Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

BU SON OLSUN

08 Haziran 2015 - 07:08


 

 

Ağır bir özeleştiriye hazırlanmıştım;

 

Kararım kesin; kendimi asla kayırmayacaktım...

 

8 Haziran sabahı çok farklı biri olarak karşınıza gelecektim.

 

Bir bakıma sürpriz yapacaktım.

 

İzleyenlerim için dokunaklı bir veda mektubu hazırlamıştım.

 

Paylaşacağım son yazım o mektup olacaktı:

 

Yıllardır fena halde yanılmışım, çok hatalı değerlendirmeler yaptım, çok çok özür dilerim diyerek söze giriyordum...

 

Çünkü yanıldığımı görseydim,bu kadar emeğimin bir işe yaramadığı hissine kapılacaktım...

 

Ne yapayım, hala emeğin en yüce değer olduğuna inananlardanım!

 

Dile kolay 8 yıl, her hafta bir kaç sayfa yazı ile kafanızı şişirmişim!

 

Bu nedenle üzüntümü ifade edebilmek için çok özel sözcükler aradım.

 

Öyle ya mademki size bir şey anlatamadım, sorun bendedir.

 

Yersiz kuşkularımla sizleri de boş yere rahatsız ettim.

 

Bu nedenlerle affınızı rica ediyorum diyerek, bu işten de emekliliğimi istiyecektim...

 

Kıdem-ihbar tazminatı istemeden tabi...

 

***

 

Olmadı işte!..

 

İlk defa fena halde yanıldığımı kabul ediyorum!

 

Olaylar hazırlandığım gibi gelişmedi.

 

Yani bugün de özür dileyemiyorum sizden...

 

Bu defa da haklı çıktığımı görünce inanın çok sarsıldım...

 

Gecenin karanlığında Ulu Önderimizin koltuğunda oturan gafili, “başarı”da payı olanlara teşekkür ederken izledim utandım. Yer açılsaydı da yerin dibine girebilseydim!..

 

Bu adam gerçekten kafayı yemiş...

 

Haluk hoca gibi bilim adamını bile zavallı bir baykuşa çevirmişler!

 

Hocayı gecenin karanlığında mayınların üzerine sürecek kadar gözlerini karartmış bu ekip!

 

Kör kütük sarhoş gibiler...

 

Siyasi ihtiras galiba böyle bir şey...

 

İnandırıcı olacağını sanıyorlar; en ağır yenilgiyi “zafer” olarak anlatmayı profesöre vermişler!..

 

Hayret ki ne hayret!

 

Bir koltuk için bu rezilliğe değer mi?

 

Oysa gerçeği görmek için kimseyi dinlemeye gerek yok, “Dersim”e ve Türkiye geneline bakmak yeterli!..

 

Özür dileyip, başınızı öne eğerek eve gitmek sizin için en iyisiydi!...

 

***

 

Y-CHP Genel Merkezi'ne göre her şey yolunda gidiyormuş!..

 

Hiçbir sorun yokmuş...

 

Bizi bu yalana inandırmaya çalışıyorlar.

 

Belli ki görevleri böyle konuşmayı gerektiriyor...

 

Bildiğiniz gibi edebiyatçı değilim.

 

Bu yüzden meramımı anlatmakta yetersiz kalabilirim!

 

Ama görme kusurum yoktur!

 

Ben gördüğümü söylüyorum.

 

Her zaman neden-sonuç ilişkisi içerisinde olguları değerlendirdim.

 

Tümevarım ve tümdengelim yöntemi ile elde ettiğim sonuçların hiç birini kendim için saklamadım.

 

Tümünü sizlerle paylaştım...

 

Ortaya çıkan tablo şudur:

 

Atatürk'ün partisi ismi ile bile yüzde 25'i alırdı zaten...

 

Yıllardır bir gerçeğin altını çizmeye çalışıyorum.

 

8 yılda 1650 sayfaya yakın siyasi-hukuki değerlendirme yazısı yazdım.

 

Bir kez olsun, yanıldığımı ispatlayan çıkmadı!..

 

Oysa, ağız dolusu özür dilemek için yanılmış olmayı çok isterdim...

 

Nasıp olmuyor!..

 

Dilerseniz son noktayı koyup bitirelim.

 

Dersimli Kemal, bu sonuçlardan memnundur!?

 

Koalisyon ortağı olarak iktidara gelmesi gündemdedir.

 

AKP'nin iktidarını sürdürmesinden söz etmeyeceğiz...

 

Bu haftaki uyarıma geçiyorum:

 

Takip edenler bilir, onu zaten 4 gün önceden yapmıştım...

 

Bu nedenle sadece bağlantısını vereceğim.

 

Bi zahmet oradan okuyun...

 

 

http://chp-muhalefethareketi.biz.tr/2015/06/korkacak-bir-sey-yok-2/

 

 

Av. Cemil Can