Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

DÜNYA ANADOLU'NUN ETRAFINDA MI DÖNÜYOR?

26 Nisan 2016 - 05:02


Son yıllarda Anadolu nun her yanında ki devletlerde bir hareketliliktir gidiyor. Bu gösteriler yapılan eylemler , Ülkelerdeki karışıklıklar nedir. Nedendir. Kimler niçin bu şekilde hareket etmektedir. Bu olayların sonu nereye varacaktır.

 

Ayrıca genelde islam coğrafyası üzerinde olan bu hareketliliğin biraz da doğu bloku ülkelerinden ayrılan devletlerde olması ve en son olarak Brezilya da da yaşanmaya başlamış olması insanlığa yeni bir buhran mı, yeni bir gelecek mi hazırlamaktadır. Bu bilmediklerimiz yeni doğum ların habercisi sancısı mıdır. İnsanlık ilkel devirlerden, sanayi devrimine, oralardan da hızla yol alıp günümüzde iletişim devrine girmiştir.

 

 

Günümüzde iletişim her şeydir. İnsanlar artık her kesi takip ediyor. Her kes canlı yayın yapıp her şeyi Dünya nın başka bir ucuna görsel yayın yapabiliyor. İnsanlar ın çoğu artık kendi köşelerinden çok fazla insana ulaşmakta sıkıntı çekmiyor. Müthiş bir hızda bilgi paylaşımı gerçekleşiyor. Fakat bu bilgilerin doğruluğunu, yanlışlığını belirleyen bir otorite nin varlığından henüz bahsetmek zor gözüküyor. Görsel ve yazılı basın bile delikanlı çocukların internet üzerinden kurduğu iletişim hızı nın çok gerisinde işlerine devam ediyorlar. Bu hızda bilgi paylaşımı dünya ölceğinde artık kimseyi kandırmanın bundan böyle mümkün olmayacağı nın da göstergesidir.

 

 

Konumuza dönecek olursak son otuz yılda Dünya çok hızlı bir değişimden geçmektedir. Seksen yedi sonrası doğu bloku Rusya nın devletlere ayrılması, Almanya nın birleşmesi ile başlayan süreç , Avrupa birliği devletleri nin tek devlete dönüşmesi ile devam ediyorken, Ortadoğu da Irak, üç parcaya bölünüyor, Suriye iç savaşın eşiğinde, İran büyük baskı altında, Fas, Cezayir, Libya da halkın sokaklara çıkmasıyla değişen eski yönetimler, Mısırda değişen yönetimin halk oyu amış bile olsada askerlerce darbe yapılıp gönderilmesi, Ukrayna da turuncu devrim, Gürcistan da turuncu devrime Rusya nın müdahalesi, Çin, Rusya, İran, Kazakistan ve diğer devletlerin yeni ittifaklara gitmesi sürecinde oyunlar devam ediyor. Türkiye de ise son günlerde sokaklara taşan eylemler gelecekte ne getirip götüreceği ise çok belirsiz.

 

 

Her ramazan ayında Dünya üzerinde bir müslüman ülkedeki kargaşa ile müslümanların katledilmesine şahit olmaktayız. Çin in yaptığı müslüman katliamı, Avrupanın göbeğinde binlerce Bosnalı müslüman ın kıyımı, Afrika daki kabile karışıklıkları son yıllarda yaşadığımız acı olaylardan sadece birkaçı.

Belki avrupa bu ve daha ağır olayları birinci ve ikinci dünya savaşında yaşadı ve bu konuları aştı der gibisiniz. Ama hiç de öyle değil. Birinci dünya savaşında Osmanlı devletinden otuzun üzerinde devlet ortaya çıkardılar. Yani en acı savaş ı bize yaşattılar. Belki ikinci dünya savaşına katılmadık ama katılmaktan beter edildiğimiz yıllardır ortada. Üstelik kendi başımıza verdiğimiz kurtuluş savaşı da ortada iken.

