiye maalesef iki kutuba ayrılmış durumda ve bu kutuplaşma giderek daha da büyümekte.
İktidar, Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi denilen Cumhurbaşkanına tek adam yetkisini veren yeni sistemde ısrar ediyor, muhalefet ise güçlerin paylaşıldığı demokratik bir parlementer sistem istiyor.
İktidar muhalefetin hiçbir önerisini kabul etmiyor, muhalefeti görmemezlikten geliyor.
Kısacası ben devletim istediğimi yaparım diyor.
Muhalefet ise iktidarın şeffaf olmadığını, ülke kaynaklarını yandaşlarına aktardığı, fonlarda toplanan paraların nerede kullanıldığını soruyor.
Ana muhalefet CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl,
" Özelleştirmelerden gelen 372 milyar lira, İşsizlik Fonu'nda toplanan 48 milyar 719 milyon lira, deprem vergilerinden toplanan 72 milyar 82 milyon liranın, iktidar eliyle kaybedildiği iddia ediyor.
İktidar ve muhalefet arasındaki bu güvensizlik ve kutuplaşma hem iktidarı destekleyen vatandaşları hem de muhalefeti destekleyen vatandaşları olumsuz etkiledi, etkilemeye de devam ediyor.
Salgın nedeni ile ülkemizde pekçok kişinin işini kaybettiği mağdur olduğu bu günlerde ilk bağış hareketi iktidara güvenmeyen muhalefetin elindeki 11 Büyükşehir Belediyesinden geldi ve kendi bağış kampanyalarını başlattılar.
İktidar " Devlet içinde devlet olmaz" diyerek anında bu kampanyaları engelledi. Bankalardaki bağışları bloke etti ve ardından hemen kendi bağış kampanyasını ilan etti.
" Biz Bize Yeteriz Türkiyem " dedi.
Dedi demesine de maalesef bu mesaj sadece kendi taraftarlarına gitti, tüm topluma ulaşmadı. Muhalefet taraftarları bu bağış kampanyasına destek vermekte pek gönüllü görünmüyorlar.
ÇÖZÜM UZLAŞMAK
İktidar kutuplaştırma siyasetine hiç değilse bu zor günlerde ara verebilirdi ama vermedi!
" Amaç ülkemizin mefaatine ise gerisi teferruattır!" denebilirdi ama denmedi!
Cumhurbaşkanı tüm partileri, belediyeleri, sosyal kuruluşları toplayarak, yerelden merkeze doğru bir kampanya dalgası oluşturabilir ve bu kampanyalar tek bir merkezden kontrol edilerek koordineli olarak yürütülebilir ve hemen ihtiyac sahibi milyonlarca mağdura yardımlar ulaştırabilirdi. AMA OLMADI!
Toplumsal birlik ve beraber yerine gene siyaset tercih edildi.
MAALESEF GENE UZLAŞILAMADI!
Biz bize yeter miyiz dersiniz?
MUSTAFA YOKER
