Efendim Türkiye kuşatılıyormuş, Gürcistan sınırına, Bulgaristan sınırına, Suriye sınırına, Irak sınırına ABD askerleri sevkediliyormuş, Türkiye'nin etrafına Türkiye'nin elinde olmayan ağır silahlar konuşlandırılıyormuş, batık Yunanistan 5 tane adamızı işgal etmiş binlerce asker konuşlandırıyormuş...
Yani ne oluyormuş?
Erbakan Hocamız'ın 15 yıl önce söylediği "Bu ülkeyi Irak'ın, Filistin'in sokaklarına çevirecekler. Anadolu'da Türkiye diye bir devlet istemiyorlar, Doğu Anadolu'yu Ermenilere, Pontus'u Rumlara, Ege'yi Yunan'a, Güneydoğu'yu İsrail'e verecekler ve manevi işgali maddi işgal ile bitirecekler" sözü gerçekleşiyormuş.
Peki bütün bunları 15 yıl öncesinden ALLAH ﷻ vergisi bir ferasetle bilen Erbakan Hocamız Türkiye'nin işgaline giden yolun sebebi olarak hangi cümleleri kurmuş?
Bakın ne demiş Erbakan Hoca: "Ey millet! Siyonizm akp'yi bu ülkeyi bölmek ve işgal etmek için kurdu. Sen bunları desteklersen dövecek diz dahi bulamazsın. Kendine acı, dünyayı ahirete tercih etme. Oh olsun diyemem çünkü ben yeni bir dünya'yı seninle kuracağım. Çanakkale'de kapıdan kovduk akp ile bacadan geldiler. Peşinden gittiğiniz adamlar İsrail baltasının sapıdır, sevr baltasının sapıdır. Akp'ye oy vererek harakiri yapma. Ey millet! Bak gelen bulutlara bakıp tehlikeyi görüp sizi uyarıyorum, bu vazifeyi ALLAH ﷻ için yapıyorum. Yapmayın, bunlara destek vermeyin. Bunların namazına, orucuna, hanımlarının kapalı olmasına kanmayın..."
Peki aynı Erbakan Hocamız bunları söylerken, çözüm olarak nereyi göstermiş?
Bakın ne demiş Erbakan Hoca: Ey milletim! Bu kapıya geleceksin, başka çaresi yok. Çünkü hakkın yolu tektir, kurtuluş kapısı tektir, o yolu ve kapıyı Saadet Partisi tutmuştur. Ben istiyorum ki, kafanı, gözünü yarmadan gel. Ben bunun için feryat ediyorum..."
Peki bu millet Erbakan Hocamız'ın feryadını şimdi anladı mı?
Elbette hayır. Önümüzde 2019 seçimleri var ve bu millet yine akp'nin peşine takılacak. Yani son şansını da böylece kaybedecek. Tabi bu bizim tahminimiz. Erbakan Hocamız'ın dediği kafa ve göz yarma dönemi yaklaşıyor. Bakalım o dönem geldiğinde alay ettikleri, küçümsedikleri Saadet Partisi'nden başka kendilerine sahip çıkan olacak mı?
Peki Milli Görüşçüler olarak biz ne yapacağız?
Her türlü karalama ve operasyonlara karşı bu milleti uyarmaya, aklı selime davet etmeye, Erbakan Hocamız'ın feryadı gibi feryat etmeye, güzel sözler ile, tatlı diller ile ALLAH ﷻ rızası için uyarmaya devam edeceğiz. Ve karşımızda Siyonizm'in verdiği narkoz sonucu yol-köprü zekalı, portakal keserek Hollanda'ya misilleme yapma zekalı, dizi ile Osmanlı'nın kurulduğuna inanma zekalı... bir kitle olduğunu unutmayacağız. Ve RABBİMİZ'e ayaklarımızı bu davada sabit kılması için durmadan dua edeceğiz.
Msalih Dayi