 

 

Dünya üzerinde büyük bir paylaşım kavgası yaşanmaktadır. Güç dengeleri ortak hareket edip Dünya ya bir heykeltıraş gibi şekil vermek için mücadele ediyorlar. ABD ve AB partner olarak çalışmaktadır. Ortadoğu da İsrail en güçlü ayaklarıdır. Türkiye İsrail in hem koruyucusu hemde alternatifi olarak isletmede hep bekletilmektedir. Rusya,Çin, İran, Kazakistan henüz bu ABD,AB gücünün karşısında denge unsuru olacak bir durumda değildir. Afrika nın rengi gibi bahtı da kara bırakılmış olup Ne olacaksa müslümanlardan ve Türklerin toplu taraf olmasından olacaktır. Ya da Allah a yalvarıp süper güç bir devlet in müslümanlaşmasını bekleyeceğiz.

 

 

Ortadoğumuza dönecek olursak şekil vermenin kolay olduğu bir coğrafyada kimin eli kimin cebinde belli değildir. Petrol ün ve Enerji kaynakları nın bol olduğu bu bölge hep batı nın kontrolunde kalmaya mahkum olmuştur.

Dünya ya yön veren yaklaşık İkiyüzbin kişilik kaymak üstü zengin tabaka aslında ne isterse o olmaya mecbur bırakılmaktadır. Bu Aile nin Dünya Para , Banka, Altın ve tüm kıymetli değerleri kontrolleri altına almış olması , Devletleri bile kendilerine mahkum bırakmış olmaları sayesinde istedikleri yerde savaş, karışıklık çıkarabiliyor olmaları insanlık adına çok büyük bir sınav ve ayıptır. Bu güç kendi ikballeri için insanlığı sadece bir tüketim maddesi gibi görmektedir. Bu güç ABD, AB, RUSYA yı da aslında yönetmektedir.

 

 

Geleceğin Dünya sında Türkiye ve Türklerle müslümanların bir araya gelmesi bu güçlerin en büyük korkularıdır. Güç dengelerini değiştirecek bu buluşma onların çıkarı için Hiçbir zaman gerçekleşmemelidir. Günümüz Dünya düzeninde bile ortadoğuda iktidar olmak için ABD den icazet almak sıradan olmuştur.

 

Türk cumhuriyetleri için ise Rusya aynı rolü üstlenmektedir. Türk dünyasi ve Ortadoğu nun birleştirilmemesi hatta devamlı karıştırılıp parçalanması işlerine gelmektedir.

 

Türkiye ,İran, Mısır bu birliği başlatacak Devletlerden oldukları için devamlı kaşınıp karıştırılacaktır. Bu ülke insanları içine nifak tohumları her yirmi, otuz yılda atılıp başlarını kaldırmayacaklardır. Ülkelerin içinde siyasi düşünce zıtlıkları ekilecek, kardeş kardeş e düşüncesinden dolayı düşman edilip huzur bozulacaktır. Irk, Dil, Mezhep ve Siyasi çatışmalar arada bir Terör le desteklenip ortadoğu da hakimiyet yaşayan halklarda değil dışardan olup sömürü düzeni devam edecektir. Bu olaylar da siyasi idollerle kaşınıp büyük resim görülemeyecek ve bizlerde efendilerimize hizmet etmeye devam edip gideceğizdir.

 

 

Bu oyunların bozulması mümkündür. Önce kendi ülkemizdeki kardeşlerimizi dinlemeliyiz. Kimseyi öteki görmemeliyiz. Yasal düzenlemelerimizi gerçekleştirmeliyiz. Ülke içinde siyasi kamplara ayrılmamalıyız. Hiçbir parti nin menfaati için kardeşlerimizle kötü olup ayrışmamalıyız. Devlet yönetimleri ne işin ehli insanları getirip eşit muamele yapmalarını sağlamalıyız. Müteşebbislerimizi destekleyip Dünya önderliğinde şirketler çıkarmalıyız. Türk dünyası ,Ortadogu, Kuzey Afrika, Batı Asya, Balkanlar , Arap yarımadası nı kapsayan bir coğrafyada yeni ittifak, birlik veya birleşik Devletlerin temellerini atmalıyız. Yani ABD, AB ne yapıyorsa daha fazlasını yapmak için mücadele etmeliyiz.

 

Bırakın ayrışmayı, bölünmeyi, Birleşmek, bütünleşmek için yeni krterler oluşturup hızla yol almalıyız. Şayet birleşemez isek un ufak olup birileri nin değirmeninde öğütüleceğimizi unutmayalım.

 

Harun Özdemir

Tarih: 26-04-2016 12:12:00Güncelleme: 26-04-2016 12:12:00